MHP'de Hukuksuz Aşırı Baskı İstifa Getirdi

MHP Genel Başkan yardımcısı Şevkat Çetinin Partinin birlik beraberliğine dinamit koyan keyfi uygulamaları milletvekillerini de isyana teşvik etti, İlk istifa Ümit Özdağ'dan


MHP'de deprem...

Bahçeli'nin meşru olmayan müdahalesiyle teşkilatları kapatmasına Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ istifa ederek tepki gösterdi.

Özdağ, olağanüstü kurultay çağrısı yaptı.

 

MHP Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin partide yaşanan ağır üzüntü ve derin hayal kırıklığını aşmak, mevcut istikrarsızlığa son vermek için partiyi olağanüstü kurultaya götürmesinin toparlayıcı bir adım olacağını açıkladı. 

 

HALAÇOĞLU VE YENİÇERİ DESTEKLEDİ

 

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Özdağ ve MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu ile birlikte 24. dönem MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri de katıldı.

 



 

Devlet Bahçeli’nin hizmetlerini tarihin ve ülkücülerin unutmasının mümkün olmadığını söyleyen Özdağ, “Devlet Bahçeli ile ilgili tarihsel gerçek, günlük kızgınlık ve gerginliklerin ötesinde ülkücü hareketin Devlet ağabeyi olduğu ve Devlet ağabeyi olarak da her zaman kalacağıdır.” dedi. 

 

 

Özdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin MHP’de yaşanan ağır üzüntü ve derin hayal kırıklığını aşmak, mevcut istikrarsızlığa son vermek için artık ülkücülerin çok büyük bir bölümünün olduğu gibi toplumun da beklentisi haline gelen olağanüstü kurultaya partiyi götürmesinin toparlayıcı bir adım olacağını söyledi. 

 

DERİN HAYAL KIRIKLIĞI AŞILMALIDIR

 

Özdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin MHP’de yaşanan ağır üzüntü ve derin hayal kırıklığını aşmak, mevcut istikrarsızlığa son vermek için artık ülkücülerin çok büyük bölümünün olduğu gibi toplumun da beklentisi haline gelen olağanüstü kurultaya partiyi götürmesinin toparlayıcı bir adım olacağını söyledi. Özdağ toplantı sonrası basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, “Kongre isteyen delegelerle ilgili kapatma ve işlemler başladı. Siz de olağanüstü kongre talebinde bulunuyorsunuz. Partideki görevinizle ilgili bir yaptırım bekliyor musunuz?” soruna Özdağ, “Genel başkanımıza genel başkan yardımcılığında istifa mektubunu yolladım. Asla böyle bir şey beklemiyorum, beklemiyoruz. Demokratik bir taleptir. Genel başkanımıza karşı bir tavır değildir. Sadece Türkiye’nin ağır şartlardan geçtiği bir dönemde MHP’ye çok ihtiyaç duyulan bir dönemde, güçlü bir MHP’nin genel başkanımızın partimizi olağanüstü kongreye götürerek inşa etme çabasına destek için yapılan bir açıklamadır.” cevabını verdi. 

 

 


Çağrı şu şekilde:

 

Sayın Basın mensupları,

 

Türkiye’nin de içinde bulunduğu Kafkasya, Balkanlar ve Ortadoğu’da 1990’dan bu yana devletler yıkılmakta ve sınırlar yeniden çizilmektedir. 1990’da başlayan ve nihayet Suriye’de yaşanan iç savaş, ülkemizin sınırlarını zorlamaya başlamıştır. Ortadoğu’daki gelişmelerden cesaret alan PKK terör örgütü AKP’nin yanlış politikalarının neticesinde güçlenmiş ve ülkemizi bölmek için emperyalistler ile işbirliği içinde bir saldırı başlatmıştır. 

 

Türkiye izlediği yanlış dış politikalar sonucunda dünyada yalnızlaşmıştır. 

 

Dış borç ve iç tüketime dayanan israf ekonomisi artık kaldırılamaz ve sürdürülemez bir noktadadır. Ülkemiz ağır bir ekonomik krizden geçmektedir.  

 

Bütün bunlar göz önüne alındığında Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en büyük tehdidi ile karşı karşıya olduğu bir dönem yaşanmaktadır. 

 

Öte yandan Türk Dünyası’nın ayrılmaz ve vazgeçilmez parçaları olan Kerkük, Telafer, Tuzhurmatı, Halep ve Bayır-Bucak’ta Ortadoğu Türkmenliği tasfiye edilmektedir. 

 

Türkiyemize ve Türk Dünyasına yönelik bu ağır tehditler, ülke hassasiyetlerini gözeten, Türkiye’nin varlığı ve birliğini her şeyin üzerinde gören güçlü bir Milliyetçi Hareket Partisi’ne ne kadar ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Nitekim Milliyetçi Hareket Partisi kurulduğu günden buyana sarsılmaz ve geri adım atmaz milli duruşu ile ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğünün en önemli siyasal ve toplumsal güvencelerinden biri olmuştur. Türkiye’yi ve Türk Milletini bu ağır ve büyük krizden, ancak Kuva-i Milliye’nin gerçek temsilcisi olan Milliyetçi Hareket Partisi’nin çıkarabileceği, geniş halk kesimlerinin ortak düşüncesidir.

 

Bugün Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ağır ve büyük tehdidi aşabilmesi için de her zamandan daha fazla güçlü bir Milliyetçi Hareket Partisi’ne ihtiyaç vardır. Ancak 1 Kasım seçimlerinde alınan sonuç, öncelikle Milliyetçi Hareket Partililer ve ülkücü taban tarafından haklı olarak kabullenilmemiştir. Ülkücüler bilmektedir ki, Milliyetçi Hareket Partisi’nin toplumdaki karşılığı 1 Kasım seçimlerinde alınan sonuçlar ile ölçülemez. 

 

Milliyetçi Hareket Partisi yarım asırdır Türk siyasi hareketinin ana damarıdır. Milliyetçi Hareket Partisi, bastığı toprak, tuttuğu bayrak, döndüğü kıblesi tartışmasız belli olan tek partidir. Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye’nin milli güç dinamosudur.  Velhasıl Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye’nin kurtuluş reçetesidir. Zira ülkemizdeki tüm insanları birleştirecek ve milli birliği temin edecek yegane siyasi organdır. Zaten milliyetçiliğin temeli de; ülke insanları arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin tümünü kucaklamak değil midir?

 

Milliyetçi Hareket Partisi’nin milli sınırlarımız tehdit altında iken mahkeme  kapılarına sürüklenmesini kabullenmek mümkün değildir.

 

Milliyetçi Hareket Partisi’nin AKP’nin PKK açılımı adını verdiği teröre teslimiyet politikasının sonucunda Güneydoğu Anadolumuzun bazı yerleşim yerlerinde iç savaş benzeri görüntüler sergilenirken, enerjisini iç çekişmeler ile tüketmesi onaylanamaz.

 

Milliyetçi Hareket Partisi’nin, parlamenter demokrasi ve üniter yapımız tehdit edilir, milli değerlerimiz başta olmak üzere tüm değerlerimiz tahrip edilirken, hukuk devleti tasfiye edilirken, kaderinin yargı eline teslim edilmesi asla ülkücü duruş ile bağdaştırılamaz.

 

Milliyetçi Hareket Partisi’nin 1 Kasım seçimlerinin ortaya çıkardığı ağır üzüntü ve derin hayal kırıklığını hızla aşarak bütün gücünü Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunların çözümüne harcaması ve Türk Milletine güven verebilecek bir mücadeleye ve çalışmaya başlaması gerekmekte ve beklenmektedir. 

 

Kurucu önderimiz, Ülkücü hareketin başbuğu Alparslan Türkeş’in yanında 12 Eylül sonrasında yaşanan krizin aşılmasında birinci derecede görev alan ve Türkeş’in vefatından sonra ilk seçimlerde Milliyetçi hareket Partisini iktidara taşıyan Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin hizmetlerini tarih unutmayacaktır. Devlet Bahçeli ile ilgili tarihsel gerçek günlük kızgınlık ve gerginliklerin ötesinde ülkücü hareketin Devlet ağabeyi olduğu ve Devlet ağabeyi olarak kalacağıdır.

 

Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin Milliyetçi Hareket Partisi’ni yaşanan ağır üzüntü ve derin hayal kırıklığını aşmak, mevcut istikrarsızlığa son vermek için artık ülkücülerin çok büyük bir bölümünün olduğu gibi toplumunda beklentisi haline gelen olağanüstü kongreye götürmesi büyük bir toparlayıcı adım olacaktır.

 

Olağan üstü kongre Milliyetçi Hareket Partisi’ni tartışılır parti olmaktan çıkaracak, Milliyetçi hareket Partisi’ne atılım yapmak için büyük bir güç verecektir. 

 

Nitekim Türkiye bir savaş bölgesinde bulunur ve bünyesinde iç savaş benzeri koşullar yaşanırken Cumhurbaşkanı Erdoğan sırf başkan olmak uğruna ülkeyi tekrar bir erken genel seçime sürüklenmeye çalışmaktadır. Bazı siyasi partiler erken genel seçim için değişik boyutlardaki çalışmalarını başlatmış bulunmaktadır. 

 

Bütün bunlar yaşanırken, MHP Genel Merkezi olağanüstü kongre için imza veren üst kurul delegelerinin çoğunlukta olduğu parti teşkilatlarını kapatmaktadır. Bazı ülküdaşlarımız son günlerin gerilimi ile Sayın Genel Başkanımıza ve Genel Merkez yönetimine karşı kabul edilemez sert ifadeler kullanmış olsalar dahi birleştirici olması gereken Genel Merkez’dir. Tasfiyeci tavır Milliyetçi Hareket Partisi’ni muhtemel bir erken genel seçimde büyük sıkıntılar ile karşı karşıya bırakacaktır.

