|

Türkiye genelinde 57 belediyenin üye olduğu Sosyal Demokrat
Belediyeler Derneği’nin (SODEM) işbirliği ile gerçekleştirilecek
konferansa, derneğin aynı zamanda kurucu başkanlık görevini de üstlenen
Kadıköy’ün Belediye Başkanı Selami Öztürk, hükümetin son yasal
düzenlemelerdeki dayatmacı tutumunu eleştirdi. 7 milyon
nüfusu temsil ettiklerini ileri süren belediye başkanı, yeni anayasa
yapımına toplumun her kesiminin katılması gerektiğini savunarak, gerçek
demokrasinin merkezden değil, yerelden geçtiğini vurguladı…
Avrupa Birliği Bölgeler
Komitesi Türkiye ile Çalışmalar Grubu Başkanı Bernard Soulageise,
konuşmasında; “Bu bir özerklik projesidir. Siyasi bağlamı olan
bir şey" dedikten sonra, “Adem-i merkeziyetçi devlet olmadan,
müktesebat gereği de AB’ne giremezsiniz. CHP’nin bu konuyu
sahiplenmesi belirleyici” olduğunu vurguladı...
CHP Milletvekili, Türkiye-AB Karma
Parlamento Komitesi Üyesi Umut ORAN da Anayasa yapım sürecinde samimiyet gerektiğini,
oysa iktidarın samimi olmadığını vurgulayarak, ''Türkiye'de 'Ya
bendensin ya yok ol, ya tarafsın ya bertaraf, ya sev ya terk et'
zihniyeti var. Bu zihniyet değişmediği sürece, ne Adem-i Merkeziyetçilik
olur ne de yeni Anayasa” diyerek “Bölünme Anayasası”nın
yapımında CHP’ye bekledikleri önemin verilmediğinden yakındı!..
Oturumun
ikinci bölümünde, TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi CHP Milletvekili Rıza
Türmenkonuştu. Türmen:”Yeni anayasaya toplumsal bir talep var. Bunu
gittiğimiz yerlerde görüyoruz” dedikten sonra, başarılı bir anayasada,
bütün farklı kimliklerin korunması ve bunların anayasa yoluyla
tanınması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin Avrupa Yerel
Yönetimler Sözleşmesi’nin (2) 20 paragrafına taraf olduğumuzu
ve 10 paragrafına çekince koyduğumuzu belirten Türmen, “Söz
veriyoruz, Bu 10 paragrafa da biz taraf olacağız” diye konuştu…
Grubun 11. Çalışma Toplantısı,
Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde 19 Eylül 2011'de
Antalya'da gerçekleştirilmişti… O zaman yapılan toplantının açılış
oturumunda konuşan Avrupa Birliği Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ahmet
Yücel, AB projesinin bir devlet politikası olduğunu,
siyasi kaygılarla bu sürecin engellenmemesi gerektiğini, AB standartlarının,
halkın hayat standardını yükselteceği anlayışıyla önemsediklerini
vurgulayarak, yapılan çalışmaların Türkiye için reform niteliğinde
olduğunu kaydetmişti. Toplantıda AB'li dostlarından da aynı
yaklaşımı beklediklerini belirten Yücel, "Gelin, sürecin önünü
tıkamayın, ekonomik olarak daha kalkınmış bir Türkiye AB'nin lehinedir"
demişti…
Hatırlıyor
musunuz? 24.05.2011 günü Van’da düzenlenen mitinginin
ardından Hakkari’ye geçen Kılıçdaroğlu, Hakkari'deki
konuşmasında; “Avrupa'da kabul edilen Yerel Yönetimler Özerklik
Şartı’nı aynen kabul edeceğiz” demişti… Kılıçdaroğlu’nun
bu yaklaşımının, CHP'nin 22 ve 23. İstanbul
Milletvekili Şükrü Elekdağ tarafından Avrupa Birliği hukuku ve
uygulamalarıyla ilgili olarak yürütüp ‘“Toplumsal Mutabakat ve Milli
Bütünleşme Raporu”na bağladığı çalışmalara dayandığını, Milliyet
Gazetesi yazarı Fikret Bila 28.05.2011 tarihli köşe yazısında
dile getirmişti... “Bölünme kaygıları” nedeniyle pek çok kişinin
karşı çıktığı ve esasen bu kaygılar nedeniyle, Demirel hükümetince
sözleşme, 10paragrafa çekince koyularak imzalanmıştı.Tehlike
henüz ortadan kalkmış değil. Tam aksine daha da yaklaşmışken, Şükrü
Elekdağ: “Anayasa’nın 127. maddesine göre (3) merkezi
idare, yerel yönetimlerinhizmetlerini denetlerken bu hizmetlerin 3 ilkeye
(1. İdarenin bütünlüğü ilkesi, 2. Kamu hizmetlerinde birliği sağlama
ilkesi ve 3. Toplum yararının korunması ilkesi) uygun olmasını
dikkate alacaktır. Bu ilkeler dikkate alındığı takdirde, Şart
ile ileri derecede bir adem-i merkeziyetçilik uygulanamayacağı
da anlaşılır” diyerek, ısrarla çekince konulan 10 paragrafın
kabul edilmesi ile “ulusal bütünlüğün pekişeceğini” savunmaktadır!..
İlginçtir, bu
deneyimli diplomat, sorunun çözümünün gerçek anlamda “ileri
demokrasi”de olduğunu savunarak, bu konuda AKP ile aynı dili
konuşmaktadır!.. “İleri Demokrasi” insana ABD’nin son
yıllarda bazı ülkelere“özgürlük ve demokrasi” götürmesini
çağrıştırıyor. Tıpkı Graham Fuller’in geçenlerde bölünmeyi, “entegre” (bütünleşme)
sözcüğü ile anlatmasında olduğu gibi… “İleri Demokrasi” tesis
edildiğinde, sorun çıkarmayacağı ileri sürülen “Avrupa Yerel
Yönetimler Özerklik Şartı”nın, var olan cılız demokrasi bile yok
edilirken, Y-CHP tarafından gündeme taşınmasını anlamak mümkün
değildir!..
Elekdağ,
bu düşüncesini Anayasa’nın 127. maddesinde hüküm altına alınan “idari
vesayet” nedeniyle,merkezden kopuk bir yerel idareye izin
vermeyeceği fikrine dayandırmaktadır. Halbuki, önümüzde yeni anayasa
çalışmaları var ve pek yakında “idari vesayet”i kabul eden hükmün
de yerinde yeller esebilir!.. Kaldı ki, “idari vesayet”
Anayasa’da kaldıktan sonra “yerel yönetimlere özerklik” tanımak,
işlevsiz bir ifade olmaktan öteye bir anlam taşımayacaktır. AB’nin
bir isteğini yerine getirirken, o isteği bir anayasa hükmü ile işlemez
hale getirmeye “Şark Kurnazlığı” denir. Bunu ise AB’ye
yutturmak olanaksızdır… O halde uyutulmak istenen yine Türk halkı
olacaktır. Ve ne yazık ki, bu görevi de Y-CHP üzerine almış
bulunmaktadır!..
Y-CHP, “Bölünme
Anayasası”nın yapımında neden görev almaktadır?.. Y-CHP halkının
partisi olmaktan çıkarılıyor mu?..
Y-CHP’nin
okumuş, yazmış deneyimli milletvekilleri, bugünlerde kraldan daha fazla
kralcı görülüyorlar Türk halkını yatıştırmak için AKP’nin
ağzına almadığı konuların tümünü, önce onlar dile getirmektedirler.
Neymiş efendim? İktidara geldiklerinde, Yerel Yönetimler Özerklik
Şartı’nın çekince konulmuş bütün maddelerini imzalayacaklarmış! Güleyim
bari. Ülkenin bölünmesine hizmet eden bu söylemlerle iktidara
gelinebileceğine inanıyorlar mı acaba? “Bölünme Anayasası”na “evet” diyen Y-CHP iktidara
gelebilir mi? Y-CHP’nin işbirliği stratejisi giderek ortaya
çıkıyor aslında. Anlaşılan bu dönem seçilenlerin tek derdi var. O da: AKP’nin
iktidardan düşmemesidir. Tıpkı MHP’nin “AKP’de bir bölünme
olursa kaos çıkar” düşüncesinde olduğu gibi. Halkın üç beş adım
gerisinden gelerek muhalefet yapmayı siyaset yapmak sanıyorlar! Üstelik
de risksiz iş. “Ana muhalefet”in üzerine aldığı bu iş son derece de
kolay. AKP’nin yapacağı icraatları onlardan önce, dile getirip
sahiplenmek. Hepsi bu kadar işte. “Paralı Askerlik” ve “Vicdani
Ret” olaylarında olduğu gibi... Gerisini hükümet zaten yapacaktır…
Tıpkı 28 Şubat nedeniyle başlatılan operasyonlar da olduğu gibi.
Hükümet sözcüleri de öyle demiyor mu? CHP Meclis’te defalarca bu
konuyu dile getirdiği için, biz de soruşturmayı başlattık!..
Bu noktadan sonra,
Atatürk Cumhuriyeti’nin yıkım taşeronları arasına ne yazık ki, Y-CHP’yi
de katmak zorundayız....
Y-CHP Milletvekillerinin,
“Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı”nın çekince konulan maddelerinin
tamamının imzalanarak “ulusal bütünlüğün pekişeceği” masalı,
halkı sakinleştirmek için AKP adına yapılmış bir hamledir. Artık
onlara aldanmamak gerekir. Zira çok yakında nelerin yaşanacağını BDP eş
başkanı açık açık söylüyor bize. Dilerseniz bu noktada ona kulak
verelim. Hazret; “Suriye’de özerk Kürdistan oluşabilir. İran’da zaten
Kürdistan eyaleti var. Bu durumda Iğdır’dan Hatay’a, Türkiye’nin tüm
güney sınırları resmen Kürdistan olacak” diyor…
Y-CHP’yi dinleme yerine,
Demirtaş’ın özlemini dile getirdiği bu söylemine göre konuşlanmak çok
daha akıllıcadır!..
Av. Cemil Can
DİPNOTLAR:
(1) Adem-i merkeziyetçilik:
Devlet merkezinin gücünü azaltarak yerel yönetimlerin yetkilerinin
artırılmasını ifade eder.
(2) Avrupa Yerel Yönetimler Özerlik
Şartı
http://www.belgenet.com/arsiv/sozlesme/aas_122.html
3723 Sayılı Yasa Metni
http://www.belgenet.com/yasa/k3723.html
İlgili Resmi Gazete
http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/21364.pdf&
main=http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/21364.pd
(3) ANAYASA m.147/3: “Merkezî
idare, mahallî idareler üzerinde, mahallî hizmetlerin idarenin
bütünlüğü ilkesineuygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin
sağlanması, toplum yararının korunması ve mahallî
ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas
ve usuller dairesinde idarî vesayet yetkisine sahiptir.”
AVRUPA YEREL
YÖNETİMLER ÖZERKLİK
ŞARTI
AB ÖZERKLİĞİ NEDEN ÖZENDİRMEYE ÇALIŞIYOR |