Sen Kendine Güvenenlerdenmisin?

Eskiden sosyal hayatın eğitimi doğumla birlikte başlar, Aile içinde parmak kadarda olsa çocukların önünde uygunsuz davranışlar sergilenmez, bağırıp çağırılma, birlerini suçlamazlardı.


Anne-Baba itilaflarını çocukların olmadığı ortamlarda halleder çocukların yanında hep ideali oynarlardı.

Yokluk Savaş yılları olmasına rağmen hayattan fazla bir beklentileri yoktu, dizindeki bir yama kişiliği için sorun olmazdı, pençe yapılmış bir ayakkabıdan utanılmazdı ve yeni bıcır bıcır giyinenler fazla fark edilmezdi, Kimse pahalı ve yeni giyiniyor diye, kolunda saati var diye, iltifat etmezdi.

 

1950 lerden sonra "Marchall" yardımları ile hak etmediğimiz "Haram" ulufelerle zenginleşmiş gösterildik, İsraf tüketimi arttı, partizanlıklarla köşe dönmeceler memlekete huzur değil mutsuzluk getirdi. 1958 yıllarından sonra Fatihteydim, sokak kapımızın kilidi yoktu, geceleri ise arkadan bir çubuk takılırdı.

Evde olmadığımızı belirtmek için ucuz küçük bir asma kilit kapıya takılırdı.

 

O günden sonra yöneticilerimiz ellerinde olmadığı halde dış borç ile iç borç ile Türkiyeyi yılda 52 milyar dolar yıllık faiz ödeyen bir ülke haline getirdi. 

Yıl 2014 hala aynı aynı iflas politikası devam ediyor. ve toplum üretmeden, asla hak etmediği kadar tüketiyor. 

Dün bir kişinin yaptığı işi 5-10 kişi yapıyor, bununda kalitesi bile olmuyor.

Tolumsal olarak bu nedenle özgüvensiz, merhametsiz bir toplum olduk, Fakat genede bir vesile özgüvenli sağlıklı insanlarımız var.

özellikleri ise aşağı yukarı aşağıdaki gibi, Siz bu listenin ne kadarına evet diyebiliyorsunuz?

 

Özgüveni Yüksek İnsanların Bazı Özellikleri

 

Karşılaştığınız anda özgüveninden etkilendiğiniz bazı insanlar vardır ve arkalarında daima sırlarının ne olduğunu dair bir merak duygusu bırakırlar. İşte özgüveni yüksek bu insanlarda farkedebileceğiniz özellikler

 

1 . Güçlü bir benlik duyguları vardır. Neden hoşlanıp neden hoşlanmadıklarını bilirler. Geniş tecrübeleri kişiselliklerini zenginleştirir.

2 . Sınırlarının farkındadırlar. Başkalarını mutlu etmek adına onları memnun etmeye çalışmazlar. Elbette bunun anlamı sadece egolarını güçlendirmek için aykırı olmaları değildir.

3 . Geçmişe takılıp kalmadan yaşadıklarından ders çıkarırlar. Geçmişimiz, hayatta ileri gidebilmemiz için yardımcı bir rol oynayabilir; tabii orada sıkışıp kalmazsak…

4 . Amaçlarının ve hayallerinin peşinden giderler. Zaman zaman korkabilirler fakat ne olursa olsun hayallerine ulaşmak için mücadele ederler.

5 . Hataların, öğretici fırsatlar olduğunu bilirler. Yaptıkları hatalar için kendilerini yargılamazlar. Hataların, bir dahaki sefere daha başarılı olabilmek için bir fırsat sunduğunu bilirler.

6 . Yeni şeyler denerler. Tecrübe en iyi öğretmendir. Yeni şeyler denemek insan olarak gelişimimize katkıda bulunur.

7 . Risk alırlar. Risk almaları gerekse de bilinçli seçimler yaparlar. Kumar ve risk arasındaki farkı bilirler. Ellerinden geldiği kadar önlemlerini alarak çaba göstermeye değeceğini düşündükleri risklerin üzerine giderler.

