Hendekçi akademisyenlere karşı 'bizi bölemeyeceksiniz' bildirisi

Abdullah Gözaydın fatihten@gmail.com


Hendekçi akademisyenlere karşı 'bizi bölemeyeceksiniz' bildirisi

TÜRKİYE SEVDALILARI ÜLKESİ İÇİN BİRLEŞTİLER VATAN SAĞOLSUN

Avrupa birliği gazetesinden Tam destek


Yerli Düşünce Derneği, bin 128 akademisyenin imzaladığı bildiriye karşı sivil toplum kuruluşlarının imza verdiği “Bizi Bölemeyeceksiniz” adlı bildiriyi İç Kale Otel’de düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında açıkladı.



 

Yerli Düşünce Derneği Onursal Başkanı Yalçın Topçu, akademisyenlerin yayınladığı bildiriyi terörün akademi dünyasındaki kirli yüzünü yansıtması açısından oldukça manidar ve ibret verici bir durum olduğunu belirterek, "Seçilmiş bir Cumhurbaşkanına siyasi, etik ve ahlak dışı hakaret etmeyi maharet sayan ama bununla birlikte bu akıl ve vicdan tutulması olarak gördüğümüz bildiriyi destekleyen ana muhalefet partisini milletimiz ve STK’lar adına kınıyorum" dedi.

Yerli Düşünce Derneği, bin 128 akademisyenin imzaladığı bildiriye karşı sivil toplum kuruluşlarının imza verdiği “Bizi Bölemeyeceksiniz” adlı bildiriyi İç Kale Otel’de düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında açıkladı. Bildiriyi Kültür ve Turizm eski Bakanı ve Yerli Düşünce Derneği Onursal Başkanı Yalçın Topçu okudu.

Toplantıya Topçu’nun yanı sıra "Bizi Bölemeyeceksiniz" bildirisine destek veren STK’lar ve gaziler de katıldı. Topçu, “En son gündemi işgal eden azınlık, marjinal, ipi nerede olduğu belli olan bir grubun imzaladığı bildiri infiale sebep oldu. İçinde yaşadığı milletin acı ve sevinçlerine yabancı olan, bu toprağın kan bağıyla değil can bağıyla vatan edildiğinden bihaber, Malazgirt’in, Çanakkale’nin, Sakarya’nın ruhundan zerre nasip almamış, her şeyde devleti suçlama hafif meşrepliğiyle hareket eden sözde akademisyenlerin imza vererek suni gündem oluşturmaya çalıştığı malum ihanet bildirisine karşı memleket ve millet sevdalısı bazı sivil toplum kuruluşlarının duygu ve düşüncelerini kamuoyumuzla paylaşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz” diye konuştu.

“KANDİL VEYA İMRALI BİR BİLDİRİ YAZSAYDI ANCAK BÖYLE BİR METİN ÇIKARDI DİYE DÜŞÜNÜYORUZ"

Topçu, şöyle devam etti:

“Türkiye’yi uluslararası arenada zayıf düşürmek amacıyla yürütülen küresel bir projenin görevli veya gönüllü piyonluğunu yapan sözde akademisyenlerin imzasıyla yapılan bildiri eylemi, terörün akademi dünyamızdaki kirli yüzünü yansıtması açısından oldukça manidar ve ibret verici bir durumdur. Bölücü terör örgütüyle ilgili tek kelimelik bir eleştiri bile bulunmayan bu bildiriyi imzalayanların kime ve neye hizmet ettiği açıkça ortadadır. Kandil veya İmralı bir bildiri yazsaydı ancak böyle bir metin çıkardı diye düşünüyoruz. Türkiye ne zaman terörle etkin bir şekilde mücadele etse içeriden ve dışarıdan hemen çeşitli bariyerler çekilmeye çalışılır. Sözde insan hakları örgütleri, yaşadığı topluma yabancı gibi davranan mankurt akademisyenler ve aydın görünümlü kalemşörler aynı yerden düğmeye basılmış gibi terörle mücadeleyi akamete uğratmak için benzer gayretler sergilerler. Küresel senaryolarla kurgulanan bu ihanet sahnelerini, ısmarlama filmleri biz senelerdir izliyoruz. Artık yeter! Bu kirli oyunlara, algı operasyonlarına yenilmeyeceğiz. Şimdiye kadar en az 40 bin insanımızın canına kastetmiş, bölge insanına hayatı adeta zindan etmiş, her zaman ve her fırsatta ülke ve millet düşmanlarıyla işbirliği içinde olan bölücü terör örgütünün yaptıklarının masum gösterilip, güvenlik güçlerimizin her gün şehitler vererek sürdürdüğü insani ve gerekli operasyonların kınanmasını normal bir akıl, hiçbir vicdan ve akademik ahlak kabul etmez.”

“ANA MUHALEFET PARTİSİNİ MİLLETİMİZ VE STK’LAR ADINA KINIYORUM"

“ Sözde akademisyenlerin, sözde aydınların imzaladıkları metin ile Türkiye’de yaşanan gerçekler hiçbir şekilde birbiriyle uyuşmuyor” diyen Topçu, “Pazar alışverişindeyken öldürülen binbaşı, uyurken evi yakılan uzman çavuş, kaçırılıp işkenceyle katledilen öğretmen, patlayan bombalarla hayata gözlerini yuman gençler ve beşikteki bine yakın bebek, binlerce şehit, yetim kalan çocuklar, kaybolan umutlar ve yarım kalan hikâyelerin baş sorumlusu olan bir terör örgütünü es geçip olayları devlete fatura etmek, ihanetten ve mankurtluktan başka bir şey değildir. Bunlar hangi Türkiye’de yaşıyor, doğrusu merak ediyoruz. Terörün yaktığı ateşten küçük bir kıvılcım bu sözde akademisyenlerin kendi ocaklarına düşmüş olsaydı acaba yine böyle düşünürler miydi? Terörle topyekûn mücadele edilmelidir. Dağdaki, köydeki, şehirdeki, Meclis’teki, kamudakileri derken kampüslerdekileri de göz ardı etmeden terörle mücadele edilmeli. Terör örgütünün sızdığı veya etkilediği çeşitli aşırı sol gruplar, stratejik ortaklıklar kurduğu taşeron paralel yapılar katil diye yaftaladıkları devletin üniversitelerinde adeta hücre tarzı örgütlenmişlerdir. Maalesef üniversitelerde sanki akademisyen değil de akrep yetiştirmişiz. Bu alçakça bildiriye destek verdiğini açıklayan ve bir grup vekiliyle bir kamu kuruluşu TRT’yi basan, bu yetmemiş gibi ülkenin bu kadar mevzusu varken kendisinin iki kat oyundan fazla oy alan ilk defa seçilmiş bir Cumhurbaşkanına siyasi, etik ve ahlak dışı hakaret etmeyi maharet sayan ama bununla birlikte bu akıl ve vicdan tutulması olarak gördüğümüz bildiriyi destekleyene ana muhalefet partisini milletimiz ve STK’lar adına kınıyorum. Seçilmişlik ne ihanet etmeye ne de hakaret etmeye cevaz verir. İhanet edenlere de bu ülkenin yargıçları gereğini yapsın, hakaret edenlere de gereğini yapsın. Neticede millet iradesi var ortada. Ama sen ülkenin yüzde 52 ile seçilmiş Cumhurbaşkanına hakaret edemezsin bunu temcit pilavı gibi her sözünle, lafınla söylemezsin. Bunun siyasi etikte yeri yok, siyasi ahlakta yeri yok. Sen ana muhalefet partisisin. Bu azınlık bölücü teröre hizmet eden ve nereye bağlı olduğu malum olan bu azınlık bölücü bildiriye koştur koştur CHP gibi bir partinin, Atatürk’ün kurduğu bir partinin heyetinin bu bildiriye imza atmasını akıl tutulması olarak telakki ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“TERÖRLE MÜCADELEDEN ASLA TAVİZ VERİLMEMELİDİR”

