*ÜZERİNDEKİ ELBİSENİN HESABINI VER EY ÖMER!*
İran Seferi,
Hazreti Ömer’in hilâfeti zamanında yapılmış ve
Bol miktarda ganimet elde edilmişti. Ganimetler arasında
Kıymetli kumaşlar da vardı.
Harpten dönüldükten sonra
ganimetler ashap arasında dağıtılmış ve herkes hissesine düşeni almıştı.
Hazreti Ömer,
kendisininki ile oğlu Abdullah’ın
kumaş hissesini birleştirerek
üzerine bir hırka diktirdi.
Bir Cuma günü
Üzerindeki yeni hırkasıyla
hutbe irad etmeye çıkıp:
“EY MÜMİNLER BENİ DİNLEYİN ve BANA İTAAT EDİN ”
diye seslendiği zaman,
Ashaptan biri ayağa kalktı ve:
“ÜZERİNDEKİ ELBİSENİN HESABINI VERMEDİKÇE SENİ DİNLEMİYOR ve
SANA DA İTAAT DE ETMİYORUZ.
Çünkü ganimetten bize düşenle
bir elbise yapmak imkânsızdı.
SEN NASIL OLUYOR DA ELBİSE OLABİLECEK KUMAŞ ALIP GİYEBİLİYORSUN ” dedi.
Hazreti Ömer o ashabın konuşmasını dinledikten sonra,
Oğlu Abdullah’a:
“EY ÖMER’İN OĞLU KALK CEVAP VER ” dedi.
Abdullah bin Ömer, ayağa kalktı:
“ALLAHA YEMİN EDERİM Kİ,
BABAMIN ÜZERİNDEKİ KUMAŞIN YARISI BENİM HİSSEME DÜŞEN KUMAŞTIR. BABAM İKİMİZİNKİNİ BİRLEŞTİRDİKTEN SONRA ELBİSE YAPTI ”
diyerek meseleyi izah etti.
Hazreti Ömer’in oğlunu dinleyen sahabe tekrar ayağa kalkarak:
“YA ÖMER, ŞİMDİ KONUŞ.
HEM SENİ DİNLİYOR ve
HEM DE İTAAT EDİYORUZ ” dedi.
Hazreti Ömer de ancak ondan sonra hutbesini okumaya devam etti.
Allah’ın lütfuna mazhar olup
Dünyada cennetle müjdelenen,
Hz. Peygamber’in duasına nail olan, hükümlerinde hak ile batılı ayırdığı için Hz. Peygamber tarafından
“Faruk” unvanı verilen
Hz. Ömer’den hesap sorulabilen bir dinin mensubu olmak çok önemli bir “ayrıcalık”tır.
Ne mutlu bize ki böyle bir dinin mensubuyuz.
Fakat bazen duygusal davranabiliyor hırsımızı,
öfkemizi ve
duygularımızı
İLAHİ EMİRLERİN ÖNÜNE GEÇİREREK HAREKET EDEBİLİYORUZ.
Asrın Deccalı Gülen ve efsunlanmış sürüsünün
Ülkemizi peşkeş çekmek için giriştiği kalkışma sonrası
başlatılan temizlik harekâtı toplumun yüreğinde yanan ateşi bir nebze de olsa rahatlattı.
Yazılı ve görsel basınımızın büyük bölümü de
15 Temmuz’da demokrasi ve
milli iradeye sahip çıkan halkımızın “biz” ruhuna sahip çıktı ve
kendi milletine ateş edecek kadar şerefsizleşen terör grubunun melanetlerini gün yüzüne çıkarmak için olağanüstü gayret gösterdi ve gösteriyor.
Kırk yıldır devlete sızmış
LAĞIM FARELERİ inlerinden çıkarılırken haksızlığa uğrayıp canı yanan insanımız da olmadı değil.
Bizler Türkiye’yi işgale kalkan
PENSİLVANYA YEZİDİ ve
TAPINAK ŞÖVALYELERİNİ Paylasimlarimiza taşırken
mağdur olan insanımızın mağduriyetlerini de kaleme aldık,
almaya da devam edeceğiz.
İslam düşmanlarının birliklerini perçinlediği,
içimizdeki hainlerin eylem zamanı dediği bir zaman diliminde
HAKLI KİŞİYE HAKKININ,
HAKSIZ KİŞİYE İSE CEZASININ VERİLMESİ İÇİN hep dik durduk,
hep hakkı haykırdık
Fakat ilginçtir FETÖ ile ilgili yazılan bütün paylasimlarimizin altına fikir beyan eden yorumlarda garip ağızlarla tepkiler alıyoruz.
