Yusuf İslam ve İman Mücadelesi
Gerçek Bir teslimiyet, Yusuf İslam(Cat stevens) Müslüman bir ülkede, ailede yaşayıp hala Müslümanlığı anlayamayanların ibretle öğrenmesi gereken bir hayat hikayesi, Bir iman mücadelesi
HİÇ BİR KARANLIK BAŞKA BİR KARANLIK TARAFINDAN AYDINLANMAZ, Aydınlığa Ulaşmak için Işık gereklidir. Yusuf İslam
Bir kişinin Müslüman olması kendisini kurtarmaz; Çok yakınındaki ailesinden birileri Müslüman değilse ....
Hidayet Allah'tandır, Müslümanlar her an Hal ile, ilim ile Müslümanlığı Yaşamalı, Doğru örnek olmalı, Arkadaşlıklar kurarak tebliğ etmeli.
Müslüman olduktan sonra Yusuf İslam'ın Büyük şöhreti ve Parayı reddettiğini, Dünyada birbuçuk milyon kişinin İslam'ı tercih etmesine vesile olduğunu biliyormusunuz?
Varılacak nokta Allah olduktan sonra yolların farklı olmasının faydalı olduğunu düşünüyor Yusuf Islam. Türkiye'nin geleceğin dünyasında önemli roller üstleneceğine inanan Islam, Avrupa Birliği'ne girme ihtimalimizi de oldukça uzak buluyor.
21 Haziran 1948'de Londra'da Isveçli bir anne ile Yunanlı bir babanın oğlu olarak dünyaya gelir Steven Demetre Georgiou.
Çocukluğu Londra'nın Shaftes Buryy Caddesi ile Tarafalgaf Caddesi'nde geçer. S.T. Joseph Roman Katolik okulunda katı bir Hıristiyan eğitimi alır. 16 yaşında mezun olduktan sonra Hammersmith Art Koleji'nde eğitimini tamamlar.
Çocukluğunun ve gençliğinin geçtiği yerler Ingiltere'nin sanat, müzik ve eğlence merkezinde olduğu için meslek olarak eğlence dünyasını seçmesi zor olmaz.
Başlangıçta Isveç'teki amcası gibi ressam olmayı ister; fakat iyi para kazanamayacağı endişesiyle bu düşünceden vazgeçer.
TV ve film dünyasının etki alanına girer.
18 yaşında müzik dünyasıyla tanışan Cat Stevens'ın başarıyı yakalaması güç olmaz.
1966–77 yılları arasında Matthew and son, Here Comes My Baby, Wild World, Morning Has Broken ve Moonshadow gibi bir çok hit parçayı besteleyip söyleyerek kısa sürede meşhur bir şarkıcı haline gelir.
Plakları 25 milyonun üzerinde satan Cat Stevens artık gençliğin efsane ismidir.
Fakat kısa süre sonra tüberkuloza yakalandığı için yatağa düşer. Bu sırada Doğu felsefesine ilgi duymaya başlar. Okuduğu "Sınırlı Yol" adlı kitaptan etkilenir, hayata bakış açısı değişir.
Iyileştikten sonra müzik çalışmalarını yeni felsefesiyle sürdürürken, araştırmalarına da devam eder.
AĞABEYIN KUDÜS'DEN GETİRDİĞİ KUR'AN-I KERİM
Bir ara, Los Angeles bölgesinde Malibu isimli, milyonerlerin yaşadığı meşhur bir sahil bölgesinde, anlamını yıllar sonra idrak edebileceği bir olay geçer başından.
Bir gün denizde biraz açılmak ister. Dalgaların üstüne üstüne gelmesiyle birlikte, o mevsimde denize açılmanın hayli riskli bir iş olduğunu anlar. Geri dönmek ister; fakat akıntı onu gittikçe sahilden uzaklaştırır. Artık sahile geri dönmeye gücü kalmamıştır.
Sonunda, Allah'tan başka kimsenin yardım etmeyeceğini anlayarak "Ey Allah'ım, beni kurtarırsan senin için çalışacağım" diye haykırır.
O anda arkasından kuvvetli bir dalga gelir ve onu sahile doğru atar.
Olanca gücüyle yeniden başlar yüzmeye.
Bir kaç dakika içerisinde güvenli ve canlı bir şekilde sahildedir.
Genelde insanoğlu bu tür durumlarda verdiği sözü unutur. Fakat Cat Stevens Allah'a verdiği bu sözü hiç unutmaz.
