Referandumda Hukuksuz kararlar Uygulanmış...
16 Nisan Anayasa Referandumu kararı alınmasından itibaren Seçimlerin yapılmasına kadar "İktidar mensuplarının" gerçekleştirdiği hukuksuz uygulamalar seçim esnasında da yaşandı. Cumhurbaşkanı bütün bu haklı şikayetlere "Atı alan Üsküdara geçti "deyimini kullanarak, Hiçbir şikayetin dikkate alınmaması sinyalini verdikten sonra, Devletin hukuk makamları ipe un sermeye başladı. Dünyanın gözü önünde gerçekleşen pek çok hukuksuzluk İktidar tarafından gerekçesiz savunulurken TC.'nin hukuk devleti mi?
Evet Üyesi olduğumuz Çağdaş Hukuk dünyasının gözü önünde yaşanan bu hukuksuzlar nedeniyle dışlanacak olursak akıbetimiz Saddamın Irak'ı Kaddafinin Libyası durumuna düşeceğimiz ortada.
Hukuk her yerde herkese eşit uygulanmak için yapılır, Kişiye, Zümreye göre farklı uygulanan hukukun adı zulümdür.
Bu çarpık karar ve uygulamaların acilen telafi edilmesi, Adaletin tesis edilmesini bekliyoruz.
Dünya 20.yy. Dünyası değil, Emperyalistler demokratik olmayan feodal sisitemleri " Dünyaya kötü örnek oluyor" gerekçesi ile yok etme kararı alabiliyor, Böyle bir durumla karşılaşmamak için Hukuku üstün tutmak, adil uygulamak zorundayız.
16 Nisan referandum öncesinde YSK Kanunları açık seçik ortada olmasına rağmen ( Seçim esnasında Kamu kurumları taraf olup çalışmalara katılamaz, kamu araçları, personeli, Bütçesi , Kamu binaları içi ve cephesi seçimlerde kullanılamaz) dendiği halde Başından sonuna kadar iktidarın, belediyelerin bunları nasıl kullandığı ortadadır.
YSK kendi kararını böyle tanımayan iktidarın hep yanında ve yardımında memur olduğunu gözledik, Seçim sırasındaki yoğun hukuksuzluklara sessiz kalan YSK, sahte oy pusulaları konusunda ortaya koyduğu hukuksuz direnci anlamakta zorluk çekiyoruz
CHP'li Aksünger, daha önce YSK yetkilileri yaptıkları görüşmelerde ‘tercih' yazması gerekirken ‘evet' yazan mühürler yapıldığı yönündeki duyumlarını aktardığını söylemişti.
Yetkililerin kendisini gülerek ‘Olur mu öyle şey' diye karşılık verdiğini söyleyen Aksünger, “O gece toplamda 45 dakika YSK'dan veriler gelmedi. Bizim sistemimiz ayaktayken YSK'nın ki çöktü. Bunun neden yaşandığının ayrıntılı olarak açıklanması gerekiyor” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan;Hayırın kamu vicdanında kazandı. Mühürsüz oyların geçerli sayılması, evet mühürlerinin kullanılması ve gizli sayım yapılmasının seçimleri şaibeli hale getirmiştir. Toplumsal uzlaşma metini olması gereken anayasanın toplumsal yarılma metni haline geldi. Böyle bir tabloda meşruiyet tartışmasını sona erdirecek tek bir karar vardır, YSK tarafından seçimin iptal edilmesidir.
YSK'nın internet sitesinde sandıkların kapandığı sırada yapılan açıklamada ise şöyle denildi:
"Bazı sandık kurullarının seçmene oy pusulası ve zarflarını sandık kurulu mührüyle mühürlemeden verdikleri yolundaki yoğun şikayetler üzerine bugün toplanan Yüksek Seçim Kurulu, sandık kurulu mührü taşımayan oy pusulası ve zarfların dışarıdan getirilerek kullanıldığı kanıtlanmadıkça geçerli sayılmasına karar vermiştir."
'Kanun maddesine aykırı'
Özellikle "Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun"un "Sandığın açılması ve zarfların sayımı" ile ilgili olan 98'inci maddesinde mühürsüz oyların geçersiz olduğunun belirtilmesi dikkate alınmadı.
Sinan Oğan ise Twitter üzerinden attığı mesajlarda, "Dikkat önemlidir: Seçim Kanunu 98/4'e göre mühürsüz pusula ve zarflar geçersizdir. Dolayısıyla YSK'nın kararı kanuna aykırıdır" dedi.
YSK Sitesindeki duyurularda 1984 /272 sayılı Çamlıdere ve1994 /334 sayılı Nizip'teki bir uygulamayı örnek gösteriyor, Halbuki bu yasa 2010 tarihli olduğunu görmezden geliyor
Eski Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Muammer Aydın yasanın çok açık olduğunu mühürsüz zarf ve oy pusulalarının iptal edilmesi gerektiğini savundu. "Bu konuda tartışma anlamsızdır" görüşünü dile getiren Aydın, "Mühürsüz zarf ve oy pusulaları geçersizdir. Yasada bu çok açık bir şekilde yazılmıştır" diye konuştu.
ERDOĞAN: SÜR EŞEĞİNİ NİĞDE’YE
Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda dün akşam yaptığı konuşmada AGİT’in açıklamalarına yanıt veren Erdoğan, “AGİT diye bir örgüt var Avrupa'da. Kendilerine göre rapor hazırlıyorlar. Türkiye'deki seçimler şöyle olmuş böyle olmuş. Önce haddinizi bilin. Sizin hazırlayacağınız siyasi içerikli raporları biz ne görürüz, ne duyarız, ne biliriz. Biz yolumuza devam ederiz. Onu siz benim külahıma anlatın. Seçimlere gölge düşürme yarışına girmeyin. Artık sür eşeği Niğde'ye. Bizim sözümüz bu. Niğdeli kardeşimiz size ne diyeceğini iyi bilir.”
“NİHAİ RAPORUMUZ 8 HAFTA SONRA YAYINLANACAK”
AGİT/DKİHB Sınırlı Referandum Gözlem Heyeti Başkanı Tana de Zulueta ve beraberindekiler Yüksek Seçim Kurulu’na gelerek referandum ön raporlarını sundu. Çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Zulueta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AGİT raporuna olan eleştirilerinin sorulması üzerine, “Buraya Türk yetkililerinin daveti üzerine geldik. Görevimizi tamamladık. Bu konuda yorumum yok” ifadelerini kullandı.
AGİT ve Avrupa Konseyi gözlemcileri tarafından dün 16 Nisan referandumuna dair yayınlanan ve hükümetin büyük tepkisini çeken ön raporda, “YSK’nın tam da oy verme günü yayınladığı karar, oyların geçerliliğine ilişkin kriteri değiştirdi. Bu durum hem mevcut yasayla çelişti hem de seçimlerin hukukiliği konusundaki önemli bir garantiyi ortadan kaldırdı” denilmişti.
Prof. Dr. Ümit Özdağ:
"Üzerinde damga olmayan, mühür olmayan oy pusulası meşru değildir. YSK kararı hükümsüzdür."