İstanbul Deniz Çalıştayı yapıldı

İstanbulda karasal ulaşım sistemine alternatif deniz ulaşım çalıştayı düzenlendi, İBB, kentin deniz ulaşım sorunları ve buna yönelik çözüm önerilerinin masaya yatırılacağı 'İstanbul Senin-Deniz Çalıştayı' yapıldı. Ekrem İmamoğlunun konuşmasında "İlgili gönüllüler çalıştaya katkı sağlayabilir" dediği halde Organizasyon yetkililerine sorduğumuzda böyle bir bilgilerinin olmadığını beyan ederek herhangi bir kayıt yapılmadı, Uygulama Deprem çalıştayı gibi bir günlük bir konferans olarak kalacak gibi

Çalıştayda Başkan Ekrem İmamoğlu açılış konuşması yaparak söz konusu bu çalıştay taraflar arasında devam edecek, Ulaşımda görev alanlar ve konu hakkında bilgi birikimi olanların çalıştaya katılabileceğini beyan ettiği konuşması sonrası Deniz ulaşım ve Tersane emekçilerinden deneyimli kişiler önerilerini katılımcılara sundular.

Moderatörlüğünü Dr. Kaptan Özkan Poyraz'ın gerçekleştirdiği İstanbul'da Deniz Ulaşımı adlı birinci oturumda Prof. Dr. Reşat Baykal, Yüksek MühendisTansel Timur, Dr. İsmail Hakkı Acar, Prof. Dr. Mustafa İnsel konuşmacı olarak yer aldı.



 “Tersane-i Amire”nin 564’ncü kuruluş yıl dönümünde düzenlenen “Deniz Çalıştayı”  ilk konuşmayı Şehir Hatları A.Ş. Genel Müdürü Sinem Dedetaş yaptı.  çalıştay 2. konuşması Ekrem  İmamoğlu yaptı. Etkinliğin yapıldığı Haliç Tersanesi’nin önemine dikkat çeken İmamoğlu, “Burası, Fatih Sultan Mehmet‘in bize kadim İstanbul’u kazandırdığı zaferden iki yıl sonra kurulmasını sağladığı eserlerden biri. Bir kez daha kendisini minnetle anıyoruz dedi.

İmamoğlu, Haliç Tersanesine emek vermiş herkese şükranlarını sundu, Tarihte Burada inşa edilen gemiler; Şirketi Hayriye vapurlarıyla, geçmişte  18 milyonun üzerinde yolcu taşıma kapasitesine ulaşılmıştı. Boğaz üzerine yapılan köprüler, Marmaray ve Avrasya tünelleri nedeniyle gemi yolculuğu cazibesini kaybetti, Biz Bu tersanede inşa edeceğimiz haliç vapurları türünde küçük hacimli gemilerle Boğaz ve marmara sahillerimizde deniz taşımasını cazip hale getireceğiz dedi



Çalıştayın gerçekleştiği Haliç tersanesi atölyeleri yıllardır kullanılmadığı için paslanmış, Birçok parçaları sökülmüş atıl bırakılmış olduğunu gördük, Çok eski bir teknoloji olan mevcut haliç tersanesinin günümüzün teknolojisi ile yenilenmesi gerekiyor, Binalar kullanım ömrünü çoktan bitirmiş, havuzların bakımı yapılmamış kapakları batık olarak duruyor, Koca yusuf duba vinç'i yıllardır sahilde batık durumda çıkarılmıyor. önceki İBB yönetiminin burayı gözden çıkardığını Yerine turistik konaklama tesisi projelendirdiğini biliyoruz, Şu anda bu proje durdurulmuş olsa bile tersanenin gemi inşa edecek şekilde ihya edilmesi büyük bir yatırım gerektiriyor, Bu konuda konuşmacılardan  kimse bir proje müjdesi vermedi.



İstanbul Boğazı’nı “Dünyanın en büyük nimetlerinden biri” olarak niteleyen İmamoğlu, “Boğaz, İstanbul’umuza sadece doğal ve coğrafi güzellik katmadı, deniz ulaşımı ile de büyük değer kattı. Köprüler yapıldıktan sonra, 2000 yılına geldiğimizde dahi, şehir içi taşımacılıkta deniz ulaşımı hissedilir bir paya sahipti, yüzde 10’lar düzeyindeydi. Bugün ise oran yüzde 4’ler düzeyine düştü. Günümüzde ortalama 800 bin civarında İstanbullu deniz yolu ile ulaşımı tercih etmekte. 25 yıldır bu alanda ilerleme sağlanamadığını, bilhassa gerileme yaşandığını açıkladı. Biz bu oranı yeniden yüzde 10 düzeylerine çıkarmayı hedefledik dedi.

Dünyanın ilk metrolarından olan karaköy tüneli devamı getirilmedi 16 milyona ulaşan nüfusuna göre metro ulaşım imkanı sağlanmamıştır, Biz bu açığı öncelikle kapatmaya çalışacağız dedi.