8 . Kurban rolünü oynamayı reddederler. Herkesin kendine göre yaşadığı zorluk ve mücadeleler vardır. Özgüveni yüksek insanlar bu zorlu durumların kendilerini kurban gibi hissettirmelerine izin vermezler. Elbette bazen kendimiz için üzülürüz; fakat bunu kendimize acıma noktasına getirmemeliyiz.

9 . Başkalarının ve kendilerinin başarılarını takdir ederler. Gerçekten özgüven sahibi insanların kıskançlık beslediğini veya başkalarının başarılarını hafife aldığını göremezsiniz. Onlar daima başka insanların başarılarını da takdir ederler.

10.  Her bir saniyelerini görüşmelerle veya teknolojiyle doldurma gereği duymadan kendi düşünceleriyle başbaşa kalabilirler.

11 . İçgüdülerine güvenirler. Kendimiz için en iyi seçimleri yapabilmemiz için, içgüdülerimiz bize rehberlik ederler.

12 . Değişimi kabul ederler. “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.”  Değişiklik her zaman hoşlarına gitmese bile onları kabullenmeyi ve en iyi şekilde ayak uydurmayı tercih ederler.

13 . Sağlıklarına önem verirler. Sağlıklı besinler, dinlenme ve aktivitelerle vücutlarını zinde tutarlar.

14 . Başkalarını küçük düşürmek yerine onları teşvik ederler. Özgüven ve ego aynı şeyler değildir. Özgüveni yüksek insanlar kendilerini yükseltmek için başkalarını alçaltmaya ihtiyaç duymazlar.

15 . Kendilerini küçümsemezler. Elbette kimse mükemmel değildir.  Özgüveni yüksek insanların da zayıf anları mutlaka olur.  Fakat onlar bunların üstesinden gelip yollarına devam ederler.

16 . Kendilerinin vazgeçilmez olduğunu düşünmezler, Mutlaka kendilerinden iyiler vardır onu ararlar.

17 . Moda, Konfor takıntıları yoktur, Kaliteli ürün kullanırlar fakat Marka takıntıları yoktur, Ucuz malın kalitesininde ucuz olduğunu bilirler.

18 . Hayat hakkında endişeleri vardır, Olumsuz, yıkıcı, akılsız girişimcilerin korkulu rüyalarıdırlar.

19 . Kolay kolay lafla ikna olmazlar, somut gerekçe gördüklerinde itiraz etmeden yardımcı olurlar

20 . Birilerinin beğenmesini beklemezler, bana yakıştımı sorusunu insanlara değil aynalara sorarlar.

21 . Kendi varlıklarının, toplumun varlığı ile mümkün olacağını bilir, toplum adına özveride bulunmaktan çekinmezler.

22. Asla korkak değil tedbirlidirler, yeniliklere körü körüne değil, akılları yattığında açıktırlar.

23 . Mahçup olmaktan, Suçlanmaktan, Beceriksiz olmaktan hiç hoşlanmazlar, Bu nedenle ince eler sık dokurlar.

24.. Başarısız olduklarında içine kapanır, ortadan kaybolur, başarısızlığını telafi edecek projeler için çalışırlar.

25 . Övülmeyi sevmezler, Görevlerini yaparken iltifat kabul etmezler, Hak ettiklerinde tebrik edilmek hoşlarına gider.

26 . En tehlikeli insanın yalancılar olduğuna inanırlar, Çünkü yalancı ile iş olmaz, dostluk olmaz, güven olmaz.

27 . Kaliteli yaşamaya çalışırlar, Güvenmedikleri şeyleri yemez, giymezler, sağlıklı olmak aynı zamanda kimseye muhtaç olmamak olduğunu bilirler.

28 .Yardımlaşmayı severler, yardımı hak edene yardım ederler. Dilenciler yerine çevrelerindeki yardıma muhtaç kişileri bulur sahip çıkmaya çalışırlar.

29 . Dünyayı değil kendilerini düzeltmeye çalışırlar, Kendileri düzgün ise huzurludurlar.

