KAYBETTİK!…

Av. Turgut Yenilmez turgutyenilmez@hotmail.com

KAYBETTİK!…

YSK aynı zarftan çıkan 3 oyu kabul etmiş, Büyük şehir belediye başkanlığı için kullanılan oyları kabul etmemiştir. 

Aynı sandık kurulları önünde kullanılan ilçe belediye başkanlıkları, 

meclis üyelikleri ve muhtarlık için kullanılan oyları kabul etmiş, 

Büyük şehir için kullanılan oyları sandık kurulları yasaya göre oluşturulmadı diye iptal etmiştir. 

Bu çelişkiden sonra kararın 

hukuki analizini yapmaya gerek var mı? Bir ilkokul çocuğu bile bu kararın tutarsızlığını tespit edebilir. 

YSK verdiği kararı hukuka ve vicdana uydurmaya bile gerek görmemiştir. 

Zira, sandık kurulları yasaya uygun oluşturulmamışsa normal olan 

o kurulların önünde kullanılan tüm oyların iptal edilmesiydi.

Türkiye uzun zamandır ekonomide, demokraside, hukukta geriye gidiyor. Uluslararası endekslerde her yıl birkaç basamak daha aşağı düşüyor. 

Birkaç yıl öncesine kadar Dünyanın en büyük 16. Ekonomisi olan Türkiye bugün 20. Ekonomisi. 

10 bin dolar civarında olan milli geliri 9400 Dolar’a gerilemiş durumda. 

Dün ileri giden Türkiye bugün geri gidiyor. Hiçbir komplekse kapılmadan bunun nedenleri üzerinde düşünmek gerekiyor. YSK kararı da hukukta geriye gidişin tabloluk çapta bir örneğidir.

Demokrasi ile ekonomi ve hukuk arasında doğrudan bir ilişki vardır. 

Keza hukuk güvencesi ile ekonomi arasında da karşılıklı bir etkileşim söz konusudur. 

KALKINMA; DEMOKRASİ ve HUKUKUN BİR SONUCUDUR. 

Bunların olmadığı yerde ekonomik krizlerden kurtulmak mümkün değildir. HUKUKTA, 

ADALETTE GERİYE GİDİYORSANIZ MUTLAKA EKONOMİDE DE GERİYE GİDERSİNİZ.

Daha önce bir yazımda muhalefete teşekkür etmeliyiz diye yazmıştım; 

bu ülkede hala demokrasinin olduğunu, seçim yoluyla gelenlerin seçim yoluyla gittiklerini gösterdikleri için. 

YSK’nın verdiği kararla seçimler anlamsız hale getirilmiştir. 

Bunun Türkiye’nin imajına nasıl bir darbe vuracağını söylememe gerek var mı? Bundan sonra seçimler sadece sonuçları kabul edildiği takdirde bir anlam ifade edecektir. 

Aksi takdirde yok hükmündedir.

Bu ülkede yıllarca 

YOLSUZLUKLARDAN, HUKUKSUZLUKLARDAN ŞİKAYET ETTİK. Hepimizin kafasında 

Müslüman’ca BİR AHLAK ve DURUŞUN PROBLEMLERİMIZI ÇÖZECEĞİNE DAİR BİR UMUT ve İNANÇ VARDI. 

Vatandaş ta buna inandı ve çözümün bu siyasette olduğunu düşünerek destek verdi. 

Geldiğimiz nokta ortada. 

ŞİKAYET ETTİĞİMİZ TÜRKİYE’DEN MAALESEF DAHA KÖTÜ BİR 

TÜRKİYE'YE GELDİK. 

Herkesin içinde giderek büyüyen nereye gidiyoruz sorusu var. 

Gerçekten nereye gidiyoruz?

MÜSLÜMANLIK BİR AHLAK ve 

ADALET DİNİDİR. 

Kul hakkını hakların en üstünü olarak görür. 

Kamu düzeni de devletin bu hakları korumasına bağlıdır. 

Bugün o şuurun yerinde yeller esmiyor mu? 

Siyaset kirlendikçe bırakıp gitmek de o kadar zorlaşıyor. 

Türkiye bu mantalite ile artık yönetilemez. 

Başkalarının hukukunu kendi hukuku kadar değerli görmeyenler 

ÜLKEYE ADALET GETİREMEZLER.

Bir daha ki seçimde Belki İstanbul kazanılabilir, 

Ama emin olun kaybedilen İstanbul’dan daha büyük olur. 

Bundan sonra kimse 

NE ADALETİMİZE, 

NE MÜSLÜMANLIĞIMIZA 

NE DE DOĞRULUĞUMUZA

NE İNSANLIĞIMIZA İNANIR. 

Belki İstanbul’u alır, 

Türkiye ve Dünyayı kaybederiz…

Alıntıdır!