DİKKAT TEHLİKELİ İNSAN
Dostlarım bu gün yaşadıklarım beni tekrar derinden üzdü.
Karagümrük’te bir kişi, berber dükkanından çıkarak samimi bir şekilde beni içeri davet etti, Kendisini tanıyamadım, bir hikmet vardır diyerek daveti kabul ettim.
Kendisini tanıtmadan, Bu gün çok resim çektiğimi söyleyince biraz evvel katıldığım Ali Emiri kültür merkezindeki panelden bahsettiğini anladım, bir müddet konferans üzerine konuştuktan sonra Fatih kent konseyinin üyesi olduğunu öğrendim, orada da çekişmeli bir seçimle görev dağılımı yapmıştık.
Sohbetin bir yerinde (Fatih belediye başkan yardımcılarından biri) benim için aman çok tehlikelidir diye beni kendisine tavsiye etmiş olduğunu öğrendim, önce sinirlendim, sakin düşününce onur duydum ve neden tehlikeli olduğumun savunmasına başladım. İnsanları yanlış düşüncelerinde aydınlatmanın farzı kifayet olduğuna inananlardanım.
2006 yılından beri Fatih kent konseyi 6-8 aylık aralıklarda toplanarak zaruri resmi işlemleri sembolik yerine getirildiği bir faaliyettedir.
Kent konseyi, sivil toplumun ilçeyi denetlemesi ve öneriler üretmesi gereken görevlerini, belediyemizin alt yapısını kurmadığı için asla yerine getiremeyen, kâğıt üzerinde bir kurum olarak varlığını devam ettiriyor.
Buna karşı olmak, belediyenin hatalarını haber yapmak, Başkan yardımcısı için tehlikeli adam olma damgası yemenize yetiyor.
Akşam uzun zamandır göremediğim bir dostumla karşılaştım, o da senin için çok tehlikelidir diyorlar dedi, Kimin söylediğini sordum, tembihlenmiş olduğundan söyleyenin adını söylemek istemedi. Muhabbet içinde izcilik federasyonu seçimleri için Ankara’da tanıştığı bir kişiden bahsedince olayı hemen anladım. Şu an mahkemelik olduğum bir kurumun genel müdürü olduğunu çözünce arkadaşım itiraf etmek mecburiyetinde kaldı.
Görüyorsunuz dostlar önemli bir kurumun genel müdürü hakkımda iftirada bulunuyor, sonrada görüştüğümüzü Abdullah’a sakın söyleme diyor. Bu kurumla aramadaki sorunları pek bilmeyen kalmadı, ulusal kamuoyunun bilmemesi için ben azami gayret sarf ediyorum, çünkü birkaç kötü niyetlinin sebep olduğu kötülüklerin büyük bir camiaya çamur olmasına gönlüm razı olmuyor.
Onları Allah’a havale ettim bekliyorum, kendileri kendilerini helak edecek umuyorum. Dünyada olmazsa da İstikbal ahret pek öyle uzakta değil. Ahretin yakınlığını idrak edemeyenler, o günün dehşeti ile çok pişman olacaklardır. O gün yarın diyenler ise bu günlerinde “Tek Dost Allah” inancıyla hayatını yaşar, gerisi teferruattır.
Allah’ın cc. “Zulmü seyretmeyin, Zulmü seyreden zulme ortaktır. Ya mani olun, Yada orayı terk edin” buyurduğunu bu insanlar neden düşünemezler?
Bu “Tehlikeli Adam” Tanımlaması son 28 yılımda pek çok kere karşıma çıktı, Nefsi düşündüğümde seviniyorum. Toplumsal düşündüğümde çok üzülüyorum.
Artık ülkemde putperest ülkelerde bile olmayan batıl düşünceler hayata hâkim oldu.
