Seçimin Kaderi Erzak kolileri

Fatihte son 15 yıldır etkin gördüğümüz uygulama Yerleşim alanlarındaki 2-3 katlı binaların "yasadışı" 7-9 kat ve otel yapılması, Oy deposu olarak kullanılan fakirlerin ve gözü doymazlara erzak yardımları olarak karşımıza çıkıyor. 60 yıldır kaçak yapılaşmaya göz yumuluyor, Günümüzde 37 yıllık SİT hukuku görmezden gelinerek TARİHİ İLÇEMİZ RANTA - YENİ ROMA OLMASI İÇİN DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR

31 Mart yaklaşırken seçim-seçmen mücadelesi klasik devam ediyor.

Spor müsabakaları gibi seçimlerde de ŞİKE yapılıyor elbette, Sporda hoş görülen şike seçimlerde de doğal karşılanmaya devam ediyor.

Fatih ilçemizde nüfus oranı korunurken, Nüfus niteliği devamlı değişiyor, Tarihi fatihli aileler Yeşil alan açma, kentsel yenileme/dönüşüm projeleri marifetiyle ilçeden ayrılması sağlanıyor, Yeni gelenler ya kimliksiz göçmenler, Yada süper sitelerde birkaç milyonluk dairelerin mukimleri oluyor.

İlçemiz sahil ve Sur boyu mahalleleri 1. etap dönüşüm projeleri tehdidi altında.

Suriyeliler çok farklı, Evvelce gelen göçmenlere benzemiyorlar, Kendi ülkelerine sahip çıkamayan kimliksiz kaçkınlar İstanbula Fatihte Türkiyeye sahip çıkma iddiasında.

İktidarın bunlara birçok konuda öncelik ve muafiyet tanıması şimarmalarına sebep oluyor herhalde

Fatihte kiracıysanız sizin için hiçbir tehdit yok, En fazla başka ilçeye taşınırsınız, Mülk sahipleri için sıkıntı büyük.

İktidar bilhassa bu kiracıları çeşitli şekillerde motive ederek (Erzak-Muhtaç Maaşı-Market kart) gibi seçilebilme oy oranını koruyor. Son seçimlere bir hafta kala belediyenin 70.000 koli erzak alımı yapması, Bunların bir kısmının Ak parti irtibat bürolarında görüntülenmesi olayın gerçekliğini ortaya koyuyor.

 

Fatih neden bu kadar önemli?

Hiçbir yerde alınmayan önlemler Fatihte neden alınıyor?

Fatih'in fatihli profili neden göçmenler lehine değiştiriliyor?

 

Bu gibi daha pekçok neden sayabiliriz.

Diyebiliriz ki Fatih kıymeti halk tarafından bilinmeyen Çok değerli bir yer.

Fatih, Tarihi sur içi üzerine hesap-plan yapan yerli yabancı pekçok mihraklar var.

Dünyada bir benzerine rastlanmayacak uygulamaları ilçemizde görüyoruz, 2006'dan beri mülk sahiplerine betonarme yenileme yapmalarına izin verilmeyen Süleymaniye, Vefa, Küçükpazardaki sekiz mahalle, Önce çöküntü alanına dönüştürüldü, Yerli halkın muhitten kaçması sağlandı, Birde baktık ki 38 Adada 800'e yakın parsel Tamamı Katarlı yatırımcıların Diar Süleymaniye şirketine satılmış?

Daha önemlisi 1982 yılından beri yerli halka verilmeyen betonarme yapılaşma hakkı Katarlı firmaya verilmiş (Hiçbir yasal değişiklik yok) Dünya kültür mirası, UNESCO korumasında Tarihi bir şehir Betonlaştırılıyor.

 

Son 15 yıldır yoğunlukla Tamamı kanunsuz (Göz Yumulan) yapılaşma ile Eminönü mıntıkası otelleştirildi ve yüz küsür binlik nüfus 20 bine indirilmiş oldu, Şimdi aynı uygulama Fatih bölgesinde hayata geçiriliyor.

 

Fatih YENİ ROMA mı yapılmak isteniyor?

Evet, ilçemiz için en büyük maddi manevi yıkıma yol açacak olan Patrikhanenin Vatikan benzeri Tam Özerk Yeni Roma devleti mi oluyor diye soruyoruz.

Bu konuda bizi endişelendiren gelişmeler var, mesela Patrik Bartholomeos hukuken, Lozan anlaşması hükümlerine göre Bir kilise papazı ve Türkiye Ortodoks Rum cemaatinin Başpiskoposudur, Uluslararası hiçbir yetkisi yoktur.

Fakat Patrik Bartholomeos kendisini Türkiye başpiskopu ünvanı ile değil Yeni Roma başpiskoposu olarak tanımlıyor, Batı dünyasında iddia ettiği gibi Devlet başkanı statüsünde itibar gösteriliyor.

 

Yeni Roma diye bir devlet olmadığına göre, Patrik Bartholomeos bu unvanı ne amaçla hangi hakla kullanıyor diye merak ediyoruz. 2003 yılında TBMM’nde kabul edilen "Milletlerin kendi kaderini tayin hakkı" gereği Fatihi, Yeni Roma, Patrik Bartholomeos'u da devlet başkanı olarak tanıdık mı sorusu aklımıza geliyor..

 

Bu sözde tanıma ile gerçekleşecek bir iş değil Referandum olması gerekiyor, Olası bir referandum için Fatihin yerleşik Türk-Müslüman halk bu proje nedeniyle mi burada Mülksüzleştiriliyor diye endişelerimiz var.

Bu soruları sadece biz soruyoruz, Muhalefetin böyle bir soru sorduğunu görmedik.

 

Soner Özimer'in ilçe başkanı olmasından sonra Fatih belediye meclisinde aktif muhalefet dönemi bitti, Bu nedenle Fatih halkı bu seçimde mutlaka Saadet partisi, İyi parti, Bağımsız Türkiye partisi gibi diğer partilere oy verip birkaç meclis üyesi çıkarıp Fatih belediyesinde koalisyonlar dönemi başlarsa söz konusu dönüşüm projelerinin hayata geçmesi sanıyorum engellenir.

Gene meclis Ak parti-Chp girecek olursa, Bu dönem Fatihte yaşamak bize imkânsız kılınacak diye inanıyoruz, Mevcut gelişmelerde böyle devam ediyor zaten.

 

Tarih bir gün Yeni Roma devletinin "Erzak kolileri" marifetiyle kuruldu şeklide yazmasından endişe ediyorum.

Kanla canla aldığımızı bu toprakları aynı şekilde elimizden maalesef çıktı, Bu sefer erzak kolileri marifetiyle olacak olması kanıma dokunuyor vesselam.

Allah cc. Bu gerçekten kutsal şehri Müslümanların elinden alıp batıl inançların inisiyatifine devredilmesine fırsat vermeyecek İnşaallah..