Ayasofya Konaklarıda RANT'a kurban edildi
Ayasofya Konakları Turing kurumundan alındı, Turizm sektörüyle ciddi ilgisi olmadığı iddia edilen bir şirkete ON YILLIĞINA KİRA KARŞILIĞI devredildi.
Merhum Çelik Gülersoy tarafından bütük emeklerle restore edilen, İçeriğinin çoğunluğu orijinal Osmanlı dönemi eşyaları ile donatılarak turizme açılan konaklama tesisleri, Osmanlı misafirperliğini en canlı şekilde yaşattığı için Dünya gündeminden yıllarca düşmeyen Ayasofya konaklarındaki envanter, Eşyaları koyacak yeri olmayan Turing kurumu tarafından satışa çıkarıldı
Binlerce Kitap, Otantik oda eşyası, salon süsleri, tablolar, Mutfak malzemeleri, Halılar 31 Ocak 2015 günü saat 14:00'de Soğukçeşme sokak Yeşilevde düzenlenecek açık arttırma ile satılarak Muhteşem Ayasofya konaklarının tarihi hizmeti son bulacak...
Merhum Çelik Gülersoy yaşasaydı bu gün mutlaka kahrından ölürdü...!
Tarihi Sur içinin en nadide orjinal Osmanlı dönemini yansıtan, Rant kaygısı olmadan kaliteli hizmet üreten Osmanlı Konakları artık yok, Yerini alacak şirketin nasıl bir yönetim ortaya koyacağını önceki örneklerinden biliyoruz, Mutlaka mimari yapıya müdahaleler olacak, Sokak tarihi kimliğini kaybedecek diye endişelerimiz var.
31 Ocak 2015 günü satışa sunulacak envanter listesi için tıklanıyız
http://www.eskidji.com/GeneralCatalogue.aspx?AuctionID=2360
Daha Önce yapılan müzayede Haberi "Cumhuriyet"
Yeşil Ev boşaltıldı
Türkiye’de “tarihi tipte otel” dönemini başlatan Sultanahmet’teki Yeşil Ev’deki tarihi değere sahip eserler Turing tarafından satıldı.
Konuyla ilgili bilgi aldığımız Turing Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Bülent Katkak, Yeşil Ev içindeki eşyaların, tesisin işletme ihalesini 2012 yılında kazanan AAG Gayrimenkul AŞ istemediği için satışa çıkarıldığını söyledi. AAG Gayrimenkul AŞ’de, AKP’ye yakın olduğu iddia edilen Recep Ercan Keskin’in ortaklığı bulunuyor.
Tesisin teslimi henüz yapılmazken işletmeyi alan firmanın yapıda nasıl bir düzenleme yapacağı ise bilinmiyor. Yeşil Ev, İstanbul üzerine kitapları ve eski yapıların onarılıp yeniden işlerlik kazandırmasıyla bilinen Çelik Gülersoy’un Türkiye’ye kazandırdığı eserler arasındaydı.
Açık artırmada Yeşil Ev’deki eşyalardan “satılmayan bir şey kalmadı”.Açık artırmayı düzenleyen Eskidji’den aldığımız bilgiye göre, 22-23 Kasım’da yapılan açık artırmada toplamda 400 bin liranın üzerinde satış yapıldı. Yatak, komidinler, makyaj aynası, şifonyerden oluşan “Paşa Odası” açılış fiyatı olan 25 bin TL’ye satıldı. Aynısının TBMM’de asılı olduğu “23 Nisan Anısına Hediye Halı” 2 bin 500 liraya satışa çıkarıldı ve 12 bin liraya alıcı buldu. Açık artırmada bir gravür de 2 bin 800 liradan satışa çıkarılıp 11 bin liraya satıldı.
26 Ekim’deki bir başka açık artırmada da Turing’in envaterindeki, Halil Paşa’nın “Sultan Abdülmecid” tablosu 1 milyon 650 bin TL’ye satılmıştı. Aynı açık artırmada 279 gravür ve 1 endam aynası toplamda 2 milyon 300 bin lira bedelle satılmıştı.
Yaklaşık sekiz yıl kayyım yönetiminde kalan kurumda, bu yılbaşı itibarıyla zarar ettiği gerekçesiyle yayın işletmesi de kapatılmıştı. Yayın işletmesi İstanbul üzerine birçok kitabın basımını gerçekleştirmişti. Şu anda AKP’den Beyoğlu Belediyesi meclis üyesi olan Bülent Batkak, Turing’in Nisan 2012’deki olağan genel kurulunda göreve gelmişti.