30 . Azami alçak gönüllüdürler, takdir beklemedikleri için farkedilmedikleri yerde morallari bozulmaz.

 

Toplumsal hayatımızda Aile içinde, iş yerinde, sokakta sorun çıkaranlar, bencil davrananlar, duyarsız olanlar, suç işlediğinde pişkinlik yapanlar, utanmayanlar araştırıldığında sosyal hayatlarında olduğu gibi kişisel hayatında da düzensiz, bakımsız, mutsuz, kendi suçunu başkalarının üstüne atan, tutulacak yeri olmadığı halde, milletin gözünün üstündeki kaştan şikayet eden kişiler olduğunu görmekteyiz.

 

Alıntı: diyadinnet.com

Bazı kadınlar en ufak bir eleştiride bile anında demoralize olurken, bazı kadınlar nasıl oluyor da her durumda kuyruğu dik tutmayı başarabiliyor? Eğer siz de demoralize takımındansanız, kendine güveni olmayan kadınlardansanız işte kurtuluşunuzun ayrıntıları…

Hayatta her kapıyı açan en büyük Anahtar kendine güvenmektir… Başarının sırrı, mutluluğun çatısı! ve ne yazık ki, herkeste bulunmuyor. Hazır bir reçetesi yok. Bakkallarda marketlerde de satılmıyor. Satılıyor olsa alır mıydınız? Daha açık sormak gerekirse, siz kendinize güveniyor musunuz? Zor bir soru oldu biliyoruz. İnsan kendine güvenip güvenmediğinden emin olamıyor kimi zaman. . . Sanki duruma ve şartlara göre değişiyor gibi geliyor. Oysa güven ya vardır, ya da yoktur! O halde, en iyisi önce size mini bir test yapalım, durumu anlamanıza yardımcı olalım!

Akıllısınız, güzelsiniz, eviniz, kariyeriniz, eşiniz, çocuğunuz, kısaca her şeyiniz var… Ancak bir Gün, olumsuz bir olayla karşılaştınız. Yanlış bir şey yaptınız, olmayacak bir hata… Söylememeniz gereken bir şey söylediniz. İşleri yetiştiremediniz. Patronunuz bu işin altından kalkamadığınızı ima etti. Eşinize asılan kadın, içinizdeki yeşil gözlü canavarı uyandırdı, kızılca kıyamet koptu. Peki, bu gibi bir durumda iç sesiniz ne dedi?

"Tanrım, ne kadar da sersemim'

"Her zaman aptalca şeyler söylüyorum'

"Hiçbir şeyi zamanında bitiremem'

"O benden çok daha başarılı'

"Kimse beni sevmiyor'

"Bugün çirkin hissediyorum, ben zaten çirkinim'

Eğer bu gibi cümleler sık sık aklınızdan geçiyorsa, güveninizin limitlerini biraz zorlamanız gerektiği muhakkak! Hemen harekete geçin ve bu cümleleri olumluya çevirin.

"Ben değerliyim, bu seferlik böyle olsun'

"Herkes hata yapabilir, ben kendime güveniyorum'

"Kendim olmayı seviyorum'

"Yaptığım her şey benim seçimim'

"Elimden gelenin en iyisini yaparım'

Güveninizi nasıl kazanacağınızı yazının başından anlattık! Ancak elbette bir anda değişmek mümkün olmuyor, olamıyor. Kendinize olan güvenizi sağlayabilmek için, çocukluğunuza kadar dönmeniz gerekecek.

Evet, anlayacağınız bu yazı bir nevi terapi niteliğinde geçecek!