 

Olağan üstü kongre için imza veren MHP üst kurul delegeleri parti tüzüğünde yer alan demokratik haklarını kullanan saygıdeğer ülküdaşlarımızdır. Olağan üstü kongre için imza verenler de vermeyenler de aynı derecede saygın ülkücüler ve Milliyetçi Hareket Partililerdir. Bu kadroların birlikte sayın genel başkanımızı, merkez yürütme kurulunu seçtiği unutulmamalıdır.

 

Milliyetçi Hareket Partisi, mahkemeye düşürülüp, kaderi yargının ellerine teslim edilmemelidir.  Yargının ne karar vereceği hiç önemli değildir. Hangi kararı verirse versin Milliyetçi Hareket Partisi kendi iradesi ile Kongresi ve geleceği ile ilgili karar almamış duruma düşecektir. Bunu herkese anlatsak bile ülküleri uğruna can veren şehitlerimize anlatamayız. 

 

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, Türkiye’de demokratik rejimin otoriterleşmesini engellemek, parlamenter sistemin tek adam diktasına dönüşmesini durdurmak için mücadele eden bir siyasi lider olduğunu kabul ediyoruz. Sayın Genel Başkanımızın Türkiye için istediği demokrasiyi Milliyetçi Hareket Partisi’nde de uygulamasını istiyoruz.

 

Sayın Genel Başkanımızdan ülkücü iradeye inanarak ve güvenerek Milliyetçi Hareket Partisi’ni en kısa zamanda olağanüstü kongreye götürmesini rica ediyoruz.

 

Sonuç olarak şunu da açıkça belirtmek isteriz ki, bu açıklamamız, hiçbir grup veya kişiye destek amacını taşımadığı gibi Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’ye karşı da bir tavır olarak görülmemelidir.  Amacımız Milliyetçi Hareket Partisinin her mensubunu barış ve kardeşlik içinde kucaklamak, birleştirici anlayışı ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin layık olduğu iktidara taşımayı arzulayan bir demokratik girişimi ortaya koymaktır.  Zira her ülkücünün ve dava arkadaşımızın, kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesini milli bir zaruret olarak görmekteyiz.

 

Türk kamuoyuna saygı ile duyururuz. 

 

Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, MHP Kayseri Milletvekili

Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, MHP 24. Dönem Ankara Milletvekili

Prof. Dr. Ümit Özdağ, MHP Gaziantep Milletvekili   

 

SON DAKİKA DİP NOTU

 




Bugün Ümit Özdağ ve Özcan Yeniçeri ile birlikte MHP'nin olağanüstü kongreye götürülmesi için basın toplantısı yaptık. MHP'nin yargı önüne çıkmasının doğru olmadığını ve bu sebeple tüm ülkücü camianın ayrışmasına meydan verilmemesini önerdik ve Genel Başkanımızın kararıyla olağanüstü kongre yapılarak ülkücü camianın iradesine başvurulmasını istedik. Kimsenin karşısında veya yanında değiliz. Tek amacımız MHP'nin iktidar olmasıdır. Partimizden de istifa etmiş değiliz. Saygılarımla...

Prof.. Dr. Yusuf Halaçoğlu

 

 



 

 


Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) kurucu kurul üyeleri, MHP’nin bazı il ve ilçe teşkilatlarının kapatılmasını eleştirdi.

 

MHP’li kurucu üyeler, “MHP’deki iç tartışmaların, il ve ilçe teşkilatlarının feshedilerek gönüldaşlarımızı ötekileştirecek veya başka yollarla uzun süre devam ettirilmesi ve mahkeme kararı ile çözüm aranır hale gelinmesi, partimize ve ülkemize zarar vermektedir.” dedi.

 

MHP Kurucu Kurulu üyelerinden Ali Sağır, Aziz Mecit, Hayrettin Başeğmez, Kemal İnandı, Mehmet  Topçu,  Mehmet  Küçükince, Muharrem Şemsek,  Mehmet  Gümüştaş, Mevlüt Dedeoğlu, Muttalip Polat,  Niyazi Ahıska  ve Selahattin Güntay MHP’nin bazı il ve ilçe teşkilatlarının kapatılmasıyla ilgili yazılı bir basın açıklaması yaptı.

 

MHP’li Kurucu Üyelerin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “MHP’deki iç tartışmaların, il ve ilçelerin feshedilerek gönüldaşlarımızı ötekileştirecek veya başka yollarla uzun süre devam ettirilmesi ve mahkeme kararı ile çözüm aranır hale gelinmesi, partimize ve ülkemize zarar vermektedir. Kısa sürede doğru bir çözüm üretilerek bu mevcut tartışmalı durumun sonlandırılması partimizin ve Türkiye’nin hayrına olacaktır. Bunun için kongre isteyen genel başkan adayları ve delegeler bu taleplerini mahkemeye iletmiş olsalar da, Sayın Genel Başkanımız ve genel merkez yönetimi, mahkeme bir karar vermeden ‘Seçimli Olağanüstü Kongre’nin toplanmasına karar vererek bu problemleri kendi içimizde çözülebilir hale getirebilir. Böyle bir durumda da ilgililerce dava geri alınarak konu çözülmüş olabilir.”