.
Muharrem Ayı ve Mimar Sinan
 
Mimarbaşı Koca Sinan’ın geriye bıraktığı vakıf senedinde, toplum bilincine de bir yarar sağlamak amacıyla Müslümanlarca önem taşıyan bu muharrem ayında, kendi gelirinden
elde edilenle yapılacak hayrının da devamiyetinin İstanbul Şehri Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi olarak ifa etmeye başlamamızın ardından yıllar geçti.
 
Her sene on Muharrem günü aşure kaynatılan kazanlarımız, her yıl biraz daha büyümeye devam etmektedir. Ve son iki yıldan bugüne Fatih Süleymaniye doğumlu Hasan Gürsoy’un
 katkıları ile de Mimar Sinan’a yakışır ve vakfında yazdırdığı şekliyle eksiksiz yerine yetirir olduk.
 
Evet, bizler üzerimize düşen vazifeyi yerine getirdik ve bundan sonrası vakıf hassasiyeti ve medeniyet şuuru taşıyan siz değerli dostlara düşmektedir.
 
Bu sorumluluk; Genç kuşaklara tanıtma, sevdirme ve sahiplendirmekle olacaktır.
 
Evet, bizler yıllardır vazifemiz olarak bellediğimiz bu vakıf senedini bir şekilde yerine getirmeyi sürdürmekteyiz. Sizden arzumuz, evladınızın, talebenizin veya genç bir dostunuzun
 bu davetimize icap etmesini sağlamanızdır.
 
5 Aralık Pazartesi yani Muharremin 10’u Aşure günü, karda olsa kışta olsa Mimarbaşı Koca Sinan’a vefa içerisinde öğle namazına müteakip saat 12.30’da Mimar Sinan sevenleri
 ile beraber türbesinde bir kez daha  anacagız…
 
Sevgi ve selamlarımızla…
Süleyman Faruk GÖNCÜOĞLU
 

Muharrem Ayı ve Mimar Sinan

Muharrem; Hicri-Kameri yılın ilk ayıdır. Ve Hicri tarih takviminde başlangıcı olarak, hazreti Muhammed (s.a.v.)'in Mekke'den Medine'ye hicretiyle başlatılır.

 
Muharrem ayının onuncu gününe de “aşure günü” denilir. İslam inancı içerisinde Muharrem ayının büyük bir önemi vardır.
Muharrem ayının ehemmiyeti sadece hicret olayından dolayı da değildir.
İnsanlık tarihinde yaşanmış birtakım hadiseler var ki, onlar da bu aya önem kazandırmıştır.

Bu cereyan eden olaylar hakkında bize kadar ulaşan rivayetlere göre, Hz. Âdem (a.s.)’ın cennetten yeryüzüne indirilmesi, Hz. Nuh (a.s.)’ın tufandan kurtulması, Hz. Musa (a.s.) ve O’na iman eden müminlerin, Firavun’un zulmünden kurtulmaları gibi, insanlık tarihinde her biri birer dönüm noktası sayılabilecek birçok önemli olay yine bu ayda vuku bulmuştur.
İslam tarihi açısından son derece özel bir yeri olan Hz. Hüseyin (r.a.) efendimizin Kerbela’da şehit edilmesi olayı da yine muharrem ayının onuncu gününde vuku bulmuştur.

Evet, Muharrem ayı İstanbul Şehri ve dünya mimarları için bir önemi daha var. Bugünün İstanbul Şehri süliyetine baktığımızda, bu süliyeti oluşturan ağırlıklı 16. Yüzyıl eserlerinin altında imzası yer alan Kanuni Sultan Süleyman’ın, Sultan II. Selim’in ve Sultan III. Murad’ın baş mimarı Mimar Sinan veya Koca Mi'mâr Sinân Âğâ (Sinaneddin Yusuf- Abdulmennan oğlu Sinan) ile karşılaşmaktayız.

40 yıl gibi bir yaşam süresince, kesintisiz Osmanlı baş mimarı, inşaat mühendisi, şehir planlamacısı, peyzaj mühendisi ve toplum bilimcisi olarak bu medeniyete hizmet etmiş olan Mimarbaşı Koca Sinan, yüzyıllar sonrasını düşünerek de hizmetine devam ettiğine şahit olmaktayız.

