İslami hayatımızda yeni düzenlemeler

Abdullah Gözaydın fatihten@gmail.com


Artık Müslümanlar için iyileştirilmelerin hayata geçirilmesini istiyoruz.

On yıllarca Milli Nizam, Refah, Fazilet, Saadet, ve Ak parti saflarında emek verenlerin RANT kaygısı yoktu. Özgür bir Dünyada Dini İslam’ı Allah’ın cc. emrettiği, Resullahın gösterdiği gibi yaşamak arzuları vardı.

Düşe kalka bu günlere geldik, Nice mağlubiyetler acılar yaşadık, Laiklik adı altında insanlık suçu işleyenler Devletin imkânları ile ensemizde boza pişirdikleri, kıçlarımızdaki tekme izleri hala duruyor.

Biz kısas yapılsın istemiyoruz. Laikçilik adına Din, İnanç düşmanlığı yapanlara Mekke’nin fethi sonrası uzatılan kardeş eli gibi el uzatmasını biliriz.

Artık iktidarımızdan sosyal ve hukuksal hayatımızda İslam’ın şartlarında bir hayat yaşamamıza engel olan dayatmalar Müslümanların lehine terk edilsin.

İsteyen faizli bankacılık yapsın Müslümanlar için Faizsiz bankacılık sistemleri ciddi şekilde düzenlensin.

Haram olan her şeyin aleni yapılması engellensin, Uluorta gençlerimizi baştan çıkaracak şekilde yapılmasın. Fuhuş ve Zinanın aleniyeti toplumsal yaralar açmaktadır, Bu konuda getirilen serbesiyetler aklaki yapımızı tahrip etmektedir, Bu çöküntüye makul tedbirler getirilsin.

Sokakta halkın gözü önünde fuhşiyat, müstehcenlik, içki içilmesi, her türlü şans oyunları denilen kumar, Falcılık  makul şekilde engellenmelidir.

Lut kavmi sapıklığı üçüncü bir cins gibi algılanıp meşrulaştırılamaz, Dünya hayatındaki her şey erkek dişi, negatif pozitif olarak çift yaratılmıştır, Üçüncü cins psikolojik bir hastalıktır, tedavi edilmeli, tedaviye cevap vermeyenlerin ulu orta cinsel sapıklıklarını teşhir etmeleri yasaklanmalıdır.

Yalan İslam dininde asla kabul edilmeyen bir ameldir, yalan söyleyenler devleti milleti sosyal barışı hukuksal düzeni yıktıklarının farkında bile değiller, yalan söyleyerek kamuyu, Adaleti, aldatarak rant devşirenler, görev ihmali yapanlar büyük cezalar verilsin, medeni dünyada olduğu gibi.

Yalanın suç kabahat olmadığı toplumlarda sosyal huzur düzen asla olmaz.

Dini ibadetlerimizde laik yaptırımlardan vaz geçilsin.

Diyanetin yapısı Ordunaryus Prof. Ali Fuat Başgil’in teklifi olan DİN ve LAİKLİK Kitabındaki ilkeler hayata geçirilerek İslam dini en az Azınlık dinlerindeki gibi bağımsız olmalı.

 

Diyanet teşkilatı resmiyetten uzaklaştırılmalı, Sivil toplum kuruluşu haline getirilmeli, Devlet eliyle din ibadet düzenlenmesi uygulamasından vaz geçilmeli.

Diyanet bünyesinde İslamı öğreten Hocalar ve mescitleri koruma bakım personeli “kayyımlar” bulunmalı, namaz kıldırma memuru uygulamasından vaz geçilmelidir. İslama göre cemaat içinden biri namazı kıldırması uygulamasına dönülmelidir.

Cuma ibadeti, aslına uygun yapılmalı, Günümüzdeki namaz gibi bir uygulamadan vaz geçilmeli, Cumanın en önemli farzı Hutbe İslam’a uygun hale getirilmelidir.



Zekâtın toplanması ve dağıtılması, Hac ve Umre ziyaretlerinin İslam’a uygun şekle getirilerek Müslümanların maddi manevi istismarı önlenmelidir. Hac ve Umre hala TURSAB eliyle düzenleniyor, Hac ve Umre turizm değil ibadettir.

Hac ve Umre ibadetinin edasında Suud devleti Vehbi sapıklıklarını uygulamak istiyor Bu mutlaka önlenmeli, Günümüzde Mekke Medine ve hac güvenliği bir Yahudi firma tarafından yapılmakta olduğuna dikkat çekilerek yeni düzenlemelere gidilmelidir.

Mekke ve Medine İslam ülkelerinin ortak yönettiği bir yönetim sistemi yapılmalı, bunu Suud yönetimine dayatmalı, kabul etmediği takdirde Müslüman ülkelerin hac ve umre ibadetleri tehir edilmeli. Dinimizde bu tedbir hak olarak var…



Müslümanların vakıf mülkleri açık seçik satılıyor, Geçerli vakıf yasası ne diyor?

VAKIFLAR KANUNU

Kanun Numarası               : 5737

Kabul Tarihi                      : 20/2/2008

Yayımlandığı R.Gazete     : Tarih: 27/2/2008 Sayı : 26800

Yayımlandığı Düstur         : Tertip : 5  Cilt : 47  Sayfa:

 Vakıf kültür varlıklarının devri

             MADDE 30 – Vakıf yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun Hazine, belediye, özel idarelerin veya köy tüzel kişiliğinin mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur.


 

Tarih içinde satılan vakıf mülkleri kamulaştırılmalı, amacı doğrultusunda kullanımı sağlanmalı.



Adi, Siyasi suçlulara getirilen AF yasaları batıda olduğu gibi kaldırılmalı. Topluma karşı suç işleyenin kamuyu zarar uğratanın İktidar tarafından af edilmesi kabul edilemez.  Af kanunun kaldırılması, İdam yasasının bazı suçlarda geri getirilmesi suç işlemeyi %80 önleyecek bir yöntemdir. Suçlular genelde Nasıl olsa af var düşüncesi ile suç işlemeye devam ediyorlar.

 

DEVAM EDECEK