Yeni Dünya Düzeni Türkiyeyi Vurdu
IMF ÖLDÜ YAŞASIN FED (Yeni Dünya Ekonomik Tetikçisi: FED) Paris baskını sorası açıklama yapan Dünya dolar patronu David Rockefeller ARTIK VAKTİ GELDİ ŞİMDİ BÜYÜK EKONOMİK KRİZLER OLACAK, BUNDAN SONRA BÜTÜN ÜLKELER BİZ NE DERSEN ONU YAPACAKLAR DEMİŞTİ
Yeni dünya Ekonomik düzeninde artık IMF yoktur..
ABD 15 yıllık çalışmalar sonucunda dünyanın ekonomik kontrolünü adım adım FED (Amerikan merkez bankası)' e teslim etmiştir..
Artık dünyanın geri kalanının ipleri FED' in elindedir..
FED'in alacağı ekonomik kararlarının dünyayı nasıl kül edeceğini göreceğiz.
2001 öncesi IMF üzerinden dünya ekonomisine yön veren güçlerin yeni düzene geçme hamleleri devam ediyor.
Dalgalı kur ve hedef enflasyon yöntemiyle gelişmekte olan ülkelerin Merkez bankalarına “Faiz” enstrümanı ile yerel ekonomisini , para politikasını, dış ticaret, sermaye hareketlerini, istihdamı düzeyini belirleme yetkileri tamamen devredilmiştir.
IMF 2000 öncesi sabit kurlarla dış ticaret açıklarının yığılması – devalüasyon sonucunda doğan yüksek enflasyon ve Dünya bankasının kapısına dayanan bu ülkelerin ulusal değerleri küresel sermaye tarafından dolaylı yollarla batıya transfer olurdu. İşte bu dünyanın geri kalanının artı değerlerini süpürüp alma operasyonlarının en son şekliydi.
Yeni strateji ile IMF ve Dünya bankası aradan çekilmiş oldu. 2001’den beri ABD’nin ne yapmaya çalıştığı pek anlaşılamamıştı. Döviz kurlarını Merkez bankaları faiz oranları üzerinden belirleme, para arz ve talebinin tam da doğru ekseniydi. Gelişmekte olan ülkelere bu yolla yönelen sermaye ve düşük faiz nedeniyle yapılan üretimler yığılmış ve bu durum ABD, AB ve Japonya’yı dış ticaret açıkları babında çok aşırı zorlayıp durmuştu.
ABD bu politikaları gelişmekte olan ülkelere dayatmasıyla IMF’yi saf dışı yapmış, FED( Federal Reserve System), yani Amerikan merkez bankası dünya ekonomisinin lokomotif kumandanı ve yöneticisi haline getirmiştir. Zaten dünyanın hakim parası olan Amerikan doları, dünyanın para politikalarını üretme merkezi haline dönüştürülmüştür.
Bundan sonra artık eskisi gibi devalüasyon önerisi yapan IMF ile karşılamayacağız. Yerkürenin ekonomisi artık tek bir merkezden yönetilecektir. ABD merkez bankasını takip ederek faiz ve para politikalarını oluşturan dünyanın geri kalanı artık FED’in peşinden gitmek zorundadır. Yoksa sermayesiz ve dövizsiz kalma riskiyle karşı karşıyadır.
Düşük faizle enflasyon baskısını bertaraf eden ABD, ekonomilere bu yolla yüksek düzeyde likidite akıtmıştır.
Bundan sonra dünya ekonomisinin canavarı olmaya hazırdır FED. İsterse faizleri düşürür ve dünyanın geri kalanını paraya boğar, üretimleri tetikler, yatırımları artırır, sermaye birikimi sağlar. 10-12 yıl bunu devam ettirip 1-2 yıl yüksek faizlerle dolar talebini artırır ve bir anda dünyanın geri kalanında kümülatif olarak kriz yaratabilir. Dünyanın kabusu işi düzene sokmuştur ve artık elinde bulunan bu korkunç gücü deneyecektir.
2013 ikinci yarısından itibaren ABD adım adım faizleri yükseltmeye başlayacağının işaretleri görülmeye başlandı. Bu durum 2 yıl devam edecektir. Çok basit gibi görülen bu hamlenin doğuracağı sonuçlar şunlardır.
1-) FED faizleri artırınca, diğer ülkelerin merkez bankaları da zincirleme faizlerini artırmak zorunda kalacaktır.
2-) Dünyadaki dolarlar yavaş yavaş ABD’de toplanmaya ve değer kazanmaya devam edecektir.
3-)Artan dolar talebi gelişmekte olan paralarının değerini aşırı azaltacaktır, çünkü yüksek faiz /enflasyon /devalüasyon sarmalında gelişmekte olan ülkeler finansman krizine girecektir.
4-) Değer kaybeden paraların ülkeleri gayri resmi devalüasyonla 10-12 yıl boyunca ürettikleri artı değerleri ellerinin altından kayıp gidecektir. Ulusal değerlerinin satın alma gücü azalacaktır.
5-) Artan dolar talebi bu ülkelerinin borçlarını aşırı derecede artıracak , zaten cari açıkları aşırı derecede olan bu ülkeler kredi talebiyle ABD’nin kapısını çalacaklardır.
6-) Bu krediler tabi ki ABD’nin siyasal ve ekonomik çıkarları doğrultusunda politika izleyen ülkelere verilecektir. ABD talimatını yerine getirmeyen ülkeler batacaktır. Dolayısıyla doğal olarak bu politikaları benimseyen iktidarlar seçmen tarafından seçilmek zorundadır.
7-) Bu durum ABD’nin daha da yönettiği bir dünyaya doğru ilerleyecektir.
Nihai olarak batıya kar transferi gerçekleşmiş olacak, gelişmekte olan ülkelerin bunca yıllık yarattığı değerlerin değeri düşecek, finansal sıkıntı yaşayan stratejik firmalar( gıda, enerji ve madencilik) uluslar arası şirketler tarafından satın alınacak, dünyada daha büyük bir tekelleşme oluşacaktır.
Dünya halklarının köleleştirme ve tek merkezden yönetmenin ekonomik altyapısı yavaş yavaş hazırlanıyor..
Banu Avar (İhracatçı Ayhan ÖZTÜRK yazdı:)