Geçerli aydın insan modeli: Üç maymunu oynayacaksın, Güçlü değilsen Görmeyeceksin, Duymayacaksın, Konuşmayacaksın, şahitliğe gitmeyeceksin, her türlü zulme seyirci kalacaksın, Vergi verme aptallığı! Yapmayacaksın, Haram-helal kavramlarını, Namus-İffet mevhumlarını unutacaksın. Yalan konuşmak en büyük suç olmasına rağmen hoş göreceksin, Faizsiz ticaret olmaz diyeceksin, zinayı çapkınlık bileceksin, iftirayı şaka göreceksin, Bu milletin vergileri ile maaş alacaksın, milleti aşağılayacaksın, bu milletin vergileri ile okuyacaksın, akademik birikimini batıya satacaksın, Kaçak bina yapacak, milleti sağlıksız kat kat betonlara gömeceksin, fırsatını bulunca stokçu olacaksın daha neler. Ve Güvenilir insan olacaksın!
İstemiyorum böyle güvenilir “insan” olmayı, böyle düşünenler nezdinde “Tehlikeli Adam” rozetini göğsümde taşımaktan onur duyarım. Bu konuda iflah olmayacaklardanım, biline.
Ey sevgili dostlarım, sizlerle olan dostluğum, Allah’ın ve Resulullah’ın dostluğunun üzerinde asla olamaz, ilişkilerimizde sizin dostlunuz Allah ve Resulullah dostluğu ile çatışacak olursa bilin ki tercihim sizin sevginiz olmayacaktır. Deli gibi sevilmiş olsam dahi.
Hey düşmanlarım; Tarafıma olan düşmanlığınızın sebebinden Allah’ın razı olduğuna dair bir inancınız ve deliliniz varsa gelin beni aydınlatın. Söz, ömür boyu köleniz olayım.
Buradan bu sözümü dünyaya deklere ediyorum.
Ayrıca geçmişim karanlık bunu yüzüme vurmanıza gerek yok, bunun ızdırabı ile yaşıyorum, lakin son 28 yıl içinde Allah cc. İndinde utanacağım bir davranışım varsa bunu bana hatırlatan kişi, en büyük dostum olacağını ilan ediyorum.
Allah’ım Dostlarını Bana sevdir, Düşmanlarını sevmekten sana sığınırım, Dostlarına düşman olmaktan sana sığınırım.
Bütün ömrümü rızan için yaşamayı, senin rızanı asla bir mahlukun rızasına tercih etmemeyi bizlere nasip eyle, Amin.
BU YAZIMIZA YAPILAN BİR KARŞI DÜŞÜNCE KATKISIDIR
Av.Yaşar Metehanoğlu
O ZULÜM DECCAL ve İSRAİL ZULMÜ
Müslüman günahkardır,yanılmıştır,hatadadır,nefsine zulmetmiştir..
Bunlar başka, MÜSLÜMANLARIN ZALİM OLMASI başka..
Müslüman zalim değil,Müslüman'dır.
İslam'a,islamın değerlerine,Müslümanlara bilerek isteyerek kasıtlı olarak kötülük yapmayan zalim sayılmaz.Zalimin ilmihallerde tarifi var.
Hoca kurban olam dur ki çocuklar çalışsın..
Bir defa da sevmeyi düşün..
Ne kadar efendi insanlar bu kardeşler diyelim.
Bir defa deneyelim.
Ama gel dinimize , imanımıza, Allah'ımıza, Kuran'ımıza , tesettürümüze, çocuklarımıza dini eğitim vermemize karışıp küfredenlere karşı çıkalım..
Aleni hırsızlığı görülenlere engel olalım ..
Masum,temiz mübarek insanlara da çatarsak doğru olmaz ki
Bilvesile selam ve saygılar sunuyorum.
İnşallah barışmanızın bir yolu bulunur..
İnşallah kardeşler arasında kırgınlık sürmez
29 Haziran 2009 Pazartesi Saat 22:37
Behlûl Dane
KİŞİ SEVDİĞİ İLE BERABERDİR.
Sayın Yaşar bey ağabey
çok kere söyledim, tekrar söylüyorum, Hucurrat suresinde Allah cc. Müminlerin kusurlarını araştırmayın ve yaymayın emri vardır.
Ancak Allah yüce kuranda, zulmü seyretmeyin zulmü seyredenler zulme ortaktır, ya mani olun yada orayı terk edin emrini de unutmayalım.
