cami içinde böyle fotoğraf olurmu?

Fatih belediyesi mescidi duvarına tekrar dev Kabe manzarası konuldu üç yıl evvel şikayet ederek kaldırt tığımız fotoğraf yeniden basımı yapılarak Belediye başkanlığı mescidi duvarına konuldu.


İki-Üç yıl evvel sol kıbleye konulan, Bizim haber yapmamız, Cemaatin şikayeti ile kaldırılan aynı fotoğraf bu sefer sağ duvara monte edilmiş.

 

Bu şekilde camiye sokulan bu fotoğraftaki insanların pek çoğu tanınanacak kadar net.

Herhangi bir zaruret olmaksızın böyle kıble cihetine fotoğraf asılmasında neden israr ediliyor anlayamadık.

 

BU FOTOĞRAFIN BURADA BULUNMASINDA NE MADDİ NE MANEVİ BİR FAYDA YOKTUR





Zaruret halinde caiz görülen fotoğraf kullanımı için burada hiçbir gerekçe ileri sürülemez.

Kabe fotoğrafının kıble tarafına konulması namaz kılan için hiçbir manevi faydası yoktur, Çünkü namazda karşımıza değil öncelikle secde mahalline bakarız düşüncemizde ise okuduğumuz-okunan ayet ve duaların manalarını düşünerek huşu içinde Allah'ın cc. huzurunda olduğumuzu tefekkür ederiz.

Kaldıki bu fotoğraftaki gerçekten tanınabilecek kadar ne baskısı yapılmış fotoğrafın hiçbir mazereti olamaz

 

Belediye içinde bu fotoğrafı tekrar meclis duvarına kimin koydurduğunu öğrenemedik, Belediye personeli de bu konuda haliyle şikayetçi olamaz, Biz buradan konunun muhatabına sesleniyoruz; SAYIN YETKİLİ BU UYGULAMANIN BİR BENZERİNİ RESMİ BİR CAMİDE GÖRMÜŞMÜDÜR, GÖRDÜ İSE LÜTFEN ADRESİNİ BİZE BİLDİRSİN. Görmediyse lütfen bu fotoyu oradan kaldırsın, Müslümanları günaha, vesveseye sokmasın, Lütfen rica ediyoruz.

 



 

Biliyoruzki batıl dinler ve putperestler sevdikleri insanların suretlerini heykel ve tablo olarak yapmış, ileriki yıllarda bu insanlar kutsallaştırılarak önlerinde ibadet edilir hale gelmiş.

İslamın ilk yıllarında Resulullah sav. putperestlerin ve Ehli kitabın batıl özelliklerinden olan bu suret şirk'i Müsümanlara bulaşmaması amacıyla, Değil Mescitlere bu Suretleri bulundurmak imalatını dahi yasaklamışyır.

Bütün fıkıh kitaplarında bu konu detaylıca açıklanmış namaz kılına mekanlara suret konulmasının mekruh olduğu açıklanmıştır.

Günümüzde fotoğraf makinesinin yaygınlaşması sonucu hayatımıza oldukça giren fotoğraflar suret hükmündemidir şeklindeki sorulara, İhlaslı Hoca efendiler Tanınacak şekildeki bir fotoğrafa yönelerek namaz kılmanın caiz olmadığında ittifat etmişlerdir.

 



Cemaati rahatsız etmiyelim diye uzaktan ve filaşsız çektik, Bu fotoyu yakından çekip paylaşacağız birileri tanıdıklarını görebilir

 

KONU HAKKINDA BİR FETVA KURULU METNİ

 

Canlı Sûretlerinin Mescide Konulması ve Sûret Bulunan Elbise İle Namaz

İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Komisyonuna soruldu:

 

Soru: Mescide insan veya hayvan sûreti koyan kişinin hükmü nedir? 

Bu mescide namaz kılmak câiz midir? 

Üzerinde insan veya hayvan resmi olan elbise ile namaz sahîh midir? 

Ders odasını veya yatak odasını insan veya hayvan sûreti ile süslemek câiz midir?

