MESELE SADECE SECCADE DEĞİL NEDEN ANLAMIYORSUNUZ
SECCADE MESELESİNE YAPILAN TEPKİ İKTİDARIN ACİZLİĞİNDE KULLANILAN BİR CAN SİMİDİ KİMLİĞİNE BÜRÜNDÜ
Tepki sadece Akpden gelmiyor Mütedeyyin vatandaşta tepki gösteriyor, Müslümanların değer verdiği, Allah ile buluşma olan namazın eda edildiği bir örtüdür Seccade.
Namazın farzlarından biride namaz kılınan yerin temiz olmasıdır. Seccade namaz kıldıktan sonra kaldırılır itina ile yüksek bir yere konur Bu Namaza Saygı, Allah’a sadakat anlamı taşır.
Bu vesileile bazı laik düşünceye sahip vatandaşlarda içlerinde besledikleri İslam’ı değersizleştirme düşünceleri kendini gösterdi (Seccade kutsalmı?, alt tarafı Bir bez parçası, Yıkanır temizlenir) şeklindeki savunmalar, bu ülkede Müslümanların nasıl 2. Sınıf vatandaş muamelesi gördüğünün ispatıdır.
Mevcut Laik sistem bu anlayışı bazı kanunlarla resmi olarak ta yapıyor.
EN DOĞRU LAİKLİK TANIMI İSLAMDIR
Evet, İslam laiktir, Hidayet sadece Allah’a aittir, Müslümanlar İslam’ı çevrelerine dayatarak değil İslam ahlakını yaşayarak islamı tebliğ eder.
İslam’a göre Dinde zorlama yoktur, Dünya hayatı sınavdır, Sınav salonunda müspet-menfi müdahale yapılmaz.
Sorulduğunda, talep edildiğinde Müslüman İslam’ı anlatır Hükümleri beyan eder.
Türkiye’de uygulanan laiklik, Azınlıklara sınırsız din özgürlüğü getirmişken, Sünni Müslümanlar Diyanetin namaz memurlarının keyfiyetine bırakılmış, İslam’ın emirlerine aykırı uygulamalara müdahale hakkı verilmemiştir.
Devletin kendisi evrensel laiklik ilklerine aykırı davranıyor, Ülkedeki birçok dinin aksine Müslümanları devlet eliyle ibadet ettiriyor.
Bunu kabul etmek İslam adına mümkün değil. Devletimizden laiklik ilkesini objektif uygulamasını istiyoruz
******************
Sözde İslamcı Padişahlık devrini kapattık, özgürlüklerin hâkim olduğu cumhuriyet rejimini kurduk adına demokrasi “özgürlükler” manzumesi dedik.
Kime ne kadar özgürlük?
Ülkemizde Kiliseye Papaza, Havraya Hahama, Cem evine Dedeye, Mecusi’ye, Keldani’ye, Yezidi’ye vs. sınırsız, denetimsiz ibadet özgürlüğü verilirken,
Ülkenin etkin çoğunluğu Sünni Müslümanlara İbadet özgürlüğü verilmiyor, DİB eliyle Namaz memurları üzerinden ibadetlerimiz yönetiliyor.
Allahın emrettiği “cemaat olun en takvanızı imam yapın” emrini uygulama hakkı bize verilmiyor.
İbadetlerimizi Laik devletin memurları imamlığında yapmamızı emrettiler, Halkın kendi imkânları ile yaptığı camileri o imamlara makam yaptılar
“Müslümanların cem olup istişare, müşavere etme hakları ellerinden alındı” Alınmaya devam ediyor.
En az padişahlar kadar İslam’ın özünden ayrılmış İslamcı’ politikacılar da iktidara geldi, Onlarda bu laiklerin yönteminden bir adım taviz vermediler, Ne kadar muktedir olsalar bile diğer dinlere tanınan ibadet, Mülkiyet özgürlüğü Müslümanlara verilmedi.
Bu İktidarlar Azınlıkların daha evvelce sattıkları vakıf mülkiyetlerini bedelsiz kendilerine geri vermek için 5737 sayılı kanunu çıkardı, Azınlıkların belgesiz talep ettikleri mülkler cemaat vakıflarına devredildi.
Kanunun bu hakkından Müslümanlar faydalandırılmadı.
Hâlbuki bu kanun, Vakıf kültür varlıklarının devri
MADDE 30 – Vakıf yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun Hazine, belediye, özel idarelerin veya köy tüzel kişiliğinin mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur.