Şimdi çevremizdeki zalimler üç,beş kuruşluk maaşlarını düşünerek, ense yaptıkları işlerinden kovulacağını düşünerek rızkı allatan değil , para efendilerinden bilenlerin neyine itibar edeyim.
Geçmişleri ne kadar parlak ve imrenilecek olursa olsun, benimde geçmişim bir o kadar karanlık. ne yapalım?
Allahın bir ismi Tevvab'tır, Allahtan umut kesenler kafirlerdir.
bu gerçekler doğrultusunda hiçbir korkum yok çünkü her anımı Allah rızası için yaşamaya gayret ediyor, teklif edilen rüşvetleri kabul etmiyor. sadece Allahın dostluğunu umarak bütün yanlışlıkları kabul etmiyorum.
siz davet edildiğiniz pazar günkü etkinliğe gitseydiniz birçok şeyi anlayacaktınız ama mazideki sevginiz gözlerinizin basiretini karartmış, hala mazide yaşıyorsunuz, lakin mazi çok gerilerde kaldı. mazideki Allah dostları şeytanın figüranı oldu, geçmişte ki şeytanın ortakları ise nadim olarak Allahın kölesi oldu.
(Not: 19 çocuk sünnet ettirip web sitelerinde yüz çocuk diye ilan edenleri görmüş olurdunuz)
Müslüman kusurları hoş görerek örtebilir, fakat zulmü hoş görmek İslami de değil, insani de değil, zulüm edenler asla felah bulmayacaktır.
birileri sırça saraylarında kiralık katilleri ile etrafına korku imparatorluğu kurmuş görmüyorsunuz, birçok gerçeğe şahit olduğunuz halde elinizden bir şey gelmiyor. zulmü ört tavsiyesinde bulunuyorsunuz.
sayın yaşar bey bir hukukçuya yakışmıyor ama günümüzün hukukuna uygun düşünceler bunlar.
toplum olarak üç maymunu oynuyoruz ve başımıza gelen her şey bu nedenle bizi buluyor.
ben gene de aradaki bir iki zavallıya zulmetmeyeyim diye mutedil davranıyorum siz bütün bir zulmü unutmamızı tavsiye ediyorsunuz.
kusura bakmayın ama galiba meslektaşınızı himaye ediyorsunuz.
açıkça görülen bu . size mübarek olsun ne diyeyim.
kalpler Allahın elindedir. Allaha iman edenler Allah dostlarını, nefsine iman edenler şeytanları dost edinirler.
allah cümlemizi nefsi hezeyanlardan muhafaza eylesin AMİN
26 Haziran 2009 Cuma Saat 06:21
Av.Yaşar Metehanoğlu
HÜSNÜ ZAN OLMAYA MECBURUZ.
Sayın Behlüldane Bey kardeşim,Allah'a yemin ederim ki Müslüman olmadıkça cennete giremeyeceğiz.Biri birimizi sevmedikçe de Müslüman olamayacağız.
Hani Musa Peygambere en kötü şeyi getir emri gelmiş de o da en kötü benim diye ipi boynuna takıp Turu-Sina dağında Cenabı Hakka gitmiş.b.
İyi insana benziyorsunuz.Açıkça kötülüğünü görüp ikaz edip kasten kötülüğe devamına şahit olmadıkça biri birimizin kusurlarını da örtmek zorunluluğumuzu nazara alarak bir hüküm vermeye kalkabiliriz..
Siz Eminönü'nde yaşasaydınız kötünün ne olduğunu görür de Fatih'e bir şeyler yapmak için iyi kötü samimi gayretlerle koşturanlara minnettar olmak gerektiğine inanırdınız.
Allah'a emanet olunuz
Denetleyelim..İyiliklerini alkışlayalım.Açık hata görünce ikaz edelim.
Ama onların kardeşlerimiz olduğunu,bizim basın mensubu olarak denetleyicilik gibi bir kutsal sıfatımız olduğunu biraz ağabey gibi davranmaya gayret etmeye ihtiyacımız olduğunu düşünmemiz gerekmez mi?
Av.Yaşar Metehanoğlu
26 Haziran 2009 Cuma Saat 00:04