Bu Kanaldan Petrol tankeri geçemez

Dünyada petrol taşımacılığı ekonomik cazibesi nedeniyle artık borularda taşınıyor, Boru imkanı olmayan yerlerde 450 mt. uzunluğunda dev tankerler bu işi yapıyor, Söz konusu İstanbul kanalından değil 450 metre, 200 metrelik tankerler bile geçemez, Bu kanal olsa olsa etrafına yapılacak birkaç milyonluk villa ve gök delenlerin cazibesinin artmasına yarayacak, El Rayyan firması 6 yıldır bu projeyi pazarlıyor, Şimdilerde 250.000 dolar+Türk vatandaşlığı diye pazarlanıyor

Kanal İstanbul Petrol tankerlerinin oluşturduğu tehlikeleri bertaraf etmek için mi yapılacak?

Bu konuyu deneyimli Tanker/Gemi kaptanı Rizeli Mustafa Erbaş'a sorduk. 

Bazılarının masa başı yaptığı hesapların tutma olasılığı pek fazla değil, 30 yılı dünya denizlerinde petrol taşımakla geçen Sayın Erbaş; Bu kanaladan 200 Metrelik petrol tankeleri bile geçemez diyerek söze başladı.

Günümüzde petrol taşımacılığı artık borularla yapılıyor dedikten sonra, Dünya denizlerinde 450 metre uzunlukta tankerler var, Bunların dolu su kesimi 30 metreden fazladır, Omurga/Zemin su seviyesi en az 10-15 metre olmalı ki dümen tutabilsin, Pervane kuvvet alabilsin dedi.



Süveyş kanalı 24 metre ama zemin kum, gemi dibe+kıyıya vurduğunda kuma saplanır,  tornistan yaparak kolaylıkla kendini kurtarır, İstanbul kanalında zemin ve kenarlar beton, geminin batmasına sebep olabilir.

İstanbul kanalı 20,5 metre derinliği ile 200 metrelik tankerlerin geçişine dahi izin vermez, Normalde 4-5 knot (Mil) Poyrazda 8-10 Knot (Mil) hızla Karadenizden Marmaraya giden tankerler nehir hızına yakın bu süratte dümen tutamaz, Mutlaka kazaya sebep olur.

Herhangi bir kazada "akıntı nedeniyle" yatay konuma gelecek tanker arkasından gelene yol veremeyecek, zincirleme kazalara sebep olacaktır.

Konuştuğum tüm kaptanlar, benzer şeyler söylediler.

Birkaç başlıkta toplamak gerekirse Kanal İstanbul ile ilgili fikirleri şöyle:

- 25 metrelik derinlik çok yetersiz. Bugün tanker sınıfları kıyı tankerleri hariç minimum 20 metre su kesimine sahip. Daha net söylemek gerekirse en büyük tanker sınıfı olan ULCC’lerin draftı 35 metre, VLCC’lerin draftı 28 metre, Suezmax’ların 23 metre. Bugün petrol taşımacılığının büyük bölümü bu tankerlerle yapılıyor. Boğaz’da tehlike yaratacak büyüklükte olan tankerler bunlar ve 20,5 metrelik derinlikteki bir kanaldan bu tankerler asla geçemez. Siz buna 10-15 metre omurga altı su seviyesini de ilave etmelisiniz.



- Kanal Karadeniz suyunu Marmara’ya taşıyacak. Yani kanaldaki su az tuzlu Karadeniz suyu olacak. Bu suyun kaldırma kapasitesi daha düşük olduğu için, 25 metrelik derinlik iyiden iyiye az gelecek. Çünkü bu suda gemiler daha fazla suya gömülür.

- Bu tankerlerin boyları 245 metre ile 415 metre arasında değişiyor. Kanalda tek bir tanker arıza yapsa veya kaza yapsa, kıyıya çarpsa 200 metre genişlikteki kanal tıkanır. 

Arkadan gelen tankerin durması ise imkansızdır, o hızda sürüklenen tankerin kıyıya bağlanması bile çok zor.

Bu kadar dar bir kanalda tankerlerin manevra yapması çok ama çok zor olur.