Burada din ayrımı yok, Fakat Müslüman cemaatin elinden alınıp vakıflar genel müdürlüğü tapusuna devredilen Cami, medrese, külliye, sıbyan mektebi, han, hamam gibi Müslüman vakıf mülkleri cemaatin sahiplenmesine devredilmedi.
Üstelik İslam’ın asla izin vermediği faiz sistemine hizmet eden vakıfbank kuruldu Ecdadımızın "İslama uygun kullanılmak şartı ile" vakfettiği mülkler, mülkiyet gelirleri bu faiz kurumuna devrilerek işletiliyor.
Vakıflar genel müdürlüğü marifetiyle söz konusu Müslüman vakıf mülkleri her ay düzenlenen ihaleler ile mülkiyetleri satılıyor!
LAİK DEVLET MEMURU İMAMLAR
Laik sistemin kurduğu Diyanet işleri başkanlığı, İslam’ın emrettiği gibi değil, devletin tahsis ettiği, laik sistemin yetiştirdiği namaz memurlarına devredildi.
Müslüman cemaat burada söz sahibi değil,
Camiyi inşa eden derneğin dahi cami parseli içinde bir odası olmasına izin verilmiyor.
Birçok Laik düşünceli vatandaşlarımız Müslümanların bu sıkıntılarını bilmiyor ve düşünmüyor bile,
Onlarda Müslümanların kilise kadar özgür olmasını tehlike olarak görüyor,
Üretilen şehir efsaneleri, Bazı mahfiller tarafından ara sıra medyaya servis edilen sapıklıklar, yolsuzluklar gerekçe gösterilerek Müslümanlara bu haklar verilmiyor.
28 Şubat döneminde gördük, Ali kalkancı, Fadime şahin, Müslüm Gündüz tiplemelerinin sapık ilişkileri Müslümanların medreseleri adı altında paylaşıldı bu ülkede
Ayrıca bütün bu organizasyonu yönetenin dönme Sisi tarafından organize edildiğini aynı basın pek servis etmedi topluma.
Bu namaz memurları sürecinde Müslüman olarak bir tipleme icat edildi “Kelime-i Şehadet getiren herkes Müslümandır, Dilediğin kadar günahkâr, isyankâr ol, Tövbe ettiğinde Allah hepsini af eder, Günahların kadar cehennemde yanar çıkarsın, sonuçda ebedi cennet” vaadi veriliyor cahil insanlarımıza.
Bu anlayış hâkim kılındı Müslüman cemaate, hâlbuki bütün bunlar büyük bir yalandı, Eksik bilgiydi.
Müslümanların çoğunluğu islamı öğrenmek için kuran-ı Kerime bakma ihtiyacı hissetmedi,
Ara sıra bilgi edinenleri yanıltmak için ise ısmarlama mealler yazıldı.
Bu mahfillerin marifeti ile Haramlar hafife alındı, Tövbenin %99 temizleyici olduğu öğretildi.
Ve bazı ayetlere tersinden manalar verildi, Tv’lerde cennet satan hatipler üzerinden Kuran tefsir bilmeyen vatandaşlara İslam yanlış anlatıldı.
Gerçek İslam , Müslümanlık çok küçük bir azınlık nezdinde yaşanılır oldu, Toplumsal tepkiler yüzünden onlarda kendi kabuklarına çekildi, Buğz ederek yaşıyor hayatını.
Çünkü Camiler namaz memurlarının hükümranlığında Orada doğruları söyleme imkânı yok
Orada namaz memuru ne derse o, İster katıl ister git evinde kıl namazı.
Bu nedenle camiler boşaldı Koca selatin camilerde vakit namazları 1-2 safın katılımı ile eda ediliyor.
Sünni Müslümanlar bu topraklarda Cemaat olarak 300 yıldır İslamı, hayat nizamı olarak yaşayamıyor,
Dün Padişahlar, Mollalar. Bu gün laik rejim ve dayatılan kanunlar nedeniyle İslamın doğru öğenilmesi mümkün olmuyor.
Türkiye usulü laikliğin benzeri Dünyada yok,
laikliğin İcat edildiği Fransa’da dahi kimse kilise ile kavga edemez, Devlet ibadetlere müdahale edemez. Kilise kendi ruhbanlarını kendi okullarında kendi şeriatına göre yetiştirir.