Ahdini yerine getirme fırsatını, ağabeyi David'in Kudüs'e yaptığı ziyaretin ardından yakalar. Ağabeyi Kudüs ve diğer kutsal yerleri gezerken bir Islam festivalinde Kur'an görür ve "Müslümanlar'ın Kutsal Incil'i bu kitaptır herhalde" diyerek satın alır.
Daha sonra, bu tür kitapları okuduğunu bildiği için kardeşine hediye eder.
Bu güzel hediye, Cat Stevens'ın denizin dalgaları ile boğuşurken verdiği sözü yerine getirme yolunda attığı adımların ilkini oluşturur.
"Gönlümü Kur'an'ın mesajına açtığım an, Islam'ın beklentilerime yabancı bir din olmadığını keşfetmek beni bir hayli şaşırtı.
O, ilk olarak tüm insanlığı tek bir Tanrı'ya inanmaya çağıran, tüm insanlığı tek bir aile olarak tanımlayan, peygamberleri tüm insanlığa birlik mesajları veren bir kardeşler topluluğu olarak niteleyen ve insanları takva elbisesine büründürmek isteyen bir kitaptı.
Ben Kur'an'da Isa'nın, Musa'nın, Ibrahim'in, Nuh'un, isimlerini ve hepsinden önemlisi son Peygamber'in, Allah'ın son elçisinin, Muhammed'in ismini ( s.a.v) gördüm.
Bütün bunları hazmedebilmem epey vaktimi aldı.
Kur'an okurken en büyük duyguyu Yusuf'un hikayesini okurken yaşadım. Incil'de nakledilen hikaye ile büyük benzerlikler taşıyordu.
Sure'nin ortalarında idim ki, birden bağırmaya başladım. Bu, insan tarafından yazılabilecek bir şey olamazdı.
Bu bir vahiydi. O andan itibaren, Müslüman olmaktan başka çarem olmadığını anladım.
Onlar bana Regents Parkı'nda yeni bir mescit yapılmış olduğunu bildirdiler. Ben söz konusu parktan defalarca geçmiş olmama rağmen, orada ağaçlardan başka bir şey görmemiştim.
Daha sonra, bir gün birden, yeşillikler arasından yükselen altın rengi bir kubbeyle karşılaştım.
Bu belki de benim Islam'la ilgili keşfettiğim her şeyin bir özeti idi.
Önceden orada olmadığı halde, sanki birden orada bitivermişti" diyor. Ve şunları ekliyor sözlerine: "Bir cuma günü dramatik bir adım atarak, Müslümanlığımı ilan etmek üzere camiye gittim.
Müslüman olmak için yapmak zorunda olduğum ilk şeyi yaptım:
ŞEREFLERİN EN GÜZELİ: İSLAM
"Eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu"
Bir zamanların pop starın, efsane ismi Cat Stevens artık Yusuf Islam olmuştur.
Eskisi kadar ünlü değildir; ama eskisinden çok daha güzel bir insan olmuştur.
Bütün kariyerini, bütün ününü, bir kenara itmiş fakat insan olmanın teslim olmaktan geçtiğinin bilincine vararak kendini kazanmış, yaşadığının farkına varmıştır; geçmişe ait ne varsa silerek.
Yusuf Islam'a neden sadece def ve insan sesi kullandığı soruyoruz. Iki gerekçesi olduğunu söylüyor.
Ilk olarak bir hadisi şerifi dayanak olarak gösteriyor. Ikincisi ise, müziğin doğasını anlamaya çalışmak. Müziğin insanın sinir sistemini etkilediğini, onu etkisi altına aldığını, davranışlarını yönlendirdiğini düşünüyor.
Ona göre müzik aletlerinin herbirinin kendine ait bir doğası var ve bu da duygu ve dürtüleri etkiliyor. Peygamber Efendimiz'in hadisini, enstrümanların kendilerine ait bir doğaları olduğu düşüncesiyle yorumluyor. Diğer taraftan müziğin insanın dikkatini de dağıtabileceğini, irade dışı birçok şeyi yaptırabileceğini de ekliyor.
Hatta şöyle bir örnek veriyor: "Amerika'da ütü yapan bir ev hanımının müzik dinlerken, telefonun ahizesi yerine ütüyü kulağına götürmesinden de anlayabiliriz bunu..."
Kendisiyle daha önce yapılan bir röportajda, "Müziğin tehlikeli bir şey olduğu fikrini Kur'an'daki Şuara suresiyle açıklamaya çalıştığını hatırlatarak bunun gerekçesini soruyoruz.
Önce ayeti hatırlatıyor:
"Şairlere gelince, yalnız sapıklar uyarlar onlara, görmedin mi onların ne aşırı insanlar olduklarını, yapmadıkları şeyler üstüne konuştuklarını"Şuara (224, 225, 226)
Ayetlerin devamında müstesna şairlerden de bahsedildiğini hatırlatarak devam ediyor.
