Erdoğan Seçimin Yenilenmesine işaret etti
Binali Yıldırım'ın 4.500 oyla kazandım açıklamasına itiraz etmeyenler, Şimdi 10 milyonu aşkın seçmenin olduğu İstanbul'da kalkıp da 13-14 bin farkla bir seçimi kazandım havasına kimsenin girmeye de hakkı yoktur, diyorlar chp il başkanlığı YSK'ya baş vurarak kazandıkları seçimin mazbatasını istedi
CHP, resmi olmayan sonuçlara İBB Başkanlığını kazanan Ekrem İmamoğlu'nun mazbatasının verilmesi için YSK'ya başvurdu.
İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun CHP adına verdiği dilekçede, İmamoğlu'nun mazbatasının 2972 sayılı kanun çerçevesinde verilmesinin gerektiği vurgulandı. Bu kanunun 'İl seçim kurulunda birleştirilen oy tutanaklarına göre en çok oyu alan adayın seçim kazandığına hükmettiği' hatırlatılarak, dilekçede "Yasalarımıza göre mazbatanın verilmesi için kesin sonuçların ilanı beklenmez" denildi.
Canan Kaftancıoğlu'nun CHP adına verdiği dilekçede, İmamoğlu'nun mazbatasının 2972 sayılı kanun çerçevesinde verilmesinin gerektiği vurgulandı. Bu kanunun 'İl seçim kurulunda birleştirilen oy tutanaklarına göre en çok oyu alan adayın seçim kazandığına hükmettiği' hatırlatılarak, dilekçede "Yasalarımıza göre mazbatanın verilmesi için kesin sonuçların ilanı beklenmez" denildi.
"Seçim yasaları devlette ve belediyelerde 'devamlılığı' ve 'boşluk' oluşmamasını hedefler" vurgusunun yapıldığı dilekçede, "Zaten uzun yıllardır ülkemizde tüm İl Seçim Kurulları kanunu bu şekilde uygulamıştır" denildi. CHP, "Yerleşmiş içtihatların ve teamüllerin herkese eşit şekilde uygulanması" çağrısında bulundu.
Binali Yıldırım'ın 4.500 oyla kazandım açıklamasına itiraz etmeyenler, Şimdi 10 milyonu aşkın seçmenin olduğu İstanbul’da kalkıp da 13-14 bin farkla bir seçimi kazandım havasına kimsenin girmeye de hakkı yoktur, diyorlar
Cumhurbaşkanı RT Erdoğan bu gün Moskova'ye giderken yaptığı açıklamada, Bazı soyut ifadeler kullanarak;
Usulsüzlükler tabi bazı değil, neredeyse bütünü usulsüz. Böyle bir durum olduğu için bu yola başvuruluyor. Daha önce de ifade ettiğim gibi bu işin seçim süreci bitti. Bundan sonraki süreç bunun yargı sürecidir. Yargı sürecinde de bu işin patronajı biliyorsunuz YSK’dır. Burada YSK özellikle tüm siyasi partileri, bu sadece AK Parti’ye ait bir şey değil. Bizler, bize gönül vermiş tüm halkımızın özellikle demokratik haklarını kullanma noktasında onların hukukunu da bizim yine koruma mecburiyetimiz var.
Çünkü biz burada organize bazı suçların işlendiğini gördük, görüyoruz diyorlar.
Bizler de siyasi parti olarak örgütlü bazı eylemlerin yapıldığını tespit etmiş durumdayız. Zaten YSK’ya giderken biz bu belgelerle, bilgilerle hatta hatta televizyon, kamera tespitleri var. Bütün bu tespitlerle beraber nerede, nasıl ne gibi yolsuzluklar yapılmış? Boş arazide, tarlalar adres olarak gösterilmek suretiyle, bundan daha delillendirilmiş bir şey olabilir mi? Bu adımı atacağız. Ortada 320-330 bin civarında geçersiz oy var. E bunun sayımını yapamayız diyorsanız o zaman bunun ötesinde bir şey var, yapılabilecek hukuk içerisinde bir şey var. Bizim de YSK’dan beklemek en tabii hakkımızdır. Geçmişte Yalova’da Ağrı’da bunların örnekleri var. Dünyada bırakın itirazları, Amerika’da yüzde 1 gibi bir sıkıntılı oy miktarı olsa bakıyorsunuz erken seçime gidiyor orada. Veyahut da erken demeyeyim, yeniden seçime gidiyor.
Şimdi 10 milyonu aşkın seçmenin olduğu İstanbul’da kalkıp da 13-14 bin farkla bir seçimi kazandım havasına kimsenin girmeye de hakkı yoktur. Çünkü İstanbul’da bu işin çok daha huzurlu olabilmesi için burada hakikaten bütün yasal olarak müracaat edilmesi gerekli itiraz mercileri neresidir? İlçe, il seçim kurulu. Bir üstü YSK’dır. Bu itirazlar biter çıkan netice de başımız gözümüz üstüne deriz. Olay bu kadar basit.