 

Cevap: Mescide insan veya hayvan sûreti koymak câiz değildir. 

Bu şeylerin olduğu mescidden onların izâle edilmesi vâcibtir. 

İçinde sûret varken orada namaz kılanın namazı sahîhtir. 

Onun yapması gereken bu sûretlerin önünde namaza durmamasıdır. 

Bunun günahı o sûretleri koyan ve izâle etmeye güç yetirebildiği hâlde izâle etmeyenin üstünedir.

 

Üzerinde insan veya hayvan resmi bulunan elbise ile namaz kılan kişinin namazı sahîhtir. Bununla birlikte günahkârdır.

Ders odasını, yatak odasını veya başka bir yeri insan ve hayvan sûretleri ile süslemek câiz değildir.

Tevfîk Allah'tandır. Peygamberimiz Muhammed'e sav. , âilesine ve ashâbına salât ve selâm olsun.

 

Üye: Abdullah b. Ku'ûd

Üye: Abdullah b. Ğudeyyân

Nâib: Abdurrezzâk Afîfî

Başkan: Abdulazîz b. Abdillah b. Bâz

[Fetâvâ el-Lecnetu'd-Dâime (1/1/589)]

 

KONU HAKKINDA HADİSİ ŞERİFLER

 

1682. İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Bu sûretleri (resim ve heykelleri) yapanlar, kıyamet günü, ‘bu yaptıklarınıza can verin, haydi!’ diye azâb edileceklerdir."

 

Buhârî, Büyû' 40, Bedü'l-halk 7, Nikâh 76, Libâs 89, 92 95, Tevhîd 56; Müslim, Libas 96, 97. Ayrıca bk. Nesâî, Zînet 113; İbni Mâce, Ticârât 

5-1687 numaralı hadis ile birlikte açıklanacaktır.`

 

1683. Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir seferden dönmüştü. Ben de odamın önündeki sekiyi resimli bir perde ile örtmüştüm. Bunu görünce Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in yüzünün rengi değişti ve şöyle buyurdu:

- "Ey Âişe! Kıyâmet günü Allah katında insanların en şiddetli azâba uğrayacak olanları, Allah'ın yarattığı şeyi taklide kalkışanlardır."

Bunun üzerine biz de o örtüyü kesip bir (veya iki) yastık yaptık.

 

 

Buhârî, Libâs 91; Müslim, Libâs 92. Ayrıca bk. Nesâî, Zînet 112

1687 numaralı hadis ile birlikte açıklanacaktır.

 

1684. İbni Abbâs radıyallahu anhümâ, "Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim" dedi:

"Her sûret yapan cehennemdedir. Yaptığı her sûret için orada bir kişi yaratılarak ona cehennemde azâb edecektir."

İbni Abbâs, (kendisinden fetvâ isteyen ve tek işi resim yapmak olan kişiye) şöyle dedi:

- Eğer mutlaka resim yapman gerekiyorsa, ağaçların ve cansız şeylerin resimlerini yap!"

 

 

Buhâri, Büyû 104 ; Müslim, Libâs 99

 

1687 numaralı hadis ile birlikte açıklanacaktır.

 

1685. Yine İbni Abbâs radıyallahu anhümâ, "Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim" dedi:

"Kim dünyada bir canlı resmi yaparsa, kıyamet günü yaptığı resme can vermeye zorlanır. O ise, buna aslâ can veremez."

 

 

Buhârî, Libâs 97, Ta'bîr 45; Müslim, Libâs 100

1687 numaralı hadis ile birlikte açıklanacaktır.

 

1686. İbni Mes'ûd radıyallahu anh, "Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim" dedi:

"Kıyamet günü azâbı en şiddetli olanlar, sûret yapanlardır."

 

 

Buhârî, Libâs 89, 91, 92, 95; Müslim, Libâs 96, 97, 98. Ayrıca bk. Nesâî, Zînet 113

Aşağıdaki hadis ile birlikte açıklanacaktır.

