MİMAR SİNAN ÜNİVERSİTESİ MECLİS GÜNDEMİNDE

TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinin Vakıflar Genel Müdürlüğüne aktarılmasını Meclis'e taşıdı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinin Fındıklı Yerleşkesindeki Cemile Sultan Sarayının da Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne aktarılmasının ardından, yerleşkedeki tüm binalar vakıflara ait olmuş oldu. Konuyu Meclis'e taşıyan Süleyman Bülbül, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

Süleyman Bülbül önergesinde, sarayın 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 30. Maddesine dayanarak devredildiğini ancak maddenin mülkiyet hakkına, anayasaya ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu belirterek, “Bu kapsamda Cemile Sultan Sarayının vakfa devredilmesiyle kamuoyuyla paylaşılması gereken hususlar mevcuttur” ifadelerine yer verdi. 

Süleyman  Bülbül önergesinde Bakan Ersoy’a şu 6 soruyu sordu: 
1-Cemile Sultan Sarayı 5737 sayılı kanunun 30. maddesinde bahsi geçen üç kriteri nasıl sağlamaktadır?
2-Cemile Sultan Saray’ı vakıf suretiyle mi yapılmıştır? 
3-Yapılan devirle Saray hangi vakfa devredilmiştir?
4-Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinin tescil sonrasında yapmış olduğu açıklamada sembolik bir kira ödeyeceği ifade edilmiştir. Bu kapsamda ödenecek kira ne kadardır?
5-Binanın vakıf adına tescil edilmesi ile ne amaçlanmaktadır?
6-Binanın kullanım şekliyle ilgili bir değişiklik olacak mıdır?


Cemile Sultan Sarayı
Cemile Sultan, Mahmut Celaleddin Paşa ile evlendikten sonra 1884 yılına kadar kadar burada
yaşamış, ardından sahil sarayı Abdülaziz’in kızı Nazime Sultan ve kocası Derviş Paşazade
Ahmet Paşa tarafından kullanılmıştır.


19 Ocak 1910 tarihinde gerçekleşen Çırağan Sarayı yangını sonrasında Cemile Sultan Sarayı, 
varislerinden satın alınarak 1913 yılından Osmanlı Meclisi’nin son toplantısı olan 12 Ocak
1920’ye dek Meclis-i Mebusan toplantılarına ev sahipliği yapmıştır. Binada mekâna ilişkin ilk
değişlikler bu dönemde yapılmış; salonlara takviye amaçlı dikmeler ve asma katlar
eklenmiştir. Bina Cumhuriyetin ilanından sonra İstiklal Mahkemesi olarak da kullanılmıştır.
(Tuğlacı, 1981)


1926 yılında, Atatürk’ün isteği ve T.C. Meclisi’nin onayı ile o zaman ki adıyla Mekteb-i
Sanayi-i Nefise-i Şâhâne (Sanayi-i Nefise Mektebi) devredilen saray binasının bir eğitim
yapısına dönüşümü başlamıştır. 1928 yılında Mekteb-i Sanayi-i Nefise-i Şâhâne, Güzel
Sanatlar Akademisi adını almıştır (MSGSU, 2014). Bu süreçte; Akademi’nin eğitim
ihtiyaçlarının karşılanması için yapının plan düzeninde değişikliklere gidilmiş, Karaköy
yönündeki giriş sofası, ikiye bölünerek resim atölyelerine, Kabataş yönündeki giriş sofası ise
bölünerek kütüphaneye ayrılmış, üst kat sofası ise konferans salonu olarak kullanılmıştır
(Aysel, 2012).


Bu dönemde yapının cephesinde de bazı değişiklikler gözlenmektedir. Yapının özgün pencere
düzeni atölyelere daha fazla ışık alabilmek için bozulmuş ve çevrelerindeki söve ve alınlıklar
yok olmuştur (Şekil 6).

1 Nisan 1948’de gerçekleşen yangın, yalnızca mekâna zarar vermemiş, Akademinin
kuruluşundan o güne kadar oluşmuş Cumhuriyetin kuruluş heyecanı ile gerçekleştirilmiş
çalışmalardan oluşan arşivin ve birikimin de yitirilmesine sebep olmuştur(Serdengeçti, 1948).


Yangın sonrası, yapının yenileme projesi için Yüksek Mimarlık Bölümü proje hocaları, Sedad
Hakkı Eldem, Arif Hikmet Holtay, Ahsen Yapanar, Mehmet Ali Handan, Asım Mutlu, Halit
Femir, Feridun Akozan’dan oluşan bir komisyon kurulmuştur(Aysel, 2013).
Bu komisyonda binanın yanmadan önceki mekan özelliklerini ve kurgusunu devam ettiren
Prof. Arif Hikmet Holtay’ın önerisi olan, bir proje yapılacak uygulama için değerlendirilmiş
olup, Sedad Hakkı Eldem ve Mehmet Ali Handan’ın hazırladıkları Modern Mimarlık
Dönemi’nin özelliklerini taşıyan proje oy çokluğu ile kabul edilerek uygulanmıştır. 23 Nisan
1953’te Güzel Sanatlar Akademisi yenileme uygulaması yapılan Cemile Sultan Sarayı’nda 
eğitime geri dönmüştür. (Türkmen, 1999)


Şekil 7 Yenileme sırasında denizden çekilmiş bir fotoğraf. (MSGSÜ Fotoğraf Atölyesi Arşivi).
Bu projenin özelliği, yığma kâgir dış duvarların korunarak, içinin yalın, brütalist bir anlayışla
betonarme olarak yeniden inşa edilmesidir. Yangın sırasında hasar gören dış cephe de yalın
tasarlanmıştır. Yanan yapının cephesinde uygulanan silme ve işlemeler uygulanmamış, özgün
profil silme ve söve detayları yerine kalın fugalar kullanılmıştır. Yangın öncesinde resim
atölyelerine ışık almak amacıyla birleştirilerek büyütülen kara ve deniz cephesindeki
pencereler de eski düzenlerine getirilmiştir. Yapının Beşiktaş yönünde yer alan atölyelere
kuzey ışığı almak amacıyla geniş ve yüksek pencereler açılmıştır. 

cemile sultan sarayı vakıflara mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi