|
SULUKULE'DE
ÇOK ŞEYLER OLUYOR
13.06.2010 Pazar
günü, Bu günü Sulukule'de değerlendirmeyi, buradan Balat'a
doğru inerek hem nostalji, hem de Fatih belediyesinin hayata
geçirmeye çalıştığı Kentsel dönüşüm proje alanlarını bir
gezeyim dedim.
İBB ve Fatih belediyeleri açıkladıkları Kentsel dönüşüm
projelerinin hayata geçirilmesi için ne gerekiyorsa
yaptılar. Önce 5366 sayılı yasa çıktı, Hazırlanan
Kentsel dönüşüm projeleri Bakanlar kurulundan geçirildi,
İstanbul Koruma kurullarından onay alındı, ilçe
belediyesinde onaylandı, tasdik için İBB'ye gönderildi, ve
teorik olarak hayata geçti. Projelerde uygulama başlatılması
geciktiriliyor, Neden?
Çünkü bu projeler hayata
geçirildiği zaman, çoğunluğu orta halin altında geliri olan,
binlerce aile sokakta kalacak, bu durum ise büyük infiale
sebep olacak, Bu durumu önlemek için Mücavir alan dışı
Kayabaşı, Kartal, vs. gibi yerlerde 200.000 daire inşaatı
başlatıldı, seçimlere kadar 40.000 tanesi bitirilecek,
konutu elinden alınan vatandaş buralarda kendilerine yeni
daireler verilecek, Bu yeni dairelerle ne kadar
borçlandırılacağını bilmiyoruz.
Aslında
Fatihteki en basit daire Kayabaşında muadili iki daire eder,
Bu konuda belediye neyi baz alıyor belli olmuyor.
Neyse Bu ara bir dostum arayarak, bugün İstanbul Milletvekili Çetin
Soysal'ın Sulukule'yi ziyaret edeceği, son kalan tarihi
evlerin yıkılmaması için arkeolog ve basın mensupları ile
tespit yapacağını söyledi. Bende ziyaretimi erkene alarak
saat 10.00da Sulukule önündeki surlarda yerimi aldım,
çevreyi resimliyordum ki, güvenlik görevlileri ikazlar
tehditler ederek resim ve video çekmememi tembihliyordu. Bu
benim için artık olağan bir durumdu, her geldiğimdi bu
seremoniyi yaşıyordum, ve güvenlikçilere görevimi yaptığımı
beyan ederek mani olamayacaklarını hatırlatmama, gerekirse
polis çağırabileceklerini söylememe rağmen hiç polis
çağırmadılar.
Bu gün aynı karşılıklı atışmayı gülümsemeyle yaşayınca
kendilerine bir şaka yapayım dedim. Ve Birazdan buraya CHP
milletvekili Ç. Soysal gelecek, basın açıklaması yapacak,
onları nasıl engelleyeceksiniz bakalım diyerek takıldım.
Tüyoyu alan Rizeli hemşerim güvenlik görevlisi, hemen
telefona sarılarak amirlerine durumu haber verdi. Bende
kafileye gidiyorum diyerek surlardan ayrıldım, bakalım
telaşa girecekler mi diye inşaat alanının güneyindeki boş
bir binaya çıktım, birde baktım ki, Pazar olması nedeniyle
çadırlarında yatan işçilere iş başı yaptırmışlar, büyük
dozerlerle kazdıkları temel hafriyatı içindeki tarihi
objeleri toplayarak uzaklaştırmaya çalışıyorlar.
Çok
uzak bir yerde olmama rağmen dikkatsizliğim nedeniyle beni
fark ettiler, ve çalışmayı durdurdular. bende gelebilecek
amellerin hışmına uğramamak için olay yerinden kaçtım !!!