 

1687. Ebû Hüreyre radıyallahu anh, "Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim" dedi:

"Allah Teâlâ:

Benim yarattığım gibi yaratmaya kalkışandan daha zâlim kim vardır? Haydi bir zerre, yahut bir habbe veya bir arpa tanesini yoktan yaratsınlar (bakalım!), buyurdu."

 

 

Buhârî, Libas 90; Müslim, Libâs 101

 

Bu altı hadiste bazı ortak noktalar dikkat çekmektedir:

 

1)Şirkin en eski ve yaygın şekli olan putperestliğin her çeşidine savaş açmış olan ve Allah'ın birliği (tevhîd) esasını en temel ilke olarak benimsemiş bulunan dinimiz, tevhid inanç ve uygulamasını zaman içinde tekrar zedeleme ihtimali bulunan eğilim, akım ve yönelişlerin hiç birini tasvip etmemektedir. Resim ve heykelcilik de putperestliğin temelini oluşturan bir iştir. O halde bu yüzden yasaklanmıştır.

 

2)Resim ve heykel yapmak, Allah'ın yaratmasını taklid etmektir. Bunun altında da senin yarattığını biz de yaparız gibi haddini bilmez bir iddia yatmaktadır. Bu ise, insanı hâşâ Allah ile yarışmaya götürebilecek bir şeytânî tavırdır. Bugün bazılarınca ileri sürülen "kimsenin böyle bir iddia taşımadığı" savunmasına hak vermek son derece zordur. Yarın nelerin olacağını kimse kestiremez. Yüce Kitabımızın haber verdiği Sâmirî'nin altın buzağı heykeli ve onu milletine sizin tanrınız budur diye takdim etmesi olayı, bu noktadaki iddia ve tehlikenin boyutlarını göstermesi bakımından son derece dikkat çekici tarihî bir ibret vesikasıdır.

 

3) Temelinde böyle bir sâbıka ve iddia bulunan ve gelecekte de benzer yanlışlıklara ve inanç bozukluklarına yol açması muhtemel olan canlı sûreti yapma işini sürdürmek isteyenler, işledikleri suça denk bir şekilde âhirette kesin olarak cezalandırılacaklar, yaptıklarını tamamlamaya o sûretlere ruh vermeye zorlanacaklardır. Bunu da yapamayacaklarına göre, sürekli bir azâba tâbi tutulacaklardır.

 

4) Canlı resmi ve heykeli yapmanın tarihî gelişimi ve günümüzdeki durumu dikkate alınarak ortaya konmuş değerlendirmelerin özeti şudur:

İslâm, tevhîd inancı üzerine kurulmuş bir dindir. Bu sebeple İslâm'ın ilk dönemlerinde Resûl-i Ekrem Efendimiz resim ve heykel yapımını ve buna bağlı olarak resimli eşya kullanımını şiddetle ve mutlak olarak yasaklamıştır. Medine'ye hicret ettikten ve özellikle Mekke'nin fethiyle şirk döneminin putları birer birer yere serilip yeryüzünden temizlendikten sonra, yasaklama konusunda o ilk dönemdeki şiddet kısmen hafiflemiştir. Zaman içinde resim ve heykellere ta'zîm ve tapınma işinden toplum iyice uzaklaşınca âlimler, saygı amacı taşımaksızın canlı ve manzara resimlerinin kullanılmasını mübah saymışlardır. Giderek şirk ve tapınma ile hiç bir ilgisi kalmayan sûretler konusunda ve özellikle resim kullanımının bazı medenî muamelelerde zarûret ve ihtiyaç haline gelmiş olmasını da dikkate alarak yakın zamanlardaki âlimler daha kolaylaştırıcı ictihadlarda bulunmuşlardır. Bu cümleden olmak üzere;

 

"Dînî bir ululamaya vesile teşkil etmeyen ve Allah'ın yaratmasına benzetme amacıyla yapılmayan, kullanılmasında bir fayda bulunan sûretlerin yapım ve kullanımında şer'î bir sakınca olmadığı" eski Diyanet İşleri Başkanlarından merhum Ahmed Hamdi Akseki (v. 1951) tarafından belirtilmiştir.