1994- 2019 seçimlerde neler çektim ben neler?

Abdullah Gözaydın fatihten@gmail.com

16 yaşımdan beri vatansever "yurtsever" Milli, manevi değerlere hizmet etmeyi ilke edilmiş bir kişiyim.
Göğsümü gere gere hiç oy kullanamadım, Verdiğim bütün oylar kerhen amaçlıydı.
Bu arada Sosyal demokrat ve liberal partilere de oy verdim, Oy Verdiklerimin %90'ından dolayı pişman oldum.

Son 22 yıldır habercilik misyonum nedeniyle küçük bir kesime kanaat önderi olduğumu duyuyorum
Ben objektif bakarak gördüğümü yazıyorum, Göremediklerimden Duyamadıklarımdan dolayı İnşaallah vebale girmedim.
Hayatımın her merhalesini Allaha ibadet amacıyla yaşamaya çalışıyorum.
Çünkü Her halimizin nasıl yaşanacağına dair ayet ve hadisi şerifler bize yol gösteriyor

Dünyayı hiç sevmedim, Dünyalık içinde pek gayret sarf etmedim. 1980 Sonrası sadece Allaha güvendim, Allaha sığındım ve Allah cc. beni hiç bana bırakmadı, her seferinde görünmez bir el, Anlaşılmaz bir bereket hayatımı rutin ama mutlu yaşamama vesile oldu Elhamdülillah.

Benim kaderimde siyaseten oldukça çok veballi eylemler var, Bu konuda bazı partilere haksızlık yapmışlığım var Ama niyetim sadece Allah rızası içindi.
Rabbim cehaletimi niyetime göre af eder umuduyla yaşıyorum.

1994 Belediye seçimlerinde RT. Erdoğan’ın seçilmesi için Üç ay olağanüstü bir çalışma sergiledim.
Fatih Refah partisi Fener bölgesinde oluşturduğum bir ekiple, Kendi minibüsüm ile İlçe teşkilat başkanı İ.H. Turunç bilgilendirmesi ile Fatih ve Eminönü’nde Bütün sur içinde Refah bayrağından başka Bayrak-Afiş-Pankart bırakmadık.

O zaman ulusal basın merkezi Eminönü olunca bütün medya mensupları işe gidiş gelişlerde Refahın çalışmasını görüp (Bunlar bu parayı nereden buluyor) "Suudi bunlara yardım ediyor" gibi manşetler atılıyordu.

Basında en güçlü parti Refah olduğunu yazan haberler çoğunluktaydı
Muhafazakâr kesim Bu sefer oyumuz boşa gitmeyecek inancı ile Refah partisini İBB’de iktidara taşıdı.

Bütün niyetim Allah rızası olunca Belediye ulufelerinden olanca gücümle kaçtım, Seçimden sonra Köye gidip bir yıl kaldım (Çünkü yanımdaki çalışma arkadaşlarım benden torpil bekliyordu)

Hiçbir zaman siyaset üzerinden gırtlağımdan bir lokma girmedi. 1994 yılı O seçim çalışmasında bütün masrafları kendi cebimden yapmıştım.
Ve seçim sonrası RT Erdoğan’ın İBB yönetiminde oluşturduğu yakın kadrosunu görünce büyük hayal kırıklığına uğradım, Pişman olmuştum.
************************
Aynı hatayı gene tekrarladım maalesef. 
Yıl 2019 yerel seçimlerinde Sola günahımı vermeyecek olsam da Değişiklikte rahmet vardır inancıyla İlk seçimde Bağımsız Mustafa Küçükkural'a çalıştım ve Oy verdim
2. Seçimde kerhen, İmamoğlu’na oy verdim.

Bu bir oy pek önemli değil, E. İmamoğlunun 800 bin oy fark atmasına sebep olan Karadenizlilerin tercihlerini değiştirmesi neden oldu.

Bu arada Esenler bel. Başkanı Tevfik Göksu "Çankırılılar iftar çadırındaki konuşmasında Trabzon+Yunan imasında bulundu, Bu video Esenler gazetecileri Hasan Gürsoy ve Hüseyin Koç arkadaşlarımın haber sitesinde o akşam yayınlandı, Bu video haberi arkadaşlarımın sitesinden kopyalayarak gece yayınladım.
Tevfik Göksu sabah erkenden bu haberi kaldırmaları için baskı yaptırmış, İki arkadaşımda haberi kaldırıp videoyu silmişler.

Sabah baktığımda benim haberdeki videonun silindiğini gördüm, kendilerini telefonla arayarak nedenini sordum (Yoğun baskı altında kaldık) dediler.

Ben durumdan şüphelendim, Söz konusu konuşmanın sahte olabileceğini düşündüm ve haberi kaldırdım.

O gün İBB meclisine gittim, meclis kürsüsünde söz alan Tevfik Göksu bir gün evvel iftar çadırında söylediklerini daha fazlası ile İBB kürsüsünden söyledi.

