ÜLKE CADI KAZANINA DÖNDÜ

Abdullah Gözaydın fatihten@gmail.com

fakur fokur kaynatıyorlar kazanı, Her biri elindeki odunu kazanın altına atıyor nasıl kaynamasın ki.

Bir ak trol Tunç soyere saydırıyor Kurtuluş savaşını inkar ediyor.
Bir diğeri küfür kafir saldırıyor iktidar politikası yapanlara

Her muhalif cephe kendi ayıbını göstermemek için karşı tarafla istişareye yanaşmıyor, Çok zorda kaldıklarında "O günkü şartlar öyle idi, Öyle yapıldı" mazeretine sarılıyorlar
Evet osmanlı diye bir devlet tarihte olmadı.

Cumhuriyet öncesi devletimizin adı "Devleti Alîye" idi, Adı kullanılmasa da Türk imparatorluğu idi. avrupanın tamamında Türk kelimesinin amnası Bir kavim değil Din olarak algılanıyor, İslam yerine Türk kelimesini kullanıyorlardı.

İşte Devleti Alîye son 250 yıldır gaflet içindeydi, Bu yüce devlet ne zaman dini politik araç olarak kullanmaya başladı Ondan sonra çözülme ve gerileme başladı.
Saray halkı mağdur etmeye, Yahudi bankerlerden aldıkları "faizli" borçlarla devleti güçlendirmek yerine İstanbul merkez fatihte ve Boğaz haliç sahillerinde yalılar köşkler saraylar yaptırdılar.

Türk kavimleri 24 boy olarak Anadoluya girdi, Kayı bunlardan sadece biriydi, Diğerlerinden baskın çıkarak önce Anadoluda sonra Balkanlarda ve Ortadoğu-kuzey Afrikada toprakları himayesine aldılar.

1700'lere gelmeden gaflet delalet cehalet Devleti Aliyeyi sardı, kuşattı, Avrupada yüz yıl savaşları bitti, Güçlenmeye başladılar. 
Avrupa güçlenirken biz yerimizde saydık, Birazda geri gittik, artık çok geri kaldığımız için batıya muhtaç hale geldik.

Evvelce güvenliğini sağladığımız Fransadan askerlik vergisi "haraç" aldığımız halde artık biz haraç vermeye başladık.

Avrupa bütünleşti Bir parçalandık kendi içimizde savaşlar isyanlar kabileler arasına kadar indi.

20. yy. Öncesi rejim düşmanı ilan edilenler hep Fransaya, Almanyaya kaçardı. Zamanla bu kaçaklar dış destekle güçlendi "Jön Türkler" tanımı ile Devleti Aliye aleyhine casuzluk muhbirlik yapmaya başladılar.

Ülkeye bir şekilde sızan Jön Türkler İttihatçılık adı altında örgütlendi, 1908 de Selanik Yıldırım ordularının desteği ile padişahı  tahtan indirip Selanikte bir yahudi bankerin konağında mecburi iskana tabi tuttu.

1908 de iktidarı ele alan ittihatçıların kimi Fransa, kimi Almanya, Kimi İngilizler hesabına çalışıyorlardı.
Kurulan yeni mebusanda azınlıklar daha etkin görev alıyorlardı.

Ve Bu kaosu değerlendiren İngiliz fransız İtalyanlar Sömürgelerinden topladıkları askerlerle Çanakkaleye dayandı 250'si Müslüman 450.000 kişinin öldüğü bu savaşta İşgalciler İstanbula ulaşamadı ama Devleti Aliyenin bütün mali askeri imkânlarını sıfırladı.

Sonra Almanya Avrupada yenildi Bizde müttefiki olarak yenik sayıldık.
1908-1916 yıllar arasında İttihatçılar teslim aldıkları toprakların %80'ini kaybetti, Bu gün Osmanlı tanımı ile Devleti Aliyeye küfredenler İttihatçıların kaybettiği topraklardan bahsetmek istemez.



Osmanlı hanedanı + ittihatçılar birlikte çökerttiler Devleti Aliyeyi.
Sonra Hindistan Müslümanları ve Rusların silah, para yardımı ile 1919 da milli mücadele başlatıldı, İzmire çıkıp Polatlıya kadar gelen Yunanlıları geri püskürttük, İngilizlerin İstanbulu işgaline son verdik
(Bu sıralar Avrupayı kavuran ispanyol gribi 100-150 milyon kişinin ölümüne sebep oldu) bu salgın olmasaydı 1. Dünya savaşının akıbeti çok daha farklı olabilirdi.

Osmanlı hanedanına saldıranlara sözüm yok, İtirazım Osmanlı hanedanını Devlet gibi tanıtanlaradır.

Osmanlı devlet değil İktidardaki hanedandır, Anadolu Türk devletinin adı Devleti Alîye bakiyesi Türkiye Cumhuriyetidir.

Atatürkçülük taslayanlar Birazda Devleti Aliyeyi parçalayan Jön Türkler ve İttihatçılarıda eleştirsin olmaz mı? Aynı hatalara tekrar düşmemek için...

Çok özet geçtiğim bu yazının öznesi, sebebi şu son satırdır Lütfen gereğini yapalım



Dip Not;: Osmanlı Kayı boyundan soydaşımızdır, Anadoluda daha 23 boydan ırkdaşımız vardır. Devletin adı Osmanlı değil DEVLETİ ALÎYE dir bilgilerinize
Abdullah Gözaydın fatihhaber.com