Önce öz saygı gerek

İşyerinde "toplantı var' dediklerinde eliniz ayağınız birbirine mi dolanıyor? Ya da sevgilinizin en yakın kız arkadaşının bir top modele benzemesi sizin kendinize olan güveninizden mi çalıyor? Kendine güvenen biri olmak için, her şeyden Önce tamamlayıcı kavramları bir araya getirmeliyiz. Kendine güven duyan insan nasıl bir İnsandır, önce bunu irdelemeliyiz. Başkalarını eleştiren ama eleştirileri takmayan, lafını esirgemeyen, dobra, kibirli bir arkadaşımızı belki özgüveni yüksek biri olarak görüyor olabiliriz, ama çevremizde her başı dik gezen kişinin kendine güvenen biri olduğunu söylemek oldukça güç! Belki de o kişinin tüm sorunu, kendine güvenmeyen, kompleksli biri olması. . . Evet, bu da muhtemel! Çünkü kendine güven duyan insanlar, hayatta çok daha farklı bir duruş sergiliyor. Kendine güven; öncelikle hayatta yaşanılan olaylarla baş edebilmek anlamına geliyor. Hayata karşı yapıcı ve olumlu bir bakış açısını ve kendi gücüne inanmayı gerektiriyor. Birinin sizi onaylaması karşısında gözlerinizin mutluluktan ışıldaması değildir özgüven sahibi olmak… Kendinize olan öz saygınızla gelişir her şeyden önce… Bu yüzden, kendine güven konusunda üzerinde en çok durulması gereken şey özsaygı! Öz saygı, kişinin kendini tanıması, kendini ve sınırlarını olduğu gibi kabul etmesi ve bundan hoşnut olmasıyla ilgilidir. Öz saygı, kişinin kendisiyle barışıklığından beslenir. Yaşam Koçu Yasemin Sungur; "Kişinin kendisini tanıması (öz saygı), değer vermesi (öz değer), kendini kontrol edebilmesi (öz denetim) ve etkin yönetmesi (öz disiplin) kişiyi yaşamda mutlu, huzurlu kılar' diyor.

Kendine güven duyan insanları sadece "özgüven' ve "başarı' kelimeleri ile anlatmak işte bu yüzden eksiktir. "Her zaman başarılıdır' tanımı yerine, "Ne istediğini bilir, kendisine ve çevresine saygısı ve sevgisi vardır, yaşadığı olumsuzluklara rağmen ayakta kalır, kendisine ve çevresine saygı ve sevgisini yitirmez' tanımları daha uygundur.

Anne, sen ne yaptın?

Peki, nasıl oluyor da bazı insanların özgüveni fazlayken diğerlerinin kendine olan güveni diplerde geziyor? Kendinize güven duymama nedenini siz belki de oluşunuza, yapınıza bağlıyorsunuz; ancak tüm suçlunun anne-babanız olduğunu biliyor musunuz? Uzmanlara göre, güvenin yapılandırılmasında kırılma noktası çocukluğa dayanıyor! Çünkü temel güven duygusu, yaşamın ilk yıllarında atılıyor. Güvenin nasıl oluştuğuna dair en önemli hipotez, kişinin çocukluk çağında anne-babası veya öncelikli bakıcısı olan kişiyle kurduğu bağ ve ilişkiyle ilgili olduğu… Yaşamın başında doyurulmamış kişinin sahip olacağı güvensizlik duygusunun, ilerleyen yıllarda giderilmesi sanıldığı gibi kolay da olmuyor. Temel güven duygusu ile ilgili sorun yaşayan kişiler, bu İzleri yaşamlarının ilerleyen yıllarında da sergiliyor. Ebeveyn ve yakın çevremizin, çocukluğumuzda bize olan tutumuna göre hayata karşı güvenli, ikircikli veya kaçınan bir tutum sergilemeye başlıyoruz. Psikolog Aslı Akkan, "Bu dönemde çocuğa verilen sevgi, şefkat ve ilgi ne kadar koşulsuz olursa, çocuk hayatta o kadar özgüven sahibi olacaktır' diyor. Yani çocuklara "Şunu yaptığın/yapabildiğin için seni seviyorum' dememek gerekiyor!