Turing’de 22 Eylül 2012’de olağanüstü genel kurul toplanmış ve tüzük değişikliğine gidilmişti. Tüzük değişikliğiyle kurum varlıklarının elden çıkarılması kararı alınmış, sonra da Sultanahmet’teki Yeşil Ev’le birlikte Sarnıç Restoran ve Ayasofya Konakları 15 yıllığına, AKP’ye yakın olduğu iddia edilen, Recep Ercan Keskin’in ortak olduğu şirkete devredilmişti. Turing’in elinde, işletmesini yaptığı yalnızca Safranbolu tesisleri kaldı. Turing, Atatürk’ün talimatıyla Lozan Konferansı Genel Sekreteri Büyükelçi Reşit Çelik Gülersoy’la özdeşleşmişti. Bir “İstanbul Âşığı” olarak anılan Gülersoy’un ardından kurumdaki düşüş başlamış ve Turing 2005 yılında kayyıma devredilmişti.
---------------------------------
Turing Ayasofya Konakları
Bir tarafında Topkapı Sarayı, diğer tarafında Ayasofya Müzesi, iki mabet arasında; sağ tarafta sarayın dış kapısı olan Bab-ı Humayun, solunda ise anıtsal bir cami kapısı girişinden başlayarak heybetli Gülhane girişine kadar uzanan arnavut kaldırımlı tarihi sokaktır, "Soğukçeşme Sokağı".
Sokak boyunca yürüdüğünüzde bir yanda dünya mirası Ayasofya diğer yanda 19. yüzyıl ahşap Osmanlı Evleri sizlere eşlik eder. Çiçeklere bezenmiş, farklı renk ve karakteristik özelliklere sahip bu binaların herbiri sizleri sıcak ama gizemli odalarıyla keşfe bekler adeta.
Turing Ayasofya Konakları ve Konuk Evi, eşsiz şehrimiz İstanbul hakkında yayınlanmış tüm eserleri bulabileceğiniz İstanbul Kitaplığı, sizi mum ışıkları ve şömine ateşi eşliğinde tarihin derinliklerine sürükleyen Bizans sarnıcı, Sarnıç Restaurant… Kökü 1923 yılına uzanan Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu bünyesindeki, Merhum Çelik Gülersoy’un yarattığı ve dünya turizminin gündemine getirdiği eserleri sizleri geleneksel Türk misafirperverliği ve canayakın personeliyle ağırlamak için bekliyor.
"Soğukçeşme Sokağı".
Bir zamanlar Saray ve Ayasofya personeline, kışın Boğaz’da yalı sahiplerine ve ünlü kişilere ev sahipliği yapmış olan Ayasofya ile Topkapı Sarayı arasında uzanan dar yoldaki (Soğukçeşme Sokağı) 9 ahşap ev, zamanla kendi kaderlerine bırakılmış, evlerin çöküp yok olmalarına, yıkılıp betonlaşmalarına göz yumulmuştur.
1986 yılında ise Soğukçeşme, Turing tarafından eski haline uygun şekilde restore edilerek adeta yeniden hayat kazanmış ve 19.yy Osmanlı tarzında dekore edilen evleriyle, çiçekler içinde, trafiğe kapalı bir sokak halinde turizme açılmıştır.
Ayasofya Konakları Oteli, 9 binasıyla herbiri farklı konumda ve büyüklükte olan 64 odaya sahiptir. Odaların hemen hemen hepsi Ayasofya manzaralı odalardır. Her ev kendine ait rengi, dekoru ve farklı tonlarda döşenmiş odalarıyla 19. yüzyıl Türk stili ve Batı tarzının dengeli bir karışımıyla; prinç karyolalar, pencerelerinde kadife perdeler, parkelerin üzerlerindeki el dokuması Türk Halılar, duvarlarında gravür, tablo ve aynalarla özenle döşenmiştir.
Soğukçeşme binalarından III.Bina, Sayın Fahri Korutürk’ün doğduğu evdir. Aynı zamanda VIII.Binada yer alan 2 Paşa Suite odası, İspanya Kraliçesi ve Yunanistan Prensi'nin 2000 yılı baharında kaldığı odalardır. Sokağın sonunda Topkapı Sarayı Bahçeleri Ana Girişine bakan Saray Bahçe ise Saray'ı ziyaret edenlerin mola verdikleri mekandır.
Ayasofya Konakları'nın en yeni tarihli binası Konuk Evi olarak adlandırılmıştır. 1994 yılında açılan 12 odalı Konuk Evi ki ilk sahibi Hipodrom Kenarındaki Tapu İdaresinin Eski Hukuk Müşaviri olan Hasan tahsin Efendi'dir,lobisindeki “Baccarat” avizesi, iki büyük endam aynası, Viyana piyanosu ve büyük boy bir Abdülmecit portresi ile misafirlerine dönemin ihtişamını yaşatırken, üç teraslı geniş bahçesi, ıhlamur ağaçları altında, doğal ve tarihi güzellikler çerçevesinde sokağın tüm misafirlerine hizmet veren bir restaurant kompleksine dönüştürülmüştür. Küçük bir bizans sarnıcı olan Sarnıç Bar, bir fayans, mermer ve desen armonisi içinde Sera Restaurant, ıhlamur ağaçları altındaki teraslarda, Türk ve Fransız mutfaklarının farklı tadları sunulmaktadır.
Detaylı gösterim için tıklayınız