Hırsızlık ve Had cezası

Abdullah Gözaydın fatihten@gmail.com


Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Hem hırsızlık eden erkek ve hırsızlık eden kadın yok mu, yaptıklarına bir cezâ, Allah’dan(c.c.) bir azâb olmak üzere onların (sağ) ellerini kesin!"

[ Maide / 38 ]

"Bu cezânın tatbîk edilmesi bazı şartlara bağlıdır: Hırsız, âkıl-bâliğ olmalı, kör veya sağır olmamalı, çalınan malın sâhibi ile aralarında ebeveyn-çocuk veya karı koca yâhut ortaklık münâsebeti olmamalı, çalınan mal alel‘âde, kıymetsiz veya çabuk bozulur cinsten olmamalı, hırsızlık eden kimse çok maddî sıkıntı çeken zarûret hâlindeki birisi olmamalı (ki Hz. Ömer (ra), kıtlık zamanında hırsızlık cezâsını uygulamamıştır) ve malı korunan bir yerden çalmış olmalıdır."

[ Bilmen, c. 2, 765 ]


"Bir hırsız, elini başkasının malına uzattığı dakīkada hadd-i şer‘înin icrâsını (İlâhi cezânın yerine getirilmesini) tahattur eder (hatırlar), arş-ı İlâhîden nâzil olan emir hatırına gelir."

[Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı, Mektubât Mecmuâsı]

* Risale-i Nur'dan Bir Duâ:

"Allahım, bizi saadet, selâmet, Kur’ân ve imân ehlinden eyle."

[ Âmin Elfü Elfi Âmin ]