CHP gurubu hala gelmemişti, alanı gözlemlemek için bu
sefer Neslişah camii bahçesinden inşaat alanına bakayım
dedim. Kendisini imam olarak tanıtan bir şahıs buradan
inşaat alnına bakmanın yasak olduğunu hatırlatınca,
kendisine buranın kamuya açık ortak bir alan olduğunu
buradan bakmam veya fotoğraf çekmem için kimseden izin almam
gerekmediğini söylememe rağmen, bir din görevlisine
yakışmayacak kaba hakaret dolu sözlerle beni engelledi. Olay
yerinden geçmekte olan polis otosuna koşarak duruma müdahale
etmesini istedim, bu arada çevrede son işgalci roman
vatandaşlarda etrafımızı sarmış, imama destek veriyorlardı,
bir an polislere rağmen bana kabaca saldırmaya kalkışanlar
oldu.
Bir semtimizin tarihini kültürünü sosyal hayatını haber
yapmak isterken nerede ise postu deldirme tehlikesiyle karşı
karşıya kaldım. karşılıklı davacı olmamıza rağmen polisler
bizi alıp karakola getirmedi. Polislerden destek
alamayan imam ve roman destekçileri homurdana homurdana olay
yerinden uzaklaştılar, polisler benim için tehlike olduğunu,
mahalleden polis otosuyla çıkarılmamı teklif etti, kabul
etmeyerek arka taraftan tekrar neslişah mahallesine geldim.
amacım CHP gurubunu bulup haber yapmaktı.
Saat 11.45 olmuş durumu bana haber veren arkadaşa
bildirdiğimde, CHP gurubunun inşaat alanına şantiye
kapısından girdiklerini, güvenlikçiler tarafından
engellenmek istediklerini, hatta Milletvekili Çetin Soysal,
kendisini tanıtmasına rağmen inşaat alanına girmeleri için
müsaade almaları gerektiğini söylemişler.
CHP
gurubundan Fatih ilçe başkanı Turan Durmuş duruma müdahale
ederek, Kendisinin Fatih Belediye meclis üyesi olduğunu, İBB
meclis üyesi olduğunu, bu çalışmaları denetlemek gibi bir
yetkisinin olduğunu hatırlatınca güvenlikçiler durumu
bildirdikleri amirleri guruba müdahale etmemelerini
bildirince CHP gurubu yanlarındaki Arkeolog ve basın
mensupları ile alanı gezmişler, benim aşağıdaki çektiğim
video görüntülerindeki toprak kazı molozları arasında çokça
tarihi obje bulup, bir zabıtla teslim alarak olay yerinden
ayrılmışlar. İşte
Neslişah ve Hatice sultan mahalleleri kentsel dönüşüm
projelerinde son durum, projeyi hayata geçirmeyi kafasına
koyan kişiler büyük mesafe almışlar, alanın ortasındaki cami
imamına kadar semtin son işgalcilerinden fedailer
edinmişler.
Büyük iş makineleri ile SİT alanında kazı yapıyorlar,
Kazı Alanına milletvekili dahil kimseyi sokmuyorlar.
Surların üzerinden, çevredeki binalardan görüntü almak
isteyenlere mani oluyorlar
Burası hukuk devleti, toplumsal bir görev ifa ederken
karşı karşıya kaldığımız müdahaleleri gerekli mercilere
bildireceğiz, gereğinin yapılması için takipçisi olacağız.
Kimsenin aşı ile işi ile bir meselemiz
yok, Hiçbir siyasi düşüncenin elemanı değilim, Milletimi,
Fatihi seviyorum Hukukun, adaletin hayatımıza hakim
olması için, fırsatçıların hayatımız ve haklarımız üzerinden
rant sağlamasını engellemek için gerektiğinde hayatımızı
dahi ortaya koymaktan çekinmiyoruz.
Hiçbir güç bizi satın alamaz, iftira ile
sindiremez, ölüm ile korkutamaz.
Çoğunlukla, herkesin menfaat kaygısına düştüğü günümüzde,
Bizim tek kaygımız Allah cc. rızası yolunda yaşanmış ve
nihayete ermiş bir ömür özlemidir.
Madem ölüm bir kere, Neden Allah için olmasın...........
OLAY YERİNDE ÇEKTİĞİMİZ VİDEOLARDAN BİR TANESİ AŞAĞIDA |