|
Muharrem Ayı ve Mimar Sinan
Muharrem; Hicri-Kameri yılın ilk ayıdır. Ve Hicri tarih
takviminde başlangıcı olarak, hazreti Muhammed
(s.a.v.)'in Mekke'den Medine'ye hicretiyle başlatılır.
Muharrem
ayının onuncu gününe de “aşure günü” denilir.
İslam inancı içerisinde Muharrem ayının büyük bir önemi vardır.
Muharrem ayının ehemmiyeti sadece hicret olayından dolayı da değildir.
İnsanlık tarihinde yaşanmış birtakım hadiseler var ki, onlar da bu aya
önem kazandırmıştır.
Bu cereyan eden olaylar hakkında bize kadar ulaşan rivayetlere göre, Hz.
Âdem (a.s.)’ın cennetten yeryüzüne indirilmesi, Hz. Nuh (a.s.)’ın
tufandan kurtulması, Hz. Musa (a.s.) ve O’na iman eden müminlerin,
Firavun’un zulmünden kurtulmaları gibi, insanlık tarihinde her biri
birer dönüm noktası sayılabilecek birçok önemli olay yine bu ayda vuku
bulmuştur.
İslam tarihi açısından son derece özel bir yeri olan Hz. Hüseyin (r.a.)
efendimizin Kerbela’da şehit edilmesi olayı da yine muharrem ayının
onuncu gününde vuku bulmuştur.
Evet,
Muharrem ayı İstanbul Şehri ve dünya mimarları için bir önemi daha var.
Bugünün İstanbul Şehri süliyetine baktığımızda, bu süliyeti oluşturan
ağırlıklı 16.
Yüzyıl eserlerinin altında imzası yer alan
Kanuni Sultan Süleyman’ın,
Sultan
II. Selim’in
ve Sultan
III. Murad’ın
baş mimarı Mimar Sinan veya Koca Mi'mâr Sinân Âğâ (Sinaneddin
Yusuf- Abdulmennan oğlu Sinan) ile karşılaşmaktayız.
40 yıl gibi bir yaşam süresince, kesintisiz
Osmanlı
baş mimarı,
inşaat mühendisi,
şehir planlamacısı, peyzaj mühendisi ve toplum bilimcisi olarak bu
medeniyete hizmet etmiş olan Mimarbaşı Koca Sinan, yüzyıllar sonrasını
düşünerek de hizmetine devam ettiğine şahit olmaktayız.
Muharrem ayı ile beraber Mimar Sinan, eserlerinden ayrı kendisinden
geriye kalabilen tek senet olan vakfı ile bilinçli toplum olgusu
inşaasına da bir temel atarak geleceğe bir miras bırakmıştır.
Mimar Sinan, yapıtlarıyla geçmişte ve günümüzde dünyaca tanınmış
olmasına rağmen, bizde hala keşfedilmeyi bekleyen bir gerçek olarak hala
durmaktadır.
Selâtin camilerin inşası ile sınırlandırılacak kadar sınırlı ne öyle
görevleri vardı. Ne de bakışı.
Mimar Sinan ki, İstanbul caddelerinin genişliği ile ilgilenirken,
evlerin yapımı ve onların lağım bağlantılarını sağlıklı yürütülmesinin
kontrollerini yürütür. Sokakların darlığı sebebiyle ortaya çıkan yangın
tehlikesini daha aza indirebilmek için bu hususta ferman yayınlattırırdı.
Günümüzde bile bir problem olan İstanbul’un kaldırımlarıyla ilgili
düzenleme çalışmaları yüzyılın şartları içerisinde Batı dünyasına emsal
olacak niteliktedir. |