Bizim İmam hatiplerimiz, İlahiyat fakültelerimiz sadece namaz memuru ve onları yöneten müftüler yetiştiriyor %99 laik kurallar üzerinden yetersiz bir İslam yaşatılıyor topluma.
Fazla uzatmak zorunda kaldım, Çünkü sözün tamamını söylemek zorundayım.
Evet, Allah af edicidir, Tövbe edenin tövbesini kabul eder, ama Tövbe o günahı, o kötülüğü terk etmek gerekir, Günaha devam ederek her gün tövbe edip, ilk fırsatta bozan kişi ancak kendini kandırır, Çünkü Allah kalpleri bilir, Kalbimizdeki niyetimize göre bize değer verir.
Toparlarsak, Burada yerdeki seccadeler üzerine ayakkabıları ile basan, Kulis toplantısı yapan sonrada foto çektiren kişilerin kendi hayatlarında seccadenin olmadığının ispatıdır.
elbette Allah yeryüzünü mescit kılmıştır, temizlenmiş olarak her yerde namaz eda edilebilir.
Söz konusu İftar sonrası buraya gelip,Ayak altında kirletilen seccadeler üzerinde namazını kılan Müslümanlara eziyet edilmiştir.
Bazı iddilara göre, Chp'nin laik kesime (Saadet işbirliği nedeniyle) oluşan tepkisini kırmak için bir mesaj verilmiştir, "Yani; Biz şeriatçı olmadık, Şimdilik politika yapıyoruz mesajı verilmiş neden olmasın."
Elbette ki bunların yaptığına İktidar partilerinin yaptığı benzer saygısızlıklar örnek gösterilemez, Müslümanlar için hepsi aynı şekilde değerlendirilir.
Sıkıntı toplum içinde “sözde” Müslümanlar çok olunca, Onların benzer saygısızlıkları samimi Müslümanları töhmet altında bırakıyor.
Biz Müslümanı Sözlerinden, İbadetinden değil Temizlik ve Güzel ahlakından tanımlarız. Allahın koyduğu kırmızıçizgileri geçmeyenlere itibar ederiz. Vesselam..
DİP NOT: LAİK SİSTEM İSLAMİ EĞİTİMİ YÖNETİRSE;
Cumhuriyet ilk döneminde kuran kursları sıkı denetim altında tutulurken 1950 den sonra gelen Sağcı Laik yönetimler Din özgürlüğü bahanesi ile kayıt dışı Kuran kurslarına izin verildi. O gün Bu Gün bu kayıt dışı kurslar denetimsiz yaygınlaştı,
Aslında bu kurslarda verilen eğitim yeterli İslam müfredatı değildir,
Arapça olarak Kuran okuma kursundan başka birşey değil.
Çocuk hafız oluyor fatihanın manasını bilmiyor.
Buralarda hocalık yapanlarda İslam hakkında sıradan, vasıfsız bilgilere sahiptir, Eğitmen ehliyetleri yoktur.
Yöneticiler için bu sorun değil, Çünkü amaç İslamı öğretmek değil, Arapçasından Kuran okumayı öğretmek.
Bu şekilde Kuranın manasızndan habersiz dindar geçinen cahiller ordusu türedi,
Tuvalete girdiğinde üstüne bir damla necaset gelmemesine dikkat eden birileri, Sosyal hayatta her türlü gayri İslamiliği alenen yapan kimseler olabiliyor,
Sosyal, kültürel, ilmi gerçeklerden uzak "Yobaz" şeklinde tabir edilen bağnaz kimseler Müslüman örneği olarak millete sunuluyor, Bu kötü örnekler toplumun islamdan uzaklaşmasına vesile oluyor.
Bu yasadışı Kuran kursları En az namaz memurları kadar İslama zarar veren uygulamalar olarak devam ediyor .
SON OLARAK DİN KONUSUNDA TOPLUMA EŞİT HAKLAR VERİLMESİNİ,
AZINLARA TANINAN İBADET ÖZGÜRLÜĞÜ GİBİ SÜNNİ MÜSLÜMANLARA DA BAĞIMSIZ CEMAAT OLMA, İBADET HAKKI VERİLMESİNİ.
DİB 'LIĞININ SİVİL TOPLUM KURULUŞU OLARAK YENİDEN TANIMLANMASINI KANUNLARIMIZ VE KISMİ UYGULAMALAR MAZERET GÖSTERİLEREK TALEP EDİYORUZ....
Mağdur bir Müslüman; Abdullah Gözaydın