Fatih'te kentsel dönüşüm yenileme!

Abdullah Gözaydın fatihten@gmail.com

Fatih ilçemizde kentsel yenileme(dönüşüm )Projesi ne demektir?
Öncelikle Fatih ilçemizin çoğunluk alanı UNESCO Dünya mirası olarak tescillenmiştir (Dönüşüm yapılamaz) Aslına uygun yenileme, Restorasyon yapılması zorunludur.
Fatih ilçemizde uygulanmış “Sözde” yenileme projeleri 2006 yılında bakanlar kurulu kararı ile uygulamaya sokulmuştur.

İktidar ve Belediyelerimiz Fatihte (geçerli 1/1000 ölçekli nazım imar planlarını aşabilmek için Araya TOKİ’yi koyarak İlçe bazında imar planı kurallarını aşmışlar, Sulukule’de uygulandığı gibi (AİHM’inde görüşülecek) Kadim bir tarihi semt yok edildi.

Sosyal bir proje olarak hayata geçirildiği iddia edilen projede mevcut mukim vatandaşlar yok pahası bedellerle proje alanından uzaklaştırılmıştır.  (AİHM tarihinde ilk defa iç hukuk bitmeden bir müracaatı kabul etmiştir) İç hukuk süreci bitirilmiyor (Devamlı proje iptal edilerek) zaman kazanılıyor, Davanın AİHM’inde görüşülmesi ertelenmiş oluyor.

Sulukule’ de yapılan çarpık kentleşme modeli, Müteahhitlerin Vahşi-Kaçak yapılaşmasını aratmayan bir uygulama oldu, 15 yıl geri ödemeli ve satılamaz kuralı olduğu halde mevcut mukimlerin %80 sanırım Suriyeli gibi yabancı uyruklular olduğunu görüyoruz.
Hâlbuki sosyal projede mülk sahibi olanlara verilen daireler TOKİ tarafından kişilerin elinden geri alındığını biliyoruz.

2006 yılında Bakanlar Kurulu tarafından Fener-Balat-Ayvansaray Projesi ve çevresi onaylandı. Proje GAP inşaata verilip itiraz süresi geçene kadar kimsenin haberi olmadı.
Bir emrivaki ile karşı karşıya kalan mülk sahipleri ve kiracıları FEBAYDER adı altında dernekleşti, karşı dava açarak projeyi iptal ettirdiler. GAP ve Fatih belediyesi 2 defa Acele kamulaştırma ilan etmesine rağmen Dernek bu iki kararı da iptal ettirdi.

Fatih belediyesi FEBAYDER’in dava açmasını engelleyerek Birinci şahısların bireysel dava açmasını şart koşunca kimse karşı dava açılamadı, Ve gene GAP inşaata masabaşı verilen proje gene uygulanamadı.
Yıllar sonra Fatih belediyesi projeyi uygulayamayan GAP inşaat ile sözleşmesini fesih edip Bu sefer Fener, Balat, Ayvansaray, Tevkı-i Cafer, Mollaaşkı mahalleleri kentsel dönüşüm projesi olarak KOLİN Gurubuna projenin verildiğini duyduk. Günümüze kadar henüz başlanamamıştır.
Yedikule CER projesi (Emlak Konut) marifeti ile Yedikule zindanı tarihi surlarını perdeleyen bir konumda Anıt eser deniz surlarına 5-10 Mt. Mesafede inşa edildi. (22 km.’lik tarihi surların İç-Dış görünümü 150-200Mt. Dünya mirası alanı olmasına rağmen, Yedikule CER atölyeleri üzerine modern yapılaşma gerçekleştirildi.
********************

Süleymaniye Camii etrafındaki Tamamı tarihi ahşap konaklardan oluşan UNESCO tarafından Dünya mirası ilan edilen 8 mahalle hakkında 2006 Yılı bakanlar kurulu kararı ile yenileme alanı ilan edildi.

İBB Kiptaş tarafından organize edilen proje hakkında O gün bu gün kamulaştırma yapılamadı (Çünkü rantsal bir proje) Bine yakın parsel alanında planlanan proje, Merkezi ABD,de olan El Rayyan firmasına verildi (Hâlbuki parsellerin en az yarısı halen mülk sahiplerinin üstünde olduğu halde)
İBB yönetimi CHP’ye geçince 508 adada uygulanan (Rantsal-Modern yapılaşma modeli) projeye devam edilemedi. Proje şimdilik bekliyor, Başkan E. İmamoğlu bir yıl evvel Süleymaniye projesi hakkında Beyazıt meydanında bir sergi ile bu projenin hukuksuzluğunu açıklayacağını söylediği halde henüz bu konuda bir gelişme yok.