Bunların büyük bölümünün
Gülenist sürü olduğunu biliyor ve anlıyoruz.
Fakat özel bir AKP li Trollerin kızgınlıklarıyla ve kırgınlıklarıyla
ateş kusan insanımızın olmasına da üzülüyoruz.
Bizler ALLAHIN HUZURUNDA
HAKLININ ve MAZLUMUN YANINDA OLACAĞIMIZA SÖZ VERİP
AKİT ETTİK.
Bizler haksızın karşısında olacağımıza söz verdik ve hep dik durduk duracağız da İNŞALLAH.
Etrafımda şahit olduğum
canlı örnekler canımı yakmakta, mağduriyet yaşayan insanımızın sesi olmayı
İLAHİ BİR EMİR ADDETMEKTEYİM.
Haksızlıklar karşısında
susup dilsiz şeytan olmamak için
HAKKIN YANINDA OLMAYI TERCİH EDİYORUM,
HEP DE EDECEĞİM.
FETÖ bağlantısı netleşen kurşun askerlere kesilen cezalar zerre kadar ilgimi çekmiyor;
fakat öyle masum insanların mağduriyetlerine şahit oluyorum ki
bu da doğrusu canımı acıtıyor.
Mağduriyetlerini beyan eden o kadar mesaj alıyor,
O kadar hayat hikâyesi dinliyorum ki inanın bu kadar sıcak gelişme,
gündem karşısında kendimi sorumlu hissedip
yine o TERÖR PATRONU ve
HİPNOZLANMIŞ TERÖRİSTLERİYLE İLGİLİ PAYLAŞIMLAR YAPIYORUM!
Yaşanan bu Mağduriyetleri paylaşarak HEM ETRAFIMIZA ÇÖREKLENMİŞ
BU KADAR ÇAKAL SÜRÜSÜ ve
YERLİ İŞBİRLİKÇİLERİ İLE MÜCADELE EDEN DEVLET ADAMLARIMIZIN
bu küçük de olsa mağdur kitleden haberdar olmasına sebep oluyor hem de mağduriyetlerin önlenmesine vesile oluyorsak ne mutlu bize diye düşünüyorum.
Bu İNSANİ DURUŞ YANINDA
BİR DE İLAHİ MESAJLARLA BİZE EMREDİLENLERİ HATIRLATMIŞ OLUYORUM.
Nisa Suresi 58. âyette Hak Teâlâ; “MUHAKKAK Kİ ,
ALLAH SİZE, EMANETLERİ EHLİNE VERMENİZİ ve
İNSANLAR ARASINDA hükmettiğiniz zaman ADALETLE HÜKMETMENİZİ EMREDER ” buyuruyor.
Burada dikkat çekici bir nokta,
Adalet konusunda
“MÜMİNLER ” DENİLMEYİP
“İNSANLAR ” DENİLMESİDİR.
Buna göre, dost ve düşman ayırt edilmeksizin
HERKESE ADALETLE MUAMELE ETMEK GEREKMEKTEDİR.
Peygamber Efendimiz Şöyle buyuruyor: “Mazlumun bedduasından sakınınız. Çünkü onun bedduası
Bulutların üzerine çıkarak
Allah’ın huzuruna varır.
(Bedduasını dinleyen)
Hz. Allah şöyle der:
“İZZET VE AZAMETİM ÜZERİNE YEMİN EDERİM Kİ,
GEÇ DE OLSA SANA YARDIM EDERİM.”
Benim Düsturum budur!
Hz Ömer (r.a)'ma,
HATTABIN OĞLU ÖMER'E
MEYDAN OKUYABİLEN
O'nunda Öfkelenmeden
Onu Bu eleştiriyi yöneltenlere
Hesap ve Cevap verebilen
Bir Dinin Mensubu olarak
Allaha ne kadar Şükür ve
Hamdusenalar Etsem Azdır!
Ben buyum Kardeşim
İşinize Gelirse!
Doğru Gördüğümü
Doğru bildiğimi Yapanı Takdir Eder
Yanlışı kim Yaparsa yapsın
Yanlış kimden gelirse gelsin
İMANIMI KURTARABİLMEK
AHIRETIMI KURTARABİLMEK İÇİN YANLISIN DA
BU YANLISI YAPANINDA
KARŞISINDA OLURUM!