Livatacılara Taksim Yürüyüşü yasak
İstanbul Valiliği Livatacıların Yürüyüşüne izin vermedi, Taksim Atatürk anıtı ziyarete kapatıldı. İlerleyen saatlerde LGBT üyeleri ile polis arasında gergin çatışmaların oluşması kaçınılmaz görülüyor. Her biri azgın militan olan livatacılar Gündem olabilmek için ellerinden gelenin fazlasını yapmaya çalışacaktır
Livatacı Gençlik, Kendini İngilizce, Fransızca kelimelerle tabir etsede bu gurubun Kuranı adı Livatacılıktır.
Üçüncü tür iddiası ile Akla, İlme, Bilime, Sosyal hayata aykırı bir talep ortaya koyuyor. Prikolojik bir hastalığın Hak olarak
kabul edilmesini istiyor
LGBT ya da GLBT; lezbiyen, gey, biseksüel ve transgender sözcüklerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltma. 1990'larda LGB kısaltmasından sonra ortaya
çıktı ve 1980'lerin ortaları ile sonlarından itibaren gey sözcüğü yerine kullanılarak LGBT topluluğunu temsil etmeye başladı.
Birçok aktivist, gey topluluğu kullanımının eksik bir tanımlama olduğunu düşünerek LGBT şeklinde kullanımına geçti.
Bunlar kendilerini 3. bir cins olarak iddia ederek normal vatandaş gibi haklar istiyor.
Her pisliği Her çeşit hayat nizamsızlığını "Düşünce Hürriyeti" olarak kabul eden batının "Hak" tanıması sonucu, Ülkemizde AB Normlarını kabul etme kararı alması nedeniyle haklı olarak taleplerde bulunuyorlar.
AB İle masaya oturanlar, Onların hayat nizamını kabul ediyoruz diyenler bu durumun sorumlusudur.
Birçok ülke AB içinde yer almasına rağmen Kendi kırmızı çizgilerini Hak olarak korumayı bilmiştir, İngilterenin EURO ya geçmemesi gibi.
AB içinde tek İslam ülkesi ( Aslında Laik Türkiye) İslam halkı yoğun olan bir ülke olarak Kırmızı çizgilerimizi ortaya koyamadık.
Türkiyedeki mevcut kaos bu nedenle derinleşti.
1999 yılında Ecevitin AB'den imzalayarak teslim aldığı, 2004 Yılında Akp'nin TBMM'inden geçirdiği "İkiz yasalar" Türkiyenin AB tipi bir sosyal düzen kurmasına, Gerekirse eyaletlere bölünmesine imkan verdi.
Şimdi Livatacı gençliğin bu taleplerine karşı gelmek Müslüman halk ile dalga geçmek gibi birşey, Hem resmiyette kabul edeceksin, Halk nezdinde ret edeceksin.
Bu çifte standart yaklaşım Siyaseten cahil bırakılmış, Anlayanın sindirildiği bir ülke konumuna giren Türkiyede ülkenin daha da çok çıkmaza girmesine sebep oluyor.
Livatacılık Neden kabul edilemez?
Çünkü Livatacılık psikolojik bir hastalıktır, tedavi ile kişiler sağlığına kavuşabilir.
Dünya canlı hayatında 3. Tür diye bir kavram yoktur. Hayat Erkek+Kadın, Artı+Eksi gibi herşey çift yaratılmıştır.
Canlılar arasında nadir görülen çifte cinsiyetli yaratılan unsurlar Tür değil Genetik bir hastalıktan dolayıdır.
İki cinsiyet asla birlikte kullanılamaz, Zaman içinde biri baskın çıkar pasif kalan ya kullanılamaz yada ameliyat ile telafi edilir, Tek cinsiyete dönülmüş olur.
Dinimiz İslam Livatacılığı Zinadan daha ağır bir şekilde cezalandırdığını yasakladığını görüyoruz.
Livatacılık yaygınlaşırsa nesil nasıl devam edecek?
Eşyanın hakikatine aykırı bir çifte cinsiyet talebi hak olarak kabul edilemez.
Dünyanın nüfusunu azaltmak için çılgınca mücadele eden Siyonizm, Kendi Dünya imparatorluğunu kurmak için Kısır gıdaları yaygınlaştırarak Türlerin kısırlaşmasına yol açıyor.
Gıdalarda kullanılan sentetik katkılar en fazla sperm ve yumurtayı tahrip ediyor.
Resmi verilere göre günümüzde gençlerin %70'i tedavi olmadan çocuk sahibi olamıyor.
KURANI KERİMDE EŞCİNSELLİK - LİVATA
Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz? (7/80)
"Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz." (7/81)
Kavminin cevabı: "Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış!" demekten başka olmadı. (7/82)
Kavmi ona doğru koşarak geldi; onlar daha önceden kötülükler işlemekteydiler. "Ey kavmim" dedi. "İşte benim kızlarım, bunlar sizler için daha temizdir.
Artık Allah´tan korkun ve beni misafirim önünde küçük düşürmeyin.
İçinizde hiç aklı başında olan (reşid) bir adam yok mu?" (11/78)
Dediler ki: "Andolsun, senin kızlarında bizim haktan bir şeyimiz (ilgimiz ve arzumuz) olmadığını sen de bilmişsindir. Bizim ne istediğimizi gerçekte sen biliyorsun." (11/79)
Şehir halkı birbirlerine müjdeler vererek geldi. (15/67)
(Lut onlara) "Bunlar benim konuğumdur, beni utandırıp-dillere düşürmeyin" dedi. (15/68)
"Allah´tan korkup-sakının ve beni küçük düşürmeyin." (15/69)
Dediler ki: "Biz seni ´herkes(in işin)e karışmaktan´ alıkoymamış mıydık?" (15/70)
Dedi ki: "Eğer yapmak-istiyorsanız, işte bunlar, benim kızlarım." (15/71)
Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör-sersemdiler. (15/72)
"Siz insanlardan (cinsel arzuyla) erkeklere mi gidiyorsunuz? (26/165)
"Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz." (26/166)
Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın. (26/167)
"Dedi ki: "Gerçekten ben, sizin bu yaptığınıza öfke ile karşı olanlardanım." (26/168)
"Siz gerçekten, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Hayır, siz (yaptığı şeyi) bilmeyen bir kavimsiniz." (27/55)
"Siz, (yine de) erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve bir araya gelişlerinizde çirkinlikler yapacak mısınız?" Bunun üzerine kavminin cevabı yalnızca: "Eğer doğru söylüyor isen, bize Allah´ın azabını getir" demek oldu. (29/29)