Eğer siz de çocuk sahibiyseniz, bu konuya ayrıca eğilmelisiniz. Kız, erkek fark etmez, onun üzerinde aşırı kontrol kurmamak, her yaşta kendini ifade etmesini sağlayabilmek, "Sen yaramaz bir çocuksun' yerine "Yaramazlık yapmandan hoşlanmıyorum ama seni seviyorum' demek, eksik olduğunu düşündürmemek, her zaman desteklemek ve yeterlilik duygusunun oluşmasına yardımcı olmak gerçekten çok önemli! İşte bu yüzden, Yaşam ve Kariyer Koçu Yasemin Sungur'a göre bir anne-babanın hayattaki en önemli görevi, çocuğunu kendine güvenen biri olarak yetiştirmek!

Kırılan güven, güven değil

Bazen kendimize sorarız "Ben hemen demoralize oluyorum, başkaları neden olmuyor' ya da "Ben eskiden böyle değildim, niye şimdi böyle oluyor' diye… Nedeni basit; kendimize özgüvenimizin olmaması! Uzman Psikolog Aslı Akkan, kendine güveni olan kişinin özgüveninin yavaş yavaş yok olması gibi bir durumun söz konusu olmadığı görüşünde. "Çocukluk çağı travmaları ve kayıpları özgüvenin oluşmasını doğrudan etkiler. Ancak belli bir güvenle yetiştirilmiş ve özgüven duygusuyla ilgili sorunları olmayan bireylerin daha sonradan kırılganlaşmaları çok sık rastlanan bir durum değil. Bireyin özgüveni ‘o anlık' durumundan bağımsızdır. Ya oluşmuştur ya da oluşmamış. En ufak bir olayda güveni kırılan kişiler ikinci gruptadırlar. Onlar her zaman kendiliklerini ve durumu sorgular. Varsayımları hep Negatif ve karamsarlık üzerinden olacaktır. Bu tarz kişilerin ‘meli/malı' kalıpları üzerinden yaşadıkları ve sürekli ‘olması/yapılması/başarılması' gereken bir şeyin arayışı içinde oldukları söylenebilir. Özgüveni sağlam birisi de belli travmalar, başarısızlıklar ve kayıplardan etkilenir etkilenmesine, ancak bu, güvensiz kişide olacak yıkım kadar olmaz.'

Aşırısı da zararlı

Kimi güvensizlik sorunu yaşarken, kimi de "En iyi benim, herkesten mükemmelim, benden iyisi yok' modunda gezebiliyor! Ve güvensizlik nasıl büyük bir sorun ise, şişirilmiş bir ego da patlamaya hazır bir bomba gibi insanı korkutabiliyor. Çünkü narsist olarak adlandırılan bu kişiler, sürekli kendilerini över, onay/alkış/övgü bekler ve çok güvenli imajı verirler; oysaki bunun altında çoğu zaman gizlemeye çalıştıkları bir kırılganlık vardır. Yani güvenin niteliği, uzmanların belirttiği şekilde değildir. Zaten, gerçek anlamda kendine güvenin, aşırısı da olmazmış, öyle diyorlar… Özgüven, mümkün olduğunca gerçekçi değerlendirmeler içerisinde tutulduğu zaman Özgüvendir deniyor!

Psikiyatri Uzmanı Dr. Zafer Atasoy, kabarmış güvenin kişiyi daha kolay yanılttığım söylüyor. "Aşırı güven, kişinin daha kolay yanılmasına ve buna bağlı olarak zarar görmeşine yol açar. Kişinin güven duygusuna ne denli tevazu ve alçak gönüllülük, sabırlı olmak eklenirse, kişi o denli huzurlu olacaktır. Aşırı güvenin altında bilgisizlik olabilir; cahil cesaretinden söz etmek bu tür durumlarda söz konusu olacaktır!'

Kendine güvenen insan kimdir?

Kendine güvenen insanların özelliklerini öğrenerek kendinizi tartabilir, ayrıca çevrenizde kim kendine güveniyor, kim rol yapıyor anlayabilirsiniz!

- Konuşurken doğrudan göz iletişimi kurar.

- Beden durusu diktir, jest ve mimiklerini kullanır.

- Sesi işitilir ve açıktır, düzgün ve akıcı bir konuşması vardır.

- Olumlu düşünür, yapıcıdır.

- Sürekli iletişim içindedir, eleştiriye açıktır, etkilidir.