Bu videoyu ve akşamki videoyu birleştirdim o gün hemen yayınladım
Video her saat başı 2-3 bin tıklama alıyor Sosyal medyada hit olmuştu.

Bu videoda İmamoğlu’nu hedef alan iddialar Trabzonluya hitaben söylenince 7 bin oy fazlası ile iptal edilen seçim 800 bin fark atmış oldu.

Bu video nedeniyle büyük sansasyon olunca Tevfik Göksu Bu haberi yapanlar algı oluşturdu, Bunları dava edeceğim süründüreceğim açıklaması yapmıştı.

Seçimden bir ay sonra Bakırköy basın savcılığından davet edildik, Söz konusu haber nedeniyle Göksu’nun 17 sayfalık iddialarına karşı ifade verdik.
Benim ifadem kasıtsız bir şekilde 61 sayfa tuttu, Hasan ve Hüseyin arkadaşlarım avukat tutmuşlardı.

Gerçekten heyecanlandık, Bir hukuk kazasına uğramaktan endişe ediyorduk. Benim ekonomik durumum iyi bir avukat tutmaya yetmiyordu savunmamı kendim yaptım.

Benim savunmamın ana gövdesini Göksu’nun doğru söylemediği üzerine kurdum.
Şöyle ki Göksu Yunan internet sitesini tesadüfen gördüğünü ve tepki verdiğini beyan ediyordu.
Bende Göksu'ya hitaben; E. İmamoğlu için bir haber yayınlanmış, fakat Cumhurbaşkanımız RT. Erdoğan hakkında Yunan basını, araştırmacıları on binlerce Haber+Video+Röportaj yayınlıyor, RT. Erdoğan’ın Rum kökenli bir Yunanlı olduğunu yazmaya devam ediyorlar diyerek 7 ayrı haber sitesinin Yunanca ve Türkçe haber sayfalarının kopyalarını dosyaya koydum.

Sayın basın savcısı bizleri haklı gördü 18 ay sonra Göksu’nun iddialarına takipsizlik kararı verdi.

Bu esnada Chp ve İyi parti üzerinden partilileri, Meclis üyelerini, bazı milletvekillerini araya sokarak E. İmamoğlu ile on dakika görüşme talebinde bulunduk,
Benim amacım beni satışa getirmeyecek bir avukat desteği istemiştim.

Hasan ve Hüseyin arkadaşlarım CHP saflarında aktif partililer olmasına rağmen onlarda benim gibi E. İmamoğlu’ndan randevu alamamıştı, Yardımcılarına ulaşan arkadaşlarıma bütün kapılar kapatılmıştı.

Biz ondan iş veya ulufe isteyecek halim yok, 22 Yıllık internet haberciliğimde hiç kimse çıkıp ta Abdullah’a para karşılığı haber yazdırdım veya haber kaldırttım diyemez elhamdülillah.

Bu vesile ile bize karşı inadına duyarsızlık ortaya koyan E. İmamoğlu için fedakârlığımız sona erdi, Asla iftira olmayan olumsuz haberlerini de yapmaktan çekinmedik. Ben güvenirliğine kuşku düşmüş bir kişiyi halk nezdinde nasıl reklam edebilirim ki.?

Bu günahlarım nedeniyle artık politikacılardan alabildiğine uzak duruyor, Hiç değinmemeye çalışıyorum.

Turgut Özal'ın deyimi ile haberin kötüsü olmaz itirafını küpe yaptık artık politikacılardan uzak yaşıyorum vesselam.

Bakalım bu seçim kime oy vereceğim, Son haftaya kadar asla karar vermeyeceğim, Ama sandığa gitmemezlik asla yapmam. Çünkü geçerli oy kullanmayanların oyu seçimi kazanana hizmet ettiğini biliyorum, Buda onun icraatlarına manevi ortak olmak demektir.
Bu nedenle küçükte olsa, Komünist, Sosyalist bile olsa seçilemeyecek birine oy vereceğim.

Bir hikâye var; Bir köyde ahali muhtardan bıkmış ama kokularından bir şey yapamıyormuş, Aklı başında kimsede muhtara karşı aday olamıyormuş, Bu seçimde deli selo aday olduğunu açıkladı, halk nasıl olsa seçilmez diye bütün oyları seloya vermiş ve Selo seçimi kazanmış.
Elbette bu hikâyedir ama ya tutarsa? İnşaallah benim oy verdiğim aday kazanamaz..
Herkese hayırlı yarınlar Mutlu istikballer dilerim
Abdullah Gözaydın 02.01.2023 yeni yılın ilkyazım bu oldu.

KONU İLE İLGİLİ HABERLER
Takipsizlik haberi
Tevfik Göksu konuşması
Tevfik Göksu bunları görmemiş
Metin Genç'ten kınama
Yunan basınında RT Erdoğan haberleri
Yunanlı gazeteci haberim çarpıtıldı
Tevfik Göksu İddiaları
Hayrullah Ertem Göksuya soruyorum