İsrail Televizyonu kendilerini denetleyen hiçbir güvenlik biriminin olmaması, Yasalara göre izinsiz çekim yapmalarının mümkün olmadığı gerçeğini düşündüğümüzde Bu yabancıların ülkemize gelerek izinsiz diledikleri çekimleri yapması üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gerekmektedir. 

Sahi yabancıların bu çekimlerinin yasadışı olduğunu bilen görevli var mı acaba?
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti listesine girdiğinden beri bu unvanı hak edecek düzenlemeler maalesef yapılamazken, İstanbul'un tarihi dokusunun yakılıp-yıkılması tam hızla devam ediyor.
Artık sesli düşünüyorum:
2010 yılında İstanbul'a bütün dünyadan ziyaretler gelmeyecek mi ?
Bilhassa son beş yıldır yenileme projeleri adı altında tarihi doku yerle bir edilerek, özellikle Osmanlı tarihi yok edilmiyor mu?
Yıkılan mekanlar, mahallelerin enkazları dahi temizlenmiyor, bari buralar park bahçe yapılsa,
Fatih Gazze'yi aratmayan manzaralarla dolu.

Osmanlının koca beş yüz elli altı yılı görmemezliğe geliniyor, 100-200 senelik Yahudi mahallesi kavramı ile asırlık semtlerimiz sanki birilerine peşkeş çekilmek isteniyor.
Yahudiler İspanyadan getirildiğinde Selanik- Makedonya arasına yerleştirildi. Yahudilerin Kudüs'e gitmesi yasaktı, İstanbul'a ise özel izinle gelebilirlerdi.

1800 lü yıllarda Balata yerleştirilen küçük bir gurup Yahudi nedeniyle Balat semtimiz neredeyse resmen Yahudi mahallesi ilan edildi.
Beyler Fener-Balat-Ayvansaray, K.M.Paşa - Unkapanı bir gezin;
Kiliselerin yapım tarihini, Sinagogların yapım tarihini araştırın, zaten üzerlerinde yazıyor.
Birde Fener-Ayvansaray arasındaki Türklerin inşa ettiği camilerin yapılış tarihlerine bakın. 1453 ten itibaren ilk on yılda 21 cami olduğunu göreceksiniz, Bu sayıya camiye çevrilen kiliseler dahil değildir.
Zaten camiye çevrilen kiliselerin hikayesi ise ayrı bir sıkıntıdır.
Sözde Osmanlı bu kiliseleri baskı ve zorla camiye çevirmiş!
Tarihin hiçbir kaydında böyle bir belge yoktur, Bizans halkı pey der pey kısa zamanda Müslüman olunca kiliseler cemaatsiz kalmış, bu kiliselerin Müslüman olan eski cemaati bu binalara sahip çıkarak camiye çevrilmiştir.
İslam dinini kıyısından köşesinden azıcık bilen biri dahi böyle bir yalana inanmaz, çünkü İslam'da zorlama yoktur, hem peygamberimiz hem de birçok sahabe İslam cemaati, Müslüman olmayanların arazisine izinsiz yapılan mescitlerin yıkıldığı fetvaları ile doludur.
Müslüman mülkiyete önem verir, zorla tasadduk yapılan mekanda kılınan namazın yapılan duanın kabul olmayacağını bilir.

Bu tür yalanları uyduranlar Türk ve İslam düşmanı mahfillerin sözcüleridirler. Bu konuda uyanık olmak gerekiyor bu günlerde bu hassasiyete çok fazla ihtiyacımız var.

Aşağıdaki video 17.09.2009 tarihinde Balat Leblebiciler sokakta çekildi, videoda çekim yapanlar İsrail televizyonu, konuşmacı kendisinin balatta doğduğunu, bu dükkanların Yahudilere ait olduğunu, İsrail'in kurulma döneminde yoğun Arap ve Filistinlilerin hakimiyetini kırmak için İstanbul'u terk ederek İsrail'e gittiklerini, ama hep akıllarının burada kaldığını söylüyor.

Biraz kibarlık yaparak Biz burada Müslümanlarla birlikteydik, birbirimizi çok severdik, hiçbir ayrıma tabi tutulmadık, bu nedenle buraları unutmak mümkün olmadı. artık İsrail diye bir devletimiz var, orada durmak mecburiyetinde değiliz, ben tekrar buralara dönüp eski güzel hayatımı yaşamak istiyorum diyor.
Bu projelerin arkasında bu ihtiyarın özlemlerine hitap eden gerçekler yok mudur sanıyorsunuz.
Bekliyoruz göreceğiz, Fener balat Ayvansaraydan başlayarak bütün tarihi İstanbul'u saracak olan bir değişimden bahsediyorum.
birçok mahfilde "Eski İstanbul'a zenginler, Yeni İstanbul'a fakirler oturacak" diyorlar.

 

 

KÜLTÜR DÜNYAMIZ ANA SAYFASINA DÖN

YORUMLAR: