İL SAĞLIK MÜDÜRÜNDEN KIYAFET TALİMATI
İstanbul İl sağlık müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu tarafından sağlık çalışanlarına gönderilen 'edep adap ve inanca göre 'giyinin talimatını hastanelerde şaşkınlığa sebep oldu. Ülkede bir zamanlar türban mağduriyetiyle halk mağdur edilmiş, kadınların eğitim ve çalışma hakkı gasp edilmişti.
ŞİMDİ BU UYGULAMA İLE İNTİKAM MI ALINMAK İSTENİYOR?
Ülkenin en çok birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğu bir ortamda bu şekilde bir dayatma bizlere Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, ve Prof. Dr. Fatma Nur Serter dönemini hatırlattı.
Toplumsal kısas olmaz, ve islamda zorlama yoktur, Edep-adap tamam da inanca göre kıyafet talimatı kabul edilemez. Bir Müslüman olarak bu girişimin toplumda kin ve düşmanlığa sebep olacağını görmemek imkansız. Bu şekilde özellikle islama aykırı böyle bir dayatmayı kabul etmiyorum
UYGULAMA TBMM'İNDE SORU ÖNERGESİ OLDU
İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, İstanbul İl Sağlık Müdürü Kemal Memişoğlu tarafından sağlık çalışanlarına gönderilen “edep adap ve inanca göre “giyinin talimatını Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya sordu.
Sağlık personeline gönderilen talimatla, personelin edep ve inanca göre giyim şeklinin uyarlanmasının istenmesinin, dini referanslara göre kadınların hayatını belirleme ve toplumsal yaşamın dini kurallarla örgütlenme çabası olduğunu belirten Ersoy, talimatın laikliğe ve hukuk devletine aykırı olduğunu belirtti.
“Kadınları toplumsal yaşamdan dışlayan ve ikinci sınıf vatandaş olarak gören bu tür gerici-erkek egemen idari uygulamalar ve açıklamalar kadınları erkek şiddetinin hedefi haline getirmektedir” diyen Ersoy, kadınlara yönelik sistematik saldırıların, kadınlar üzerinden yapılan kadın düşmanı söylemlerden, ahlak ve edep tartışmalarından bağımsız olmadığını belirtti.
Yazı cemaat liderlerinin etkisi altında mı gönderildi?
Sağlık alanında birçok cemaatin hastane açtığının ya da önemli mevkilere getirildiğinin basında yer aldığını aktaran Ersoy, önergesinde “Bu yazı cemaat liderlerinin istekleri üzerine mi olmuştur soruları kamuoyunda tartışılmaya başlanmıştır” ifadelerine yer verdi.
Kadınlar yazıdan önce de nasıl giyineceğini biliyordu!
Onca yıldır iş yerlerinde çalışan kadınların bu “yazı” gönderilmeden önce de nasıl giyineceğini biliyordu bundan sonrada bilecektir. Edepli olmayı sadece kılık-kıyafet olarak ele alıp kadınlar üzerinden hayata geçirilmeye çalışılması hiçbir şekilde kabul edilemeyeceği gibi İl Sağlık Müdürlüğü de bu kararı veremez.
İl Sağlık Müdürünü görevden alacak mısınız?
Milletvekili Ersoy, önergesinde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması istemiyle şu sorulara yer verdi:
1. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü “personelin giydiği kıyafetlerin inanca göre uyarlanması” yolu ile sağlıkta dünya standartlarına nasıl ulaşacaktır?
2.Bakanlık olarak, kurumlara bu yazıyı gönderen İl Sağlık Müdürünü görevden alacak mısınız?
3.Kurumlara bu yazının gönderilmesinde cemaatlerin bir etkisi olmuş mudur?
4.Bakanlık olarak bu uygulamayı iptal edecek misiniz?
5.Yazıda geçen “inanca göre “giyinmek hangi inanca göredir? Devlet kurumlarında kılık-kıyafet uygulaması inanç temellerine göre mi
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM iç tüzüğünün 96 ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 07.01.2020
Oya ERSOY
İstanbul Milletvekili
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 13.02.2019 tarihinde hastanelere sağlık personelinin kıyafetleri hakkında gönderilmiş olan yazının 30.06.2020 tarihine kadar uzatıldığına dair bilginin tekrar paylaşılması hem sağlık çalışanları hem de birçok kurum tarafından tepkilere neden olmuştur.