"Iyi şiir olabileceği gibi, kötü şiir de olabilir" dedikten sonra Peygamberimiz'in Mekke'ye girerken şiir okuyan bir şaire müdahale eden sahabeleri nasıl engellediğini anlatıyor.
İnsanları iyiye, Hakk'a, doğruluğa çağıran şiirler olabileceği gibi, onları kötülüğe çağıran, kışkırtan, küfre sokan şiirler ve şairler de olabileceği üzerinde duruyor.
Bu tür şiirlerin büyüden geldiğini anlatan bir hadis de naklediyor. "Müzik için de aynı şey söz konusudur" diyor.
Müziğin olumsuz etki alanının kırılabilmesi için de helalleri ve haramları iyi bilmenin şart olduğunu belirtiyor.
Müziğin ancak izin verildiği ölçüde kullanılması gerektiğini, yoksa kötü sonuçlar alınabileceğini, hatta ölümcül olabileceğini vurguluyor.
İnsanın kalp atışlarını bile etkileyen müziğin piyasa haline gelmesi, onu oldukça rahatsız ediyor.
POP YILDIZLARI ÖNCE DUVARLARI YIKSIN
Yıllar önce, bestelediği ve hâlâ dillerde olan parçalarını hiç mırıldanıp, mırıldamadığını soruyoruz. Gülümseyerek "hayır" diyor. Daha sonra da, "Evet ama bazen, çok nadir" diye düzeltiyor. Hele şu an, hâlâ müzik yapan çağdaşları hakkında ne düşündüğünü sorunca, "Onların hepsi yaşlandı" derken kendini gülmekten alamıyor.
Rolling Stones'un saygınlığını yitirdiğini, eski güçleri olmadığını, kendilerini yeniden toparlamaya çalıştıklarını belirtiyor.
Ardından çağdaşı olan bir çok müzisyene ne yaptıklarını sorgulamaları gerektiğini de tavsiye ediyor. Bir çoğuna kasetini göndermeyi ihmal etmemiş, Bob Marlyn'e ölmeden önce, hastayken Kur'an–ı Kerim hediye etmiş.
Etraflarına yıkılması güç duvarlar ördükleri için onlara mesaj ulaştırmakta güçlük çektiğini söylüyor.
Bugünkü bir çok ünlü pop yıldızının yaşadıklarının farkında olmadığını düşünüyor ve bunun nereye kadar süreceğini soruyor onlara.
Türkiye denince aklına gelen kelimeleri şöyle sıralıyor: "Enerji. hız, güç, gelenek ve kültür.."
Gelişmelerden son derece memnun. Varılacak nokta Allah olduktan sonra yolların farklı olmasının faydalı olduğunu ve Türkiye'nin geleceğin dünyasında çok önemli roller üstleneceğini düşünüyor.
Müziğiyle verdiği mesajın Islam'ın mesajı olduğunu söyleyerek Müslüman olduktan sonra kendini eğittiğini anlatıyor ve ekliyor: "Ama Müslüman olarak doğmuş olanların çoğu kendilerini eğitmek zorunda hissetmiyorlar.
Bu, Müslüman olarak doğanlarla daha sonra Müslüman olanlar arasındaki en belirgin fark.
Bilgi hayatımızın her aşamasında bizi zenginleştirir, anlamlandırır. Yeni ufuklar açar bize. Dolayısıyla bütün Müslümanlar'ın aynı çabayı göstermeleri gerekir. Islam ancak bu şekilde yaşanabilir."
"Allah" diyor Yusuf Islam, "Islam'ı bana nasip etmiş. Müslüman olduğumdan bu yana, Peygamberimiz'in, O büyük insanın hayatını araştırıyorum. O'nu okudukça, O'nu anladıkça, etrafımı saran bilgisizliği, cehaleti daha iyi görüyor ve irkiliyorum."
KONU HAKKINDA BİR ARAŞTIRMA
Cat Stevens veya Yusuf İslam (doğum adı Stephen Demetre Georgiou, d. 21 Temmuz 1948, Londra), İngiliz şarkı sözü yazarı ve müzisyen. Genellikle müzik kariyerinin başlangıcında aldığı sahne adı Cat Stevens ile bilinir. 1977 yılında Müslüman olmuş ve bundan iki yıl sonra da adını Yusuf İslam olarak değiştirmiştir.
