Yerlisinin yaşayamadığı Fatih Yabancılaştırıldı
Son 60 yıldır Fatih yoğun rant merkezi oldu, Önce Ticaret, İmalat, Toptan perakende satış merkezi baskısı ile Tarihi konaklar yakıldı yerlerine hanlar yapıldı, son yıllarda hanlar yıkılıp Otel yapıldı. Şimdilerde evler yıkılıp otel yapılıyor. Fatih belediyesi göz göre göre seyrediyor.
Fatih ilçemiz Son on yıldır Yenileme adı altında uygulamaya sokulan DÖNÜŞÜM projeleri ile soylulaştırmak adı altında, İlçenin tarihi, kültürel gerçeğine aldırmadan tarihi ilçeyi betonlaştırarak aslından uzaklaştırılıyor.
Onlarca yıldır Koruma kurulu ve Belediyelerin Çivi çaktırmadığı tarihi binalar bir bir yakıldı, Yıkıldı yerlerine betonarme imitasyon ahşap kaplamalı binalar yapıldı.
İmar plan notlarına ilçenin geleceğini etkileyecek şeklde Turizm+Ticaret+Konaklama bölgesi ibaresi eklenerek, İlçenin Rant'a tevilinin önü açıldı.
Sık sık imar planları yasaya uygun görülmeyerek iptal edilmesi, İlçede yasadışı yapılaşmanın patlamasına sebep oldu.
Çivi çakmanın yasak olduğu dönemlerde en çok otel, konaklama binaları "Belediyeler görmezden gelerek" inşa edildi, Restore adı altında devşirildi.
TOKİ, İBB, KİPTAŞ, Fatih belediyesi elbirliği yaparak Fatih ileçesinde proje yapmadıkları alan bırakmadılar.
Fener, Balat, Ayvansaray, Mollaşkı, Atikmustafapaşa mahallelerini içine alan dönüşüm projesi için azami gayret gösterdiler. Semt halkının TMMO desteği ile projelere itiraz edildi, Birçok dava kazanıldı Projeler, Acele kamulaştırmalar iptal edildi.
Fatih belediyesinin temyiz etmesi nedeniyle 5. idare mahkemesinin iptal kararı 6. Danıştay tarafından "Ululen" bozulmasını fırsat bilen Belediye basit revizlerle yeniden proje yaparak Günümüz Balat, Ayvansaray mahallelerini Tarlabaşı Dönüşümü uygulamasında olduğu gibi ada bazlı dönüşüm için yeni bir girişim yaptı.
Bu Temmuz ay'ında Fatih belediye meclisine getirilecek olan yeni proje sanıyoruz (Evvelce gördüğümüz gibi) meclis üyelerine gösterilmeden, Örneği verilmeden, Akp'li üyelerin kabulü ile geçirilecek.
İlçemizdeki Rantsal dönüşüme Ulusal-Uluslararası kanunlar izin vermeği için Belediye proje alanında yaşam kalitesini düşürecek uygulamalar yaparak, mülk sahiplerinin mülklerini terk etmesini sağlıyor, Kiracılar genelde Güneydoğu, Suriye, Irak, Afrika az sayıda asyalı göçmen oluyor.
Bu fakir, Türkiyede kalıcı olmaya niyeti olmayan kiracılar binaları, semti çöküntü alanına dönüştürüyor.
Proje alanı çöküntü kimliğine büründüğünde Semti ihya hakkı doğuyor belediyelere. Bu taktikle Sulukuleyi, Ayvansarayı devşirdiler. Süleymaniye-Küçükpazarın devşirilmesi tamamlanmak üzere, Yenikapı Yalı mahallesi gibi Yedikuleden Cankurtaran'a kadar dönüşümün altyapısı sessizlikle ve hızla devam ediyor.
Fatih ilçesi Turizm odağında büyük Rant kapısı oldu.
Konut alanlarındaki 5 katlı bir apartmanın değeri en fazla bir milyon TL ederken, Bu binanın "1 milyon masrafla" Otele dönüşmesiyle fiyat 10-15 milyona fırlıyor. Nazım İmar planlarında konut alanı T2'ye dönüştürüldüğünde ise 30 milyona dayanıyor.
Gerçek mülk sahiplerine verilmeyen dönüştürme fırsatı, Yandaşlara göz yumularak 20-30 misli Rant devşirilerek Gerçek mülk sahipleri mağdur edilirken Fatihte sosyal hayat yok ediliyor.
Turizm baskısı 8 bin yıllık gerçek istanbul Fatik ilçesini Dubai örneğine dönüştürüyor. Marmara sahillerinden başlayarak Yedikule surları karşısına kadar gelen "Hukuksuz" gökdelenler, Yakın zamanda sur içi sahillerinide işgal edeceğini göreceğiz.
İbrahim as.'dan günümüze 6-8 bin yıllık Kabenin etrafını saran Rant uygulamaları (Devasa Oteller) 8400 yıllık Fatih ilçesini ciddi şekilde tehdit ediyor.