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünün kurumlara göndermiş olduğu yazıda, “sağlıkta dönüşüm ile birlikte dünya standartları üzerinde çalışan sağlık çalışanlarımızın kendi temayülleriyle karar verilen kıyafet standartlarına göre, tüm sağlık personelinin gerektiğinde ana model, desen ve renkler korunarak edep, adap ve inanca göre uygun şekillerde uyarlanması “şeklindedir. Sağlık personeline gönderilen bu yazı da çalışan personelin edep ve inanca göre giyim şeklinin uyarlanmasının istenmesi; dini referanslara göre kadınların hayatını belirleme ve toplumsal yaşamın dini kurallarla örgütlenme çabasıdır. Açıkça laikliğe ve hukuk devletine aykırıdır. Personelin üzerinde uygulanmak istenen “kıyafet baskısı” ile özellikle kadınların giyim ve kuşamına müdahale edilmektedir.
Kadınları toplumsal yaşamdan dışlayan ve ikinci sınıf vatandaş olarak gören bu tür gerici-erkek egemen idari uygulamalar ve açıklamalar kadınları erkek şiddetinin hedefi haline getirmektedir. Son günlerde özellikle işyerlerinde kadınlara uygulanan baskılar, kadınların mini etek giydiği için otobüste, şort giydiği için dolmuşta saldırıya uğraması, hamile olan bir kadının parkta dövülmesi gibi sistematik saldırılar, kadınlar üzerinden yapılan kadın düşmanı söylemlerden, ahlak ve edep tartışmalarından bağımsız değildir.
Gönderilen yazıda “personelin giydiği kıyafetlerin inanca göre uyarlanması” ile sağlıkta dünya standartlarına ulaşmayı hedefleyen İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, göstermiş olduğu bu enerjiyi, sağlık güvencesi olmadığı için hastane acillerinde yaşamını yitiren yoksul halka, prim borçlarını ödeyemediği için sağlık hizmeti alamayan milyonlarca sigortasıza, güvenlik soruşturması gerekçe gösterilerek ataması yapılmayan binlerce doktora ve sağlıkta özelleştirmeler sonrasında hastaneleri ticarethane, hastaları ise birer müşteri olarak gören anlayış için harcasaydı belki sağlıkta dünya standartlarına ulaşmamız için bir adım atılmış olurdu.
Ayrıca sağlık alanında birçok cemaatin hastane açması, cemaatlerin sağlık alanında kadrolaşması ya da önemli mevkilerde yer aldığına dair haberlerin basında yer alması üzerine, akıllarda bu yazının cemaat liderlerinin istekleri üzerine mi olmuştur soruları da kamuoyunda tartışılmaya başlanmıştır.
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı iş yerlerinde çalışan kadınlar bu “yazı” gönderilmeden önce de nasıl giyineceğini biliyorlardı, bundan sonrada bileceklerdir. Edepli olmayı sadece kılık-kıyafet olarak gören kadın düşmanı politikaların tezahürü olan bu yazı toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırıdır. Ayrıca, kadınların işyerlerinde nasıl giyinmesi gerektiği konusunda İl Sağlık Müdürlüğü herhangi bir karar veremez.
Bu bağlamda;
1. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü “personelin giydiği kıyafetlerin inanca göre uyarlanması” yolu ile sağlıkta dünya standartlarına nasıl ulaşacaktır?
2. Bakanlık olarak, kurumlara bu yazıyı gönderen İl Sağlık Müdürünü görevden alacak mısınız?
3. Kurumlara bu yazının gönderilmesinde cemaatlerin bir etkisi olmuş mudur?
4. Bakanlık olarak bu uygulamayı iptal edecek misiniz?
5. Yazıda geçen “inanca göre “giyinmek hangi inanca göredir? Devlet kurumlarında kılık-kıyafet uygulaması inanç temellerine göre mi belirlenmektedir?