2006 yılında bakanlar kurulu kararı ile Fatih ilçesinin bazı bölgelerinde 19 ayrı kentsel yenileme projesi ilan edilmişti. Bu projeler dev maketler yaptırılarak MIPIM Gayrimenkul Fuarı Fransa’da görücüye çıkarılarak finansör arandı. Sanırım Fatihin tamamı için alınmış bir Kentsel yenileme projesi var,

Bu konu hakkında oldukça çok söylem var, En çok konuşulanı ise ABD merkezli “Ekümenik Yeni Roma“ Projesi çok konuşuluyor.
ABD yönetimi bu proje ile Patrik Bartholomeos’u  Yeni Roma hükümdarı ilan ederek Rusya’nın elinde olan Maskova Patriği Kıril’in Baş Patriklik yaptığı sistemi, Kadim Doğu Roma başkenti İstanbul Konstantiniyye de ilan edeceği bir devlet ile  Ortodoks liderliğini Rusya’nın elinden almak istiyor.
Müslüman Türkler için büyük bir infiale sebep olacak böyle bir uygulamanın hayata geçirilebileceğine inanmıyorum,

Fatih ilçemizdeki Kaçak yapılaşma hız kesmeden devam ediyor, aslen vakıflar genel müdürlüğüne ait olması gereken Cumhuriyet öncesi İslam vakıf mülkleri (Kanun izin vermiyor) olsa da bir bir satıldığına şahit oluyoruz, Meselâ:, Laleli Hilton, Papazoğlu Camii ve Medresesi arazisi üzerine, Aksaray Sultan camii parseline otel, Fındıkzade Nuri efendi camii otelciye, Fatihte kaptanı derya Halil paşa camii Say muhallebicisine satıldı.

Cumhurbaşkanı RT. Erdoğan Kızılcahamam toplantılarında yaptığı bir konuşmasında Sur içinde 800 civarı vakıf ederinin yok edildiğini itiraf etmişti.

Son yıllarda 6366 sayılı afet yasası gereği, Olası bir deprem gerekçe gösterilerek Fatihte 1999 öncesi inşa edilen binaların Risk oluşturduğunu, bu nedenle yenileme dayatması yapılmaktadır.

Bu binaların %99’u Belediyelerin verdiği ruhsat ile Mimar, Mühendislerin projeleri müteahhitler tarafından inşa edilmiş, Belediyece iskân verilmiş binalar olduğu, Betonun teknik dayanaklığının yüz yıl olduğu bir gerçek iken, Henüz yarı ömrünü tamamlamamış bu binalara çürük raporu verilerek yıkılma dayatmasına ne diyeceğiz?

Belediye eliyle halkımız kandırılmış olmuyor mu?
Günümüzde parsel bazında yapılan binaların da pek sağlam olduğunu sanmıyoruz, Çünkü yenilenen binaların temel kazılarına baktığımızda pek çoğunun “Moloz” zemin üzerine temel atıldığını görüyoruz.
Molozun taşıyıcı olmadığını bilmeyen inşaatçı yoktur elbette, Ayrıca bitişik nizam yapılaşmanın pek çok sakıncası var, (Depremde binalar birbirine çarparak kırılma eğilimi gösterir) 4-5 katlı binalar arasında en az 20 cm. köpük konması gerekirken bu yapılmıyor, “Radye jeneral temel “ tekniğinin uygulanması “çekiç etkisini bertaraf” etmeyeceğini biliyoruz.

Ve Fatih belediyesi yarın mülk sahiplerinin elini kolunu bağlayacak “TAAHÜTNAME” adı altında mülk sahiplerinden Noter tasdikli bir belge istiyor, Bu şekilde ileriki tarihlerde söz konusu parsel alanında hayata geçirilecek herhangi bir projeden dolayı itiraz etmeyeceğimizi, karşı dava açmayacağımızı, Binanın boşaltılmasına ve verilen bedelin az olduğuna dair itiraz etmeyeceğimizi taahhüt ediyoruz.

Bizim bildiğimiz taahhütname belirlenmiş itirazlar hakkında verilir, Burada ileride nasıl bir dayatma ile karşılaşacağımız açıklanmadan itiraz etmeyeceğimize dair senet alınıyor elimizden.
Bu taahhüt tapu kayıtlarına işleniyor, Sonradan satın alan yeni mülk sahibi de bu imzanın kanunen muhatabı oluyor ve oda itiraz edemiyor.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Benim için Dünyanın üç şehri kutsaldır Kudüs, İstanbul ve Mekke’dir.
Ve Kutsal Fatih’te son nefesimi vereceğim inşaallah.