Fatih belediye başkanı Mustafa Demir Fatih halkının tapu hakkını inkar ederek (Fatih fatihlilere bırakılmayacak kadar önemlidir, Bütün Dünyanın Fatih üzerinde hakkı vardır) diyerek, Evrensel hukuka aykırı uygulamalarına kılıf örmeye çalışıyor.
Fatih bünyesindeki Roma, Bizans, Osmanlı eserleri ile cazibe merkezidir. Ortodoks Dünya için kutsal bir mekandır, Hz. Muhammed sav.'in sahip çıkması ile İslam adına kutsal bir beldedir.
ABD ve AB'nin Rusyanın belini kırmak amacıyla oluşturacağı "Ortodoks güç merkezi Yeni Roma" devleti hayali Fatih ilçesindeki mülklerin ( El altından) azınlıkların eline geçerek, İleride Yerli halktan arındırılmış sakinlerinin BM'e baş vurarak "Self determinasyon, yâni kendi kaderini tâyin hakkı" uygulaması ile Vatikan türü bir devletçik'e dönüşmesi ayrı bir tehdit olarak önümüzde durmaktadır.
Bu amaç uğruna birileri Fatihi 1453 öncesine uygun yeniden imar etmek amacıyla yoğun çalışıyor, Büyük Ayasofya ile Küçük Ayasofya arasına 40-50 yapı planlaması, animasyonu yaptılar bile... Bakınız --------------
----- Video için tıklayınız
Milliyetten Mert İnan'ın ilçemizde yaptığı bir araştırma haberinden alıntılar:
50 yıldır Aksaray’da oturan Zekiya Varol, Fatih’te olup bitenleri özetlerken “Kendi vatanımda vatansız gibiyim” diyerek anlattı:
“Fatih, başı boş bırakılmış durumda. Oturduğum apartmanın 3 dairesinde Suriyeliler yaşıyor. Kimin girip kimin çıktığı belli değil. Dairelerde kalanlar sürekli bir değişim halinde. Apartman kapısını 2 kez kırdılar. Her gün kavga, gürültü... Suriyeli, Iraklı sığınmacılara bir şey söylediğinizde Türkçe bilmediklerini ifade edip anlamazdan geliyorlar.
Fatih’teki muhtar ve emlakçıların ortak hareket etmesi, emniyetin de devreye girerek çok sıkı denetimde bulunmaları gerekir. Havalimanını kana bulayan IŞİD’li teröristler Horhor’da oturuyordu. Hiçbir denetim yok. Gelenlerin arasında çok sayıda terörist olduğu aşikar. Bana ‘Güvende misin?’ diye soruyorlar. Ben de ‘sizler gibi evimde bile güvende değilim’ diyorum. Fatih’teki evler pansiyona dönüştü.
Muhtarda kaydı olmayan, kimin nesi olduğu bilinmeyen, denetimden yoksun kişilerle bir arada yaşamak zorunda bırakıldık. Daha önce yabancı komşuları şikayet için iki kez 155’e telefon ettim. Polisler geldi, ancak ‘Bizim yaptırım gücümüz yok’ deyip gittiler. Eli kanlı teröristler bizim mahallede günlerce cirit atmışlar. Bu düzen böyle devam edemez. Vatanımızda vatansızlar gibi yaşıyoruz. Can güvenliğimiz tehlikede. Yetkililer buna acilen bir çözüm bulsun”
Molla Fenari’de 25 yıldır düğün salonu işleten Gürsel Erginci de tersine göç konusunda şunları söyledi:
“Kendi vatandaşlarımız ilçeden kaçıyor. Eskiden de Türkiye’ye sığınanların ilk adresi Fatih, Aksaray bölgesi olurdu. Ancak bu kez durum farklı. Bazı mahallelerde sığınmacılar kendi gettolarını yarattılar. Demografik yapı değişti. Fatih’in bu durumunu bilen insanlar buradan ev kiralar mı? Herkes evini kiraya verip ilçeden kaçmaya bakıyor. Hem kalabalık, hem trafik, hem kaos, hem de Suriyeliler’in gelişi insanları Fatih’ten kaçırdı. Gelen yabancılar adeta suç makinesi... Eroin, hırsızlık, kapkaç, terör, fuhuş her suç potansiyeli mevcut. Sokaklarda Türkçe konuşan insan görmeyi özledim. Evini kiraya veren Beylikdüzü, Başakşehir, Küçükçekmece’deki sitelere yerleşiyor. Fatih, sığınmacıların alanı haline geldi. Suriçi İstanbul’un kalbi. Göçmenlere farklı bölgelerde kamp alanları kurulmalı. İstanbul’un göbeğinde her suçu işleyecek potansiyele sahip yabancılar yaşıyor. Aralarında her türlü terör örgütü sempatizanı vardır.”
HABERİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