Georgiou, çoğu 1960'lı ve 1970'li yıllarda olmak üzere çoğunluğu Cat Stevens mahlasıyla 60 milyondan fazla albüm sattı. "Wild World", "Father and Son", "Morning Has Broken", "Peace Train" ve "The First Cut Is the Deepest", "Lady D'Arbanville" gibi ünlü parçalarıyla hatırlanır. Sanatçı 2014 yılında Rock and Roll Hall of Fame(Rock and Roll Efsaneler Müzesi)'ne dahil edilmiştir
1976'da Almanya'daki bir konseri sırasında Cat Stevens.
Çocukluğu ve gençliği
1948'de doğmuş, Kıbrıslı Rum bir babanın ve İsveçli bir annenin üçüncü çocuğu olan Cat Stevens'ın asıl adı Steven Demetre Georgiou'dur.
Babası Yunan Ortodoksu olmasına rağmen Steven bir Katolik okuluna gitti. 8 yaşındayken annesi babası boşandı, bir süre beraber yaşadılarsa da annesi oğlunu alıp İsveç'e döndü. 16 yaşındayken okulu bıraktı, daha sonra Sanat Okulu`na girdi ama oradan da ayrıldı.
Müzik kariyeri
İlk hit parçasını ve albümünü 18 yaşındayken yaptı. "I Love my Dog" şarkısı Cat Stevens'ın doğuşu anlamına geliyordu. 1966 yılında Matthew and Son albümünü piyasaya sürdü. Bu dönemde Cat Stevens ismini aldı. 1967'de yayımlanan New Masters albümü fazla tutulmadı, bu albüm sonradan birçok kişi tarafından yorumlanan The First Cut Is the Deepest parçasıyla hatırlanır.
1968'in başında 19 yaşındayken Stevens tüberküloza yakalandı. Aylarca hastanede yattığından müziğe tekrar dönmesi 1970`i buldu.
1970'te yayımladığı folk müzik temeline oturtulmuş, önceki albümlerinden de biraz farklı sayılan Mona Bone Jakon yayımladı. Bu albümde o dönemki aşkı Patti D'Arbanville için yazılmış (daha sonra bir klasik halini alan) "Lady D'Arbanville]" parçası da yer alır. Cat Stevens, 1970'in ikinci yarısında yayımladığı uluslar arası bir başarı yakalayan Tea for the Tillerman albümüyle yoluna devam etti. Wild World parçası bu albümdeki en beğenilen ve popüler parça oldu.
Kendine has bir müzik oluşturan Stevens 1971`de çıkardığı Teaser and the Firecat albümüyle başarının tadını çıkarmaya devam etti. Bu albümde "Peace Train", "Morning Has Broken" ve "Moonshadow" gibi birçok hit parça yer alıyordu. 70'li yıllarda yeni albümler yayımlamaya devam etti.
Müslüman oluşu
2008 yılında
1976 yılında bir kaza sonrası boğulmak üzere olan ve Tanrı'ya yakaran Cat Stevens, yıllar sonra VH1 kanalında o anda şunları aklından geçirdiğini söyler: “Oh God! If you save me I will work for you,” (Tanrım, eğer beni kurtarırsan senin için çalışacağım). Bu ölüme yakın deneyim onun ruh halini değiştirdi. Kardeşi David, Kudüs'te bir camide görüp, içini rahatlattığını düşündüğü için[kaynak belirtilmeli] aldığı Kur'an-ı Kerim'i Cat Stevens'a hediye etti ve böylece İslamiyet`e geçişi başlamış oldu. 1977 yılında Müslüman olarak Yusuf İslam olarak ismini değiştirdi.
Din değiştirmesinden sonra uzunca bir süre müzik kariyerine ara verdi. Sahnelerden uzaklaştı, hatta müzik şirketlerinden artık albümlerinin dağıtılmamasını rica etti fakat bu talebi reddedildi. 2006 yılında oğlunun evinde eline aldığı gitar ile birlikte bu kararını 28 yıl sonra değiştirdi.[kaynak belirtilmeli] Önce kendi eski şarkısı olan Father and Son şarkısını Ronan Keating ile söyledi. Ardından 2006 yılında An Other Cup albümünü çıkardı. Ardından, 5 Mayıs 2009'da olumlu eleştiriler alan albümü Roadsinger piyasaya çıktı. Müzisyen son olarak 2014 yılının sonlarında Tell 'Em I'm Gone isimli son albümünü piyasaya çıkarttı.
Şu an eşi Fauzia Mubarak Ali ve altı çocuğuyla birlikte Londra'da yaşamaktadır.
YUSUF İSLAM ESERLERİ
https://www.youtube.com/watch?t=15&v=eKJtG7q3Flc