Muharrem ayı ile beraber Mimar Sinan, eserlerinden ayrı kendisinden geriye kalabilen tek senet olan vakfı ile bilinçli toplum olgusu inşaasına da bir temel atarak geleceğe bir miras bırakmıştır.  

Mimar Sinan, yapıtlarıyla geçmişte ve günümüzde dünyaca tanınmış olmasına rağmen, bizde hala keşfedilmeyi bekleyen bir gerçek olarak hala durmaktadır.

Selâtin camilerin inşası ile sınırlandırılacak kadar sınırlı ne öyle görevleri vardı. Ne de bakışı. Mimar Sinan ki, İstanbul caddelerinin genişliği ile ilgilenirken, evlerin yapımı ve onların lağım bağlantılarını sağlıklı yürütülmesinin kontrollerini yürütür. Sokakların darlığı sebebiyle ortaya çıkan yangın tehlikesini daha aza indirebilmek için bu hususta ferman yayınlattırırdı. Günümüzde bile bir problem olan İstanbul’un kaldırımlarıyla ilgili düzenleme çalışmaları yüzyılın şartları içerisinde Batı dünyasına emsal olacak niteliktedir.

Muharrem Ayı ve Mimar Sinan

El-fakiru l-Hakir Ser Mimaranı Hassa” (değersiz ve muhtaç kul, saray mimarı) olarak kendini ifade  eden Mimarbaşı Koca Sinan’ın bize miras olarak bırakmış olduğu vakfı, sosyal toplumun nasıl olması gerektiğine dair kısa bir özet gibidir.

Mimar Sinan vakfı, bir yüzyıla yakın unutulmuşluğun ardından, kısmen de olsa yerine getirme çabalarımızın sonucu dört buçuk kişi ile başladığımız o ilk günden bugüne epey bir mesafe almış olduğunu görmekteyiz.

Mimar Sinan’ın vakfını gündeme getirmeye başladığımız da buçuğumuz bugün ilkokul 2. Sınıfa giden büyük kızımdı.

Mimarbaşı Koca Sinan’ın geriye bıraktığı vakıf senedinde, toplum bilincine de bir yarar sağlamak amacıyla Müslümanlarca önem taşıyan bu muharrem ayında, kendi gelirinden elde edilenle yapılacak hayrının da devamiyetinin İstanbul Şehri Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi olarak ifa etmeye başlamamızın ardından yıllar geçti.

Her sene on Muharrem günü aşure kaynatılan kazanlarımız, her yıl biraz daha büyümeye devam etmektedir. Ve son iki yıldan bugüne Fatih Süleymaniye doğumlu Hasan Gürsoy’un katkıları ile de Mimar Sinan’a yakışır ve vakfında yazdırdığı şekliyle eksiksiz yerine yetirir olduk.

Evet, bizler üzerimize düşen vazifeyi yerine getirdik ve bundan sonrası vakıf hassasiyeti ve medeniyet şuuru taşıyan siz değerli dostlara düşmektedir.

Bu sorumluluk; Genç kuşaklara tanıtma, sevdirme ve sahiplendirmekle olacaktır.

Evet, bizler yıllardır vazifemiz olarak bellediğimiz bu vakıf senedini bir şekilde yerine getirmeyi sürdürmekteyiz. Sizden arzumuz, evladınızın, talebenizin veya genç bir dostunuzun bu davetimize icap etmesini sağlamanızdır.

5 Aralık Pazartesi yani Muharremin 10’u Aşure günü, karda olsa kışta olsa Mimarbaşı Koca Sinan’a vefa içerisinde öğle namazına müteakip saat 12.30’da Mimar Sinan sevenleri ile beraber türbesinde bir kez daha  anacagız…

Sevgi ve selamlarımızla…

Süleyman Faruk GÖNCÜOĞLU

Mimar Sinan'ın hayatı ve eserleri için tıklayınız
http://www.fatihhaber.com/mimar-sinan.htm
2011 Mimar Sinan'ı anma programı
2010 Mimar Sinan'ı anma programı

 

 

YORUMLAR:--------------------------------------------------------------------------------

Haber, Yorum, Resim göndermek için İrtibat: fatihten@gmail.com