MUHALEFET SERTLEŞİYOR!
Kemal Kılıçdaroğlu, Ahmet Hakan'ın programında; iktidar mensupları için “Hırsızların altına yattılar mı yatmadılar mı” sözlerini bilerek kullandığını söyledikten sonra, ses çıkartmıyorlar diye sivil toplum kuruluşlarından (STK) şikayet etti...
“Diliniz mi sürçtü” sorusuna, “Hayır, ben üniversitede konuşmuyorum, halka konuşuyorum, halkın anladığı dildir” diyerek, “altına yattılar” sözlerini sahiplendi!..
Dersimli, şimdi ana muhalefet görevini STK'ların yapmasını bekliyor.
Onlar muhalefet yapacak, kendisi iktidar olacak!
Beklentisi budur...
Geçmişte de “etkin muhalefet yapamıyor” eleştirilerine; “harakiri mi yapalım” diye yanıt veriyordu!
Ülkenin “darbe” koşulları içinden geçtiğini sanan Kılıçdaroğlu, STK'ları işin içine sokana ve karşı devrim yapıldığını anlayana kadar, AKP işi bitirir zaten...
“Balyoz” ve “Ergenekon” davalarını görmezden gelen; hatta gizlice destek olan, “Türkiye'de şeriat tehlikesi yoktur” ve “Yargıda Cemaat yapılanması olduğunu söyleyemem” diyerek, eğitim ve öğretim birliğinin bozan 4+4+4 yasasına karşı gelmeyen Kılıçdaroğlu'nun, ülkenin bu noktaya gelmesindeki günahı, en az iktidar kadardır...
Artık kabul edelim:Küresel güçler, iki kaset operasyonu ile muhalefet partilerine ele geçirip kontrol altına aldılar.
CIA'nın kucağında oturan Cemaat'in marifetiyle, Emniyet ve Yargıyı ele geçirdiler...
Yeni muhalefet partilerinin oluşmasını da işgal altında olan partiler engellediler...
İktidarın sahipleri, sahte deliller üreterek iki uyduruk dava ile üzerimize ölü toprağı serptiler...
Silahlı Kuvvetler'in yüksek rütbeli subayları ile yurtsever aydınları tutukladılar...
Süleymaniye'de başına çuval geçirilen Türk Ordu'su, bu kumpas ile iyice etkisiz hale getirildi...
Meclis'teki sözde muhalefet partileri, bütün bu olanları “yargı kararını beklemeli” diyerek seyrettiler!..
CHP'deki eksen kayması ve ihanet düzeyindeki aymazlıklara karşı, yapıcı eleştirileri “partiye zarar veriyor” veya “şimdi zamanı mı?” gibi, ilk bakışta haklı gözüken savunmalarla karşılayıp, sıradanlaştırdılar!..
Yabancı unsurları, muhalefet partilerinin yönetim kademelerine kadar taşıdılar; yılların deneyimli kadrolarını tasfiye ettiler!
Kim ne derse desin, bu dönemde AKP'nin tabanını aldatmasından daha ağırı, muhalefet partilerinde yaşandı...
Şimdi bu işbirlikçiler; “çıtayı yükseltmekten” ve “sertleşmekten” söz ediyorlar.
Anlaşılıyor ki, karşı devrim hukukunu tam olarak yerleştiremedi, biraz daha zamana ihtiyaçları var...
Hal böyle olunca, ayarlanmış muhalefete yeniden görev düşüyor, iş bölümünde halkı oyalamak onların ödevi idi...
Demek ki Yeni CHP ile Yeni MHP, yeni vitrinleri ile ve “sertleşme” numaraları ile bir süre daha halkı aldatmaya devam edecekler!
Türk halkı, dört defa yuttuğu bu dolmayı, bir kez daha yutar mı, yaşayıp göreceğiz!..