*ŞAMAR OĞLANLARI ve DALKAVUKLAR
Gelenek bize Avrupa saraylarından geldi:
“WHİPPİNG BOY ” diyorlar.
Biz, “ŞAMAR OĞLANI ” diye çevirdik.
MONARŞİ GELENEĞİNDE
PRENSLER DÖVÜLEMEZDİ.
Cezalandırmak için ne yaparlardı?
Özellikle eğitim sırasında her prensin yanında
“AŞAĞI TABAKADAN ”
KÖLE ÇOCUK OLURDU;
PRENS CEZALANDIRILMAK İSTENDİĞİNDE
DAYAĞI BU ÇOCUK YERDİ!
Bunun iki sebebi vardı:
-Kraliyetin kanının dokunulmazlığı…
-Manevi acı çektirmek…
Prense, -kuşkusuz zamanla arkadaş olacağı- çocuğun kırbaçlanması seyrettirilerek “DERS ” verilirdi!
Erasmus 1516'da
“Bir Hıristiyan Prensin Eğitimi” eserinde prenslerin fiziksel olarak cezalandırılmasının uygunsuzluğunu yazdı ancak
VEKALET CEZASINDAN bahsedemedi!
Tipik Erasmus zekası;
cezadan kendini hep böyle kurtardı…
SARAY GELENEĞİ ZAMANLA
ARİSTOKRAT AİLELERE de geçti.
Onlar da evlerine “şamar oğlanı” aldı.
Konu şuradan aklıma geldi.
TÜRKİYE'DE BİRİ SUÇ İŞLİYOR,
DİĞERİ DAYAK YİYOR!
Suçlu kim
“Açılım” dediniz.
“Çözüm süreci” dediniz.
“Stratejik derinlik” dediniz.
“Büyük Ortadoğu Projesi” dediniz.
“Öcalan Ortadoğu'da
Türkiye'nin önünü açıyor” dediniz.
Oslo'da masaya oturdunuz.
İmralı'da masaya oturdunuz.
Dolmabahçe'de mutabakat açıkladınız.
Kandil'e aracı gönderdiniz.
Başımıza “akil adamlar” çıkardınız.
Habur'da halay çektirdiniz.
Diyarbakır'da “megri megri” diye
Nevruz kutladınız.
“Öcalan'ın mesajı düşüncelerimizdir” dediniz.
Sözlerini canlı yayında ekranlardan yayınlattınız.
“Sayın” sözcüğünü ağzınızdan düşürmediniz.
“Serok Apo” posterlerine izin verdiniz.
Hendeklerin kazılmasına,
Heykellerin yapılmasına apaçık
göz yumdunuz.
“PKK terör örgütü değildir” diye
köşe yazıları döktürdünüz.
Yazayım mı daha?
Yutalım mı bunları?
Peki…
Şimdi ne yapıyorsunuz?
Dayak yiyen kim
Söyleyin bakalım:
SUÇLU KİM? BELLİ …
Peki…
Hemen her gün dayak yiyen kim?
Miting meydanlarında görüyoruz…
Ekranlarda seyrediyoruz…
Gazetelerde okuyoruz…
“BEKA- BEKA ” diye seçtikleri
“ŞAMAR OĞLANLAR ” belli:
CHP… Kemal Kılıçdaroğlu.
İYİ Parti… Meral Akşener.
SP… Temel Karamollaoğlu.
Ve
HER DAİM
“ŞAMAR OĞLAN” KÜRTLER!
AK PARTILI PRENSLERIN
DAMATLARİN CEZALANDIRILMAMASI için “ŞAMAR OĞLANI ” arıyor!
Sadece onlar mı?
Canımızı-malımızı emanet ettiğimiz koskoca İçişleri Bakanı bile
“şamar oğlan” avı peşinde!
-Tüm adaylar “temiz kağıdı” almadı mı? Aldı.
-Tüm adaylar
Yüksek Seçim Kurulu “onayından”
geçti mi?
Geçti.
O halde İçişleri Bakanı, adaylar hakkında nasıl hukuk dışı konuşmalar yapar? Yapar,
Çünkü o da SARAY a
“ŞAMAR OĞLANI ” arıyor!
Bakın:
“ŞAMAR OĞLANI ”
Geleneği çok gerilerde kaldı.
İnsanoğlu bu tür feodal-gerici uygulamaları çoktan
tarihin çöp tenekesine attı.
Sanırım bu seçimde
Başta Kürtler olmak üzere halk
“şamar oğlanı” olmadığını iktidara gösterecek…
Gördük:
Bu iktidarın aklı başına
hep sonradan geliyor!
“İktidarların DOĞRU YÖNE SEVK EDİLMESİ İÇİN UYARIYA İHTİYACI VARDIR.
TAVSİYE,
ELEŞTİRİ ve
UYARI,
GÜÇ SAHİPLERİNİ YANLIŞTAN KORUR.
Makamdayken,
Hele uzun süre makam ve mevki sahibiyken
ETRAFINIZ DALKAVUKLARLA DOLAR. GİTGİDE KİMSE SİZİ ELEŞTİREMEZ HALE GELİR.
BU İNSAN OĞLUNUN FITRATINDA VAR
GÜÇ SAHİBİNİ ELEŞTİRMEK
RİSKLİDİR.
ZORDUR.
‘Evet efendim,
Haklısınız efendim' demek
kolay ve risksizdir.
Yöneticinin ORTAK AKLA İHTİYACI vardır
Bu ise
ELESTIREREK TARTISARAK bulunur.
Her fikrin ifade edildiği özgür ortamlarda diyalog kurarak.
Birileri olacak ve
‘Efendim burada yanlış düşünüyorsunuz' diyecek.
‘Bu konuda yanlış yapıyorsunuz' diye itiraz edebilecek…”
İKTİDARLARIN
“DALKAVUKLARDAN”
UZAK DURMASI LAZIM.
İKTİDARLAR DA
“ŞAMAR OĞLANI ” ARAMAKTAN VAZGEÇMELİDİR.
“DALKAVUKLAR ” ve “ŞAMAR OĞLANLARI ”
İKTİDARLARI GERÇEKLİKTEN UZAKLAŞTIRIR …
Onun için
HER AĞZINI AÇANA DAVA AÇMAK
AÇTIRMAK
HAPSE TIKTIRMAK
İFTİRA ATARAK İTİBARSIZLAŞTIRMAK
TEHDİT ETMEK
HAİN İLAN ETMEK
TERÖRİST İLAN ETMEK
İşte BU YOL YOL DEĞİLDİR!
Ülkeyi
Memleketi Asil Felakete bu götürür!
ASIL BEKA SORUNU BUDUR!