Feshane Etkinliklerine Zehirlenme darbesi
İstanbul feshane salonlarında her hafta bir ilimizin STK'sı tarafından düzenlenen Yöresel ürünler ve eğlence uygulamasında yaşanan zehirlenme sonucu etkinliklerde açık gıda satışı yasaklandı. STK'lar için önemli bir gelir kaynağı kesilmiş oldu
İstanbuldaki Hemşeri derneklerinin yoğun ilgi gösterdiği Feshane Hemşleri günleri geçen haftaki Sinop günlerinde, etkinlikte satılan yöresel ürünlerden yiyen vatandaşların zehirlenmesi sonucu Feshane etkinliklerinde yöresel ürün satışı yasaklanmıştı.
Bu yasaklama uygulamasından haberi olmayan Trabzonlular Bu hafta yapılan Trabzon günlerinde yöresel ürün satışının olmadığını görünce hayal kırıklığına uğradı.
etkinliğe katılan esnaflar yanlarında getirdiği terayağ peynir bal gibi yöresel ürünler ellerinde kaldı.
Daha önce kayıtdışı yoğun mal satışı yapıldığı gerekçesiyle maliye müfettişleri tarafından denetlenen etkinliklerde yoğun vergi cezaları kesilmişti.
Geçen yıl etkinliklerde hijyen şartları oluşturulmadığı gerekçesi ile köfte kebap gibi lokanta hizmetleri yasaklanmıştı.
Bu yıl Sinop günlerinde yaşanan gıda zehirlenmesi sonucu etkinliğin tamamında yöresel adı altında açık gıda Yağ Peynir satışı yasaklandı
Bir esnafın beş ton tereyağ getirdiğini söylemesi etkinliklerdeki ekonomik cironun büyüklüğünü göstermektedir.
Başından beri Feshane günlerini yakından takip ediyoruz.
Fatihte habercilik yapmamız dolayısı ile her hafta bir ilimizin temsil edildiği Feshane etkinliklerine sık sık katılırız.
Burada gördüğümüz gerçeği vatandaşlarımıza zaman zaman yansıttık.
Etkinlik hangi ilimizin adı adına olursa olsun, Yöresel ilçe ve firma standları haricinde gıda hizmeti veren işletmeler aynı kişilerden oluşuyordu.
Kastamonu günlerinde terayağ peynir satan kişileri Trabzon Adıyaman diyarbakır günlerinde de görebilirsiniz, bir farkla stand duvarına asılan digital pankart reklam o şehrin adına düzenlenir.
Bu bir anlamda tüketicilerin aldatılması anlamı taşımaktaydı. organizeyi yapan Hemşeri dernekleri organizasyonu aynı kişilere verince stand açan kişilerde her hafta aynı kişi oluyordu doğpal olarak.
Hemşeri sivil toplum örgütlerine büyük maddi kazanç sağlayan feshane günlerinde gıda ürünü satışı yasaklanınca halkın ilgisini çekecek bir içerik kalmamış olduğundan etkinliğe katılan devasa kalabalıklardan esame kalmadı.
Bundan sonra hiçbir STK feshanede tereyağ peynir satış, Horon halay, Kemençe Davul zurna etkinliği düzenleyemeyecek demektir.
Bu konu temek hukuk, toplumsal ahlak kuralları göz önüne alındığında uygulamanın böyle disipline edilmesi, tüketicilerin aldatılmasına fırsat verilmemesi çok isabetli oldu.
Artık STK'lar gurbetteki hemşerinin birlik beraberliğini sağlayacak, Kültürel zenginliğine hizmet edecek sosyal organizasyonlar yapmalı, Bir STK dan beklenen yörelerinin sosyo ekonomik siyasi sorunlarının sözcüsü olmasıdır.
Konuya Trabzon olarak yaklaşacak olursak, Trabzon adına STK'larımızın acilen bölgemizdeki göçü durduracak, geriye göçü hızlandıracak bölgesel ekonomik yatırımların yapılması için hükümeti uyarmak.
Bölgemizdeki uygulaması ile coğrafi şartları değiştiren HES'ler konusunda inisiyatif konulması, karadeniz yaylalarında devam eden hayvancılığımızı ve temiz su havzalarımızı tehdit eden yeşil yol uygulamasına mani olmak STK'ların boynunun borcudur.
STK'ların varlığı özde budur, Son yıllarda Bişlhassa Bütün Trabzon dernekleri iktidara yaranmaya çalışmak adına asli görevleri olan uyarı, muhalefeti bırakarak siyasilerin arka bahçesi olmaya dönüşmüştür.
Trabzon'un fethi adına yapılan etkinlikler 15 Ağustosta İstanbulda yeterli nüfus olmadığından olduğunu bildiğimiz için Fetih konusunda zayıf bir iddia olan 26 Ekim tarihinde Fetih günleri düzenleniyordu. geçen yıl Trabzon büyükşehir belediye başkanımızla yaptığımız bir ropörtajda O.F Gümrükçüoğlu bize Ekim ayında Osmanlı asl savaş yapmamıştır diyerek fethin 15 Ağustos olduğunu söylediği ropörtajı yayınlıyor olsakta Fetih etkinliğini 15 Ağustos tarihine çektirmeyi maalesef başaramamıştık.
http://www.oncetrabzon.com/trabzonun-fethinin-makus-tarihi-degisiyor_h175.html
Bu nedenle de bu zehirlenme birçok yanlış uygulamanın son bulmasına vesile olduğunu samimiyetle söyleyebiliriz.
TRABZON'UN FETİH TARİHİNİN 26 EKİM OLMADIĞINI SÖYLEYEN OF. GÜMRÜKÇÜOĞLU İLE ROPÖRTAJIMIZ