Geçmişte lastik tekerlekli araçlara değil de insana öncelik verilmiş olsaydı, toplu taşımada çok daha ileri bir seviyede olurduk” dedi.

 “Bugün hızlı, güvenilir, konforlu, ucuz ve ulaşılabilir bir toplu ulaşım sistemi kurmaya çalışıyoruz” diyen İmamoğlu, “Ulaşım projelerinin öncelikli olarak toplumun en düşük gelirli kesimlerinin koşullarını iyileştirmeye yönelik olması gerektiğine inanıyoruz.  Bunun yolu da toplu taşımadan ve tüm sistemin birbiriyle entegre olmasından geçiyor. Otobüs, metro, tramvay ve deniz ulaşımı daha geniş çerçevede entegre olmak zorunda. 



Kanal İstanbul çok yanlış bir proje Dünya harikası İstanbula yapılacak çok büyük bir kötülük olduğunu vurgulayıp; Kimse beni kanal istanbul konusunda ikna edemez dedi

“Kanal İstanbul konusunun da tartışılması lazım” diyen İmamoğlu, “Bir söz söyledim Meclis’te. ‘Bir vatandaş Ekrem İmamoğlu olarak, 3 çocuk babası bir vatandaş olarak ben, bana, hiçbir şekilde Kanal İstanbul’un dayatılmasını istemiyorum, reddediyorum’ demiştim. Bu önemli. Bahsettiğimiz konu, İstanbul’u tümden değiştirecek başka bir yere taşıyacak bir konu. Dolayısıyla verimliliğini, gerekliliğini İstanbulluların dolu dolu tartışması lazım. 2011 yılında bir seçim vaadi olarak ortaya atılan projenin ne tartışıldığını ne de kamuya açık konuşulduğunu görmedim. Açıklandığı gibi projenin 75 milyar olduğunu düşünmüyorum, çok daha fazladır bu yatırımlar. Ocak ayının ilk haftası ‘Kanal İstanbul Çalıştayı’ da yaparak konuyu bütün yönleri ile ortaya koyacaklarını beyan etti.



Kanal İstanbul 135 milyon metrekare tarım alanının yok edecek Ayrıca “Marmara’nın Karadeniz’e etkisi araştırılmalı, kanal nedeniyle 8 milyon İstanbullu bir adada yaşaması söz konusu, enteğrasyon  8 tane 60 mt. yükseklikte 300-350 metre uzunluğunda köprü ile bağlantı kurulackmış. 

Gerekçesinde; gemi trafiğindeki artış, teknolojik gelişmeler sonucu gemi boyutlarının büyümesi ve akaryakıt benzeri tehlikeli zehirli maddeleri taşıyan gemilerin boğazdan geçişini engellemek. Gerekçeye bakar mısınız? Bu iddiaların yüzde 90’ı doğru değil. 

Günümüzde İstanbul Boğaz’ından geçen petrol tankerleri " Boru hatlarının devreye girmesi" ile gemi sayısı azalmaktadır. Böyle bir sudan sebeple 10 bin yıllık Dünya harikası bir coğrafyayı böyle bir projeyle paramparça etmenin anlamı yok, 



Yazılan ÇED raporunu dahi okumadan karşımıza çıkıyorlar, Projelerde kanal çevresinde 1 milyon 150 bin nüfus oluşturuluyor. yani tankerler, gemiler bahane, Bu bir yapı rant projesi mi? ayrıca 1,5 milyar metre küpe yakın hafriyat, uzmanlara göre 2 milyar metreküp hafriyatı önce marmarada üç ada oluşturulacağını açıklamışlardı, marmara fayına 10Km. yakınlığı nedeniyle tepkiler gelince proje değiştirildi karadeniz sahillerine döküleceği öngörülüyor.

Belediyemizin BİMTAŞ  şirketi var. Projeler çalışılmış, o dolgu adaları üzerine villalar konulmuş, o villalarla yapılan projeler getirilmiş Avrupa’daki konut fuarlarında ve uluslararası konut fuarlarında tanıtılmış. Neymiş? 2-3 milyon dolara da o adalarda villa satacağız demişler. Tamam bunu adamın birisi Dubai’de yapmış olabilir. Çöl, çöl! Yapabilir. Burası Allah’ın bir lütfu. Buna dokunmayın, dokundurmayız. Öyle bir şey yok. İnsanların mutluluğunu konuşuyoruz. Ben hayatımda hiç dilsiz şeytan olmadım. Bilim ve aklın ikna etmediği hiçbir unsurun peşinden gitmem, gitmeyeceğim. Milletimiz de gitmeyecek. Akla ve bilime riayet sizi doğru yoldan ayırmaz. Ama bir kişinin peşine uyarsanız, o bir kişi sizi her yere götürebilir. İnsanoğlu, yani buna ben de dahilim, bir başkası da dahil. O bakımdan bu bir siyasi mesele değildir. Bu birisi istedi diye, yapılacak bir mesele değildir. Birisi istemedi diye de yapılmayacak bir mesele değildir. Bu akıl ve bilim işidir.” ded