“Terörle mücadeleden asla taviz verilmemelidir” ifadesini kullanan Topçu, “Boş lakırdılara kıymet bahşedilmemelidir. Söz konusu olan Türkiye’dir. Türk milletinin güvenliği, özgürlüğü ve refahıdır. En önemlisi, kalkınan ve büyüyen bu aziz milletten ve devletten medet uman medeniyet coğrafyamızdaki milyonlarca kardeşlerimizin yeşeren umutlarını menzile ulaştırmaktır. Bu ülkede terör sona erince hayal diye görülen birçok imkânsızın mümkün olacağı bilindiği için sürekli engeller çıkarılıyor. Artık uyanma ve diriliş zamanıdır. Elbette hiçbir ana ağlamasın. Hiçbir ocağa ateş düşmesin. Bu ülke bir “ebrudur” ve bütün renkleri kutsaldır. Fakat devletin büyük riskler alarak uzattığı şefkat eline bile kurşunla cevap verenlerin ne bu toprakla ne de bu milletle bir bağı kalmamıştır. Irkçı, Marksist, bölücü, vahşi bir terör örgütüyle adı ne olursa olsun yürütülecek hiçbir süreç olmamalıdır” ifadelerini kullandı.

“SAVCILARIMIZA BURADAN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYORUZ”

Yılanların başı ezilinceye kadar mücadelenin sürmesi gerektiğini söyleyen Topçu, şunları kaydetti:

“Bölge insanı terörün cenderesinden kurtarılıncaya kadar bu haklı mücadele devam etmelidir. Bizim anayasamız ve kanunlarımız düşünce ve ifade hürriyetini garanti altına almıştır fakat terörü ve teröristi yüceltmeyi de yasaklamıştır. Söz konusu ihanet bildirisinde imzası olanlara karşı kanunlarımızın gereğinin yapılmasını talep ediyoruz. Savcılarımıza buradan suç duyurusunda bulunuyoruz. Bu topraklarda nefes alıp veren herkes emin olsun ki, şanlı ecdadın yadigârı bu vatan topraklarında kim kendini nasıl ifade ediyorsa öyle kabul ederek; tek devlet, tek millet, tek vatan ve tek bayrak olarak, ay yıldızlı al bayrak altında, çokluk içinde birlikte, hür ve müstakil bir şekilde sonsuza kadar kardeşçe yaşamaya devam edecek. Herkes bilsin ki milyonlarca nefes teröre karşı tek sestir.”

BİLDİRİYE DESTEK VEREN STK’LAR

AK Parti Ordu Milletvekili ve Yerli Düşünce Derneği Genel Başkanı Metin Gündoğdu ise bildiriye destek veren sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili bilgi verdi. Destek veren STK’lar şöyle:

"Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu, Birlik Habersen, Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu, Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği, Türk Hukuk Enstitüsü, Memur Dernekleri Federasyonu (Memur-Der), Diyanet Mensupları Derneği, Emniyet Teşkilatı Vazife Malülleri ve Şehit Aileleri Vakfı, Türkiye Gaziler Vakfı, İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu, Ordu İli Kültür ve Kalkınma Vakfı, Kırşehirliler Birliği Derneği, Ankara Hukuk Fakültesi Mezunları Derneği, Tarımsal Kalkınma Vakfı, Abhazya Kültür Derneği, Yerli Düşünce Derneği, Nevşehir Dernekler Federasyonu, Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Tüm Kamu Der, Uluslararası Kültür, Dil ve Edebiyat Derneği, TRT Radyo Televizyon Personeli Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı, TRT Personel Yardımlaşma Sandığı, TRT Yaygın Öğretim Kurumları Gençlik ve Spor Kulübü, Bağkur Personeli Yardımlaşma Vakfı, Tüm Diyanet-Sen, Tarım Orman Sen, Türk Dünyası Öğrenci Derneği, Kubbe Der, Ahmet Yesevi Kültür Derneği, Uluslararası Sanatçı ve Edebiyatçılar Derneği, Toplumsal Eğitim Akademisi, Sağlık Bir-Der, İş Dünyası ve Çalışanlar Dayanışma Derneği, Avrasya Kültür Araştırmaları Derneği, Bağımsız Eğitim - Sen, Cuma Ağacı Derneği, Türkiye İletişimciler Derneği, GİMAT Derneği, TRT Vakfı, Ankaralılar ve Ankara’ya Hizmet Edenler Derneği, Ankara İli Beypazarı İlçesi Üreğil Köyü Yardımlaşma Derneği, Ayaşlılar Derneği, Kültür Sanat Muhabirleri Derneği, Ankara Demiryolu İş Sendikası, Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi, Yozgatlılar Birlik ve Dayanışma Vakfı , Genç Memurlar, Ordu Genç Girişimciler Derneği, Ordu Genç Girişimciler Derneği, Kırımlılar Fikir ve Kültür Derneği, Ankara Ünyeliler Derneği, Kumru İlçesi ve Çevre Köyleri Dayanışma Derneği, Akbaş İlçesi ve Çevre Köyleri Dayanışma Derneği, Akkuşlular Derneği, Aybastılılar Derneği, Çorumlular Yenimahalle Derneği, Askon Ankara, Selçuklu Vakfi , Emekli Bir Sen.“

İŞTE O BİLDİRİ:

KAMUOYUNUN DİKKATİNE;

İçinde yaşadığı milletin acı ve sevinçlerine yabancı olan, bu toprağın kan bağıyla değil can bağıyla vatan edildiğinden bihaber, Malazgirt’in, Çanakkale’nin, Sakarya’nın ruhundan zerre nasip almamış, her şeyde devleti suçlama hafifmeşrepliğiyle hareket eden sözde akademisyenlerin imza vererek suni gündem oluşturmaya çalıştığı malum ihanet bildirisine karşı memleket ve millet sevdalısı bazı sivil toplum kuruluşlarının duygu ve düşüncelerini kamuoyumuzla paylaşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.         

Türkiye’yi uluslararası arenada zayıf düşürmek amacıyla yürütülen küresel bir projenin görevli veya gönüllü piyonluğunu yapan sözde akademisyenlerin imzasıyla yapılan bildiri eylemi, terörün akademi dünyamızdaki kirli yüzünü yansıtması açısından oldukça manidar ve ibret verici bir durumdur. Bölücü terör örgütüyle ilgili tek kelimelik bir eleştiri bile bulunmayan bu bildiriyi imzalayanların kime ve neye hizmet ettiği açıkça ortadadır. Kandil veya İmralı bir bildiri yazsaydı ancak böyle bir metin çıkardı diye düşünüyoruz.

Türkiye ne zaman terörle etkin bir şekilde mücadele etse içerden ve dışarıdan hemen çeşitli bariyerler çekilmeye çalışılır. Sözde insan hakları örgütleri, yaşadığı topluma yabancı gibi davranan mankurt akademisyenler ve aydın görünümlü kalemşörler aynı yerden düğmeye basılmış gibi terörle mücadeleyi akamete uğratmak için benzer gayretler sergilerler. Küresel senaryolarla kurgulanan bu ihanet sahnelerini,  ısmarlama filmleri biz senelerdir izliyoruz. Artık yeter! Bu kirli oyunlara, algı operasyonlarına yenilmeyeceğiz.

Şimdiye kadar en az 40 bin insanımızın canına kastetmiş, bölge insanına hayatı adeta zindan etmiş, her zaman ve her fırsatta ülke ve millet düşmanlarıyla işbirliği içinde olan bölücü terör örgütünün yaptıklarının masum gösterilip, güvenlik güçlerimizin her gün şehitler vererek sürdürdüğü insani ve gerekli operasyonların kınanmasını normal bir akıl, hiçbir vicdan ve akademik ahlak kabul etmez.

“Cetveli doğru olmayanın çizgisi de eğri olur’ der Hazreti Ali. Sözde akademisyenlerin, sözde aydınların imzaladıkları metin ile Türkiye’de yaşanan gerçekler hiçbir şekilde birbiriyle uyuşmuyor. Pazar alışverişindeyken öldürülen binbaşı, uyurken evi yakılan uzman çavuş, kaçırılıp işkenceyle katledilen öğretmen, patlayan bombalarla hayata gözlerini yuman gençler ve beşikteki bine yakın bebek, binlerce şehit, yetim kalan çocuklar, kaybolan umutlar ve yarım kalan hikâyelerin baş sorumlusu olan bir terör örgütünü es geçip olayları devlete fatura etmek, ihanetten ve mankurtluktan başka bir şey değildir. Bunlar hangi Türkiye’de yaşıyor, doğrusu merak ediyoruz. Terörün yaktığı ateşten küçük bir kıvılcım bu sözde akademisyenlerin kendi ocaklarına düşmüş olsaydı acaba yine böyle düşünürler miydi?

Terörle topyekûn mücadele edilmelidir. Dağdaki, köydeki, şehirdeki, Meclis’teki, kamudakileri derken kampüslerdekileri de göz ardı etmemek gerekir. Terör örgütünün sızdığı veya etkilediği çeşitli aşırı sol gruplar, stratejik ortaklıklar kurduğu taşeron paralel yapılar katil diye yaftaladıkları devletin üniversitelerinde adeta hücre tarzı örgütlenmişlerdir. Maalesef üniversitelerde sanki akademisyen değil de akrep yetiştirmişiz. Bu bildiriyle terörün boyutunun geldiği tehlikeyi net bir şekilde görüyoruz. Bu alçakça bildiriye destek verdiğini açıklayan ana muhalefet partisinin tutumunu da bir akıl ve vicdan tutulması olarak görüyoruz.

Son aylardaki etkili operasyonlarla terör yılanının beli kırıldı. İşte bu yüzden uyuyan bütün hücreler harekete geçti. Yapılması gereken yılanın kafasını da kuyruğunu da ezmektir. Terörle mücadeleden asla taviz verilmemelidir. Boş lakırdılara kıymet bahşedilmemelidir. Söz konusu olan Türkiye’dir. Türk milletinin güvenliği, özgürlüğü ve refahıdır. En önemlisi, kalkınan ve büyüyen bu aziz milletten ve devletten medet uman medeniyet coğrafyamızdaki milyonlarca kardeşlerimizin yeşeren umutlarını menzile ulaştırmaktır. Bu ülkede terör sona erince hayal diye görülen birçok imkânsızın mümkün olacağı bilindiği için sürekli engeller çıkarılıyor. Artık uyanma ve diriliş zamanıdır.

Elbette hiçbir ana ağlamasın. Hiçbir ocağa ateş düşmesin. Bu ülke bir “ebrudur” ve bütün renkleri kutsaldır. Fakat devletin büyük riskler alarak uzattığı şefkat eline bile kurşunla cevap verenlerin ne bu toprakla ne de bu milletle bir bağı kalmamıştır. Irkçı, Marksist, bölücü, vahşi bir terör örgütüyle adı ne olursa olsun yürütülecek hiçbir süreç olmamalıdır.

Devlet yılanların inine girmiştir. Millet de devletinin arkasındadır. Yılanların başı ezilinceye kadar bu şanlı mücadele sürmelidir. Bölge insanı terörün cenderesinden kurtarılıncaya kadar bu haklı mücadele devam etmelidir.

Bizim anayasamız ve kanunlarımız düşünce ve ifade hürriyetini garanti altına almıştır fakat terörü ve teröristi yüceltmeyi de yasaklamıştır. Söz konusu ihanet bildirisinde imzası olanlara karşı kanunlarımızın gereğinin yapılmasını talep ediyoruz. Savcılarımıza buradan suç duyurusunda bulunuyoruz. 

Bu topraklarda nefes alıp veren herkes emin olsun ki, şanlı ecdadın yadigârı bu vatan topraklarında kim kendini nasıl ifade ediyorsa öyle kabul ederek; tek devlet, tek millet, tek vatan ve tek bayrak olarak, ay yıldızlı al bayrak altında, çokluk içinde birlikte, hür ve müstakil bir şekilde sonsuza kadar kardeşçe yaşamaya devam edecek.

Herkes bilsin ki milyonlarca nefes teröre karşı tek sestir.

Bu vesileyle bu cennet vatan için şehit düşenleri bir kez daha minnet ve şükranla yâd ediyor, terörle mücadelede canlarını ortaya koyan güvenlik güçlerimizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyoruz.



Bildiriye destek veren sivil toplum kuruluşları;

Avrupa birliği gazetesinden Tam destek

 





1



Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu





2



Birlik Habersen





3



Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu





4



Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği





5



Türk Hukuk Enstitüsü





6



Memur Dernekleri Federasyonu (Memur-Der)





7



Diyanet Mensupları Derneği





8



Emniyet Teşkilatı Vazife Malülleri ve Şehit Aileleri Vakfı





9



Türkiye Gaziler Vakfı





10



İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu





11



Ordu İli Kültür ve Kalkınma Vakfı





12



Kırşehirliler Birliği Derneği





13



Ankara Hukuk Fakültesi Mezunları Derneği





14



Tarımsal Kalkınma Vakfı





15



Abhazya Kültür Derneği





16



Yerli Düşünce Derneği





17



Nevşehir Dernekler Federasyonu





18



Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği





19



Tüm Kamu Der





20



Uluslararası Kültür, Dil ve Edebiyat Derneği





21



TRT Radyo Televizyon Personeli  Sağlık ve Sosyal  Yardımlaşma Vakfı





22



TRT Personel Yardımlaşma Sandığı





23



TRT Yaygın Öğretim Kurumları Gençlik ve Spor Kulübü





24



Bağkur Personeli Yardımlaşma Vakfı





25



Tüm Diyanet-Sen





26



Tarım Orman Sen





27



Türk Dünyası Öğrenci Derneği





28



Kubbe Der





29



Ahmet Yesevi Kültür Derneği





30



Uluslararası Sanatçı ve Edebiyatçılar Derneği





31



Toplumsal Eğitim Akademisi





32



Sağlık Bir-Der





33



İş Dünyası ve Çalışanlar Dayanışma Derneği





34



Avrasya Kültür Araştırmaları Derneği





35



Bağımsız Eğitim – Sen





36



Cuma Ağacı Derneği





37



Türkiye İletişimciler Derneği





38



GİMAT Derneği





39



TRT Vakfı





40



Ankaralılar ve Ankara’ya Hizmet Edenler Derneği





41



Ankara İli Beypazarı İlçesi Üreğil Köyü Yardımlaşma Derneği





42



Ayaşlılar Derneği





43



Kültür Sanat Muhabirleri Derneği





44



Ankara Demiryolu İş Sendikası





45



Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi





46



Yozgatlılar Birlik ve Dayanışma Vakfı





47



Genç Memurlar





48



Ordu Genç Girişimciler Derneği





49



Ordu Genç Girişimciler Derneği





50



Kırımlılar Fikir ve Kültür Derneği





51



Ankara Ünyeliler Derneği





52



Kumru İlçesi ve Çevre Köyleri  Dayanışma Derneği





53



Akbaş İlçesi ve Çevre Köyleri Dayanışma Derneği





54



Akkuşlular Derneği





55



Aybastılılar Derneği





56



Çorumlular Yenimahalle Derneği





     57         Askon Ankara Şubesi

     58          Selçuklu Vakfı

     59          Emekli Bir Sen

 

http://www.abgazetesi.net/haber/15344-hendekci-akademisyenlere-karsi-39bizi-bolemeyeceks.html