- İstanbul Boğazı’nda Karadeniz’den Marmara’ya doğru olan yüzey akıntısının hızı genelde 3-4 knot civarındadır. Yer yer daha hızlanır, yer yer yavaşlar ve ters döner. Kuvvetli poyraz fırtınalarında 7-8 knota kadar çıkar. Bu yüzden kaptanlar Karadeniz’den Marmara’ya doğru olan gidişi sevmezler. Bu akıntı hızı gemiyi rotada tutmayı zorlaştırır. Bir anlamda yokuş aşağı gidiştir ve geminin kontrolü zordur. Kanalda ise akıntı hızı Karadeniz’den Marmara’ya doğru yaklaşık 10 knot olacak. Hiçbir gemi kaptanı bu süratle aşağı doğru inmek istemez. Akılalmaz derecede zor bir seyirdir. Gemiyi kontrol altında tutamazsınız. Bunu engellemek için kıyıdan gemileri bağlayarak aşağı doğru indirmeniz gerekir. Bu durumda dolu gemiler bu yolu kullanmayacak, Boğaz’ı tercih edecektir. Yani tehlike arz eden gemiler yine İstanbul’un içinden geçecektir.

- Şu anda Boğaz’ı geçmek için bekleme süresi çok uzun değil. 24 saati aşan pek yok. Çok büyük gemiler için hava koşulları uygun olmadığı zaman bekleme oluyor ama bu da genelde 3-4 günü aşmıyor.

Anlayacağınız, Kanal İstanbul’un olası kullanıcılarına da kulak asmak gerek. Ve söyledikleri pek iç açıcı değil.”

İstanbul kanalının Marmara'da sebep olacağı biyolojik etkileri telafi edilemez boyutta.

Suyun akış kanunu bilinir, En kısa mesafeyi yol yapar akıntı.

Başta almanyanın ortasından çıkarak karadenize dökülen Tuna gibi birçok büyük nehir karadenizin çıkışına doğru en kestirmeden kendine yol yapmıştır, Şimdi İstanbul boğazına 40-50 km. batıda açılacak istanbul kanalı nehir sularının 1. çıkış menzili olacaktır. Buda marmaranın hızla kirlenmesine doğal hayatın ölmesine sebep olacaktır.

Karadeniz Kirliliği

Tuna, Dinyester ve Dinyeper gibi Avrupa ve Asya kıtalarının önemli akarsularıyla birlikte Karadeniz kendi alanının yaklaşık 5 katı büyüklüğünde (yaklaşık 2.2 milyon km2 ) bir havzanın etkisi taşınmaktadır. 

Özellikle kirlenme sorunları açısından Karadeniz’e kıyısı olan devletlerle birlikte, yirmi iki devleti, on üç başkenti ve yüz altmış milyon insanı ilgilendirmektedir. Karadeniz’e kıyısı olan Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Rusya ve Gürcistan dışındaki dolaylı etki gösteren ülkeler sırasıyla; Arnavutluk, Avusturya, Beyaz Rusya, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Macaristan, İtalya, Makedonya, Moldova, Polonya, Slovakya, Slovenya, İsviçre ve Yugoslavya’dır.

Karadeniz çevre sorunları, Karadeniz’in ekolojik sistemi, biyoçeşitliliği yanında, balıkçılık ve turizm gibi sektörleri olumsuz bir şekilde etkilemektedir. 

Tüm bu çevresel sorunlar kıyıdaş devletlerde sosyal ve ekonomik doku üzerinde de onarılması giderek güçleşen sorunlara yol açmaktadır.

Karadeniz’de yıllık akarsu deşarjı 350.000 m3  iken, Karadeniz’den 6 kat daha büyük olan Akdeniz’de bu miktar 121.200 m3 tür. Karadeniz’in kendisinden 6 kat daha büyük yüzey alanına ve 7 kat fazla su hacmine sahip Akdeniz ile kıyaslandığında yıllık kirletici yük bakımından beş kat daha fazla kirlendiği belirtilmektedir

KONU İLE İLGİLİ DİĞER VİDEOLARIMIZ İÇİN TIKLAYINIZ