- Alçak gönüllüdür, doğal ve içtendir.

- Duygusal zekası gelişmiştir, esnek ve uyumludur.

- Sürekli öğrenir ve değişime açıktır.

- Risk alır, elinden gelenin en iyisini yapar.

- Sorumluluk alır, cesaretlidir, yeniliğe açıktır.

- Kararlıdır {inatçı değil), dengeli ve ölçülüdür.

- Endişe duyarak kendini sabote etmez.

- Ahlaki ilkeleri vardır ve adildir.

- Açık, samimi, dürüst ve doğrudandır.

- Gerektiği yerde kendini över (başkalarını küçümsemez ve suçlamaz).

- Başkalarının olumlu yönlerini de görür ve İfade eder.

- İşbirliği yapmayı bilir, kendi haklarını korur, başkalarının hak ve duygularını da hesaba katar.

Sosyal destek önemli

Kendine güven duymanın sırrı "güçlü olmak ve gücün farkında olmak'tır aslında! Ve güven duygusu sarsılmış, eksilmiş kişinin, Öncelikle güven duygusunun yenilenmesi için güçlenmesi gerekir. Dr. Zafer Atasoy; "Zedelenmiş güven için emek vererek yeni beceriler kazanmak ve başarılı olduğunu görmek, özgüvenin yeniden kazanılmasına yol açar. Bu süreç boyunca çevreden destek almak güvenin yerine gelmesinde geçirilen süreyi kısaltacağı gibi, zedelenme derecesini de azaltır. Sosyal destek de alınabilir. Karşılaşılan ruhsal örseleyici durumlar karşısında alınan yardım özgüven için değerlidir' diyerek, yapılabilecekleri sıralıyor.

Psikolog Aslı Akkan'ın önerisi İse, özgüveni etkileyebilecek negatif varsayımlar ve bilişsel süreçlerden mümkün olduğunca uzak durmak! "Bu süreçte alınabiliyorsa bir uzman desteği iyi olacaktır. Bilişsel süreçleri sınayıp değiştirmeye çalışırken, danışanlarıma Psikiyatrisi Dr. David Burns'un ‘İyi Hissetmek' kitabını öneriyorum. Özgüven sorunu yaşayan kişilere de bu kitabı öneririm!'

Elinizden gelenin en iyisini yapın

Yasemin Sungur; kişinin mutlu, etkili ve sevgiyle hayatını yaşayabilmesi, özgüveninin gelişmesi için, kendi duygularının bütünüyle farkında olması ve elinden gelenin en iyisini yapması gerektiği görüşünde. Peki, elimizden gelenin en iyisini yapmayı nasıl becereceğiz? İşte önerileri…

- Ailenizle, arkadaşlarınızla hissettiklerinizi açık paylaşacağınız ilişkiler kurun.

- Sizi önemseyen ve yargılamadan dinleyecek kişilerden yardım ve destek isteyin.

- Kendinizi keşfetmek için zaman ayırın.

- Sorular sorun kendinize. Yeniden değerlendirin düşüncelerinizi, duygularınızı tanımlayın.

- Farklı olaylara, yeni deneyimlere açık olun.

- Yaşadıklarınızı, zorluk, aşılamaz problemler olarak görmeyin,

- Değişim hayatımızın bir parçasıdır. Kabul edin. Değiştiremeyeceğiniz durumları kabul edin, değiştirebileceğini/ durumlara yoğunlaşın.

- Karşılaştığınız problemler ve stresli durumlarda başka insanlar ne yapıyor gözlem yapın, araştırın öyle adım atın.

- Problem çözme becerilerinize ve bu konudaki içgüdülerinize güvenin.

- Yaşanılan olaylar ne kadar üzücü olursa olsun, uzun vadedeki etkilerim göz Önünde bulundurmaya çalışın.

- Korku ve kaygılarınızı neden ve nasıl soruları ile açın, düşündüklerinizi yazın.

- Kaygılanmak yerine, olmasını istediğiniz şeyleri gözünüzde canlandırın.