Günümüzde kim Molla Kasım bir bakalım

Abdullah Gözaydın fatihten@gmail.com

Arapçayı mana verecek kadar bilmem,
On yıldan fazla oldu Türkiyede ve Dünyada Fatiha suresini "Manayı bozacak şekilde" yanlış okunmasının çok yaygın olduğunu, Kurra hafızların, Kâbe imamlarının dahi yanlış okuduğunu gördüğümde bunu tekrar tekrar makale yaptım, detaylı kaynak göstererek Müslümanları uyarmaya çalıştım.

Karşılaştığım, akademik "Diplomalı!" kişilerin linçine maruz kaldım, Onların savunması; Kâbe imamları araplarda böyle okuyor, şeklinde oluyordu.
lakin bütün dünya yanlış okusa beni bağlamıyor, Arapça sözlükler beni doğruluyor, Bütün lisanlar kelimelerden oluşur, kelimelerin çeşitli manaları olabilir, Sözlüklerde tek mana verilen kelimeler esas alınması gerekir.

İşte İyyake Na'budu Ve iyyake nesteîyn Ayetide aynen böyle yazılıyor ama böyle okunmuyor, İtiraz edenler yanlış okuyanları referans gösteriyor, Ben sözlükleri referans gösteriyorum

Şimdi kim haklı?, Bir diplomasız Abdullah Gözaydın mı?   Ayeti yanlış okuyup yanlışı referans alan "diplomalılar" mı? 
İŞTE ORTADA BİR MOLLA KASIM VAR O KİM?
Asıl mesele bu, iyi günler hayırlı yarınlar dilerim..

"AŞAĞIDAKİ METİN ALINTIDIR"

Yunus Emre ve Molla Kasım hikâyesi

Yunus Emre’nin (kuddise sirruhu) divanı, vefatından yıllar sonra İslama hizmet etmek kaygısıyla hareket eden Molla Kasım’ın eline geçer…

Eline geçen kitap Yunus Emre‘nin üç bin sayfalık bütün şiirlerini kapsayan divanıdır …

Molla Kasım oturur dere kenarına, şiirleri okumaya başlar “ bu ifade şeriate aykırı, bu haram, bu sakıncalı ” diyerek üç bin sayfalık kitabın yaklaşık iki binini yırtar, dereye atar veya yakar…

Molla Kasım beğenmediği şiir sayfalarını bir bir, söylene söylene dereye atmaya, yırtmaya, yakmaya devam ederken şu beyit ile karşılaşır:

Ben dervişim diyene bir ün edesim gelir,
Seğirdübensesine varıp yetesim gelir.
Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir,
Varıp anın üstüne evler yapasım gelir.
Altında gayya vardır, içi nar ile pürdür,
Varuben ol gölgede biraz yatasım gelir.
Oda gölgedir deyu ta’n eylemen hocalar,
Hatırınız hoş olsun biraz yanasım gelir.
Ben günahımca yanam, rahmet suyunda yunam,
İki kanat takınam, biraz uçasım gelir.
Andan Cennete varam, Cennette huriler görem,
Huri ile gılmanı bir bir koşasım gelir.
Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme,
Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir.


Bu şiiri okuyunca Molla Kasım suçüstü yakalanmış bir çocuk edasına bürünür.
Aşık Yunus’un heybeti, büyüklüğü karşısında erir, yok olur. Pişmanlık duyarak o an ne yapacağını bilemez; yaktığı ve suya attığı şiirler için bir ateşe, bir suya koşar,. Zahire aldandığını, şiirlerin özünü, bütününü anlayamadığını; Aşık Yunus’un şiirlerini üstün bir manevi güçle yazdığını fark eder. Yunus Emre‘nin ne kadar büyük bir Allah dostu olduğunu anlar ve tövbe eder.
Rivayete göre;  yakılan  bin şiiri gökte melekler, denize atılan bin şiiri balıklar, Molla Kasım’ın elinde kalan bin şiiri ise, insanlar okumaktaymış.

AŞAĞIDAKİ VİDEOYU İZLEYİN VE KİM MOLLA KASIM KİM?, YUNUS KİM? KENDİNİZE SÖYLEYİN...