“VEHN” KRİZLERİ GEÇİRİYORUZ!..
Efendimiz (s.a.s) buyurdu ki;
“Diğer milletler,
Tıpkı sofraya yemek için üşüşen insanlar gibi sizin üzerinize üşüşecekler.”
Bunun üzerine sahabiler şaşkınlıkla sorarlar:
“Ya Rasûlullah,
O gün sayımız çok mu az olacak?” Efendimiz (S.A.V.):
-“Hayır” der.
“Bilakis, o gün SAYINIZ ÇOK OLACAK.
Fakat siz bir akıntıyla sürüklenen
Çer-çöp gibi olacaksınız.
ALLAH, DÜŞMANLARINIZIN KALBİNDEN SİZİN KORKUNUZU SİLECEK,
SİZİN KALBİNİZE DE “VEHN ” VERECEK.”
Bunun üzerine sahabilerden biri sorar:
“VEHN NEDİR YA RASÛLULLAH?”
O da buyurdu ki:
“DÜNYA SEVGİSİ ve ÖLÜMÜ SEVMEMEK, ONDAN NEFRET ETMEK.” (Ebû Davud)
***
Önce Yüreklerimizde başladı Efendimiz’in (s.a.s) bahsettiği
Vehn krizleri.
Büyük bir dünya sevgisi kapladı
Tüm benliğimizi.
DAHA ÇOK KAZANMA HIRSI,
DAHA LÜKS YAŞAMA ARZUSU,
DAHA İYİ EVLERDE OTURMA,
DAHA İYİ ARABALARA BİNME HAYALLERİ İŞGAL ETTİ YÜREKLERİMİZİ.
Sonunda Ne DAVAMIZA,
Ne GARİPLERE
Ne de MERHAMETE YER KALDI YÜREKLERİMİZDE.
En son çıkan cep telefonu modeli bile İslami hedef ve arzularımızdan daha çok gündem oldu kalplerimizde…
***
Tüm dünyalık tutkularımıza,
Heva ve heveslerimize
İTİNAYLA İSLAMİ KILIFLAR ÜRETME KONUSUNDA BÜYÜK MAHARETLER KAZANDIK ZAMAN İÇERİSİNDE.
MÜSLÜMANIN ZENGİNİ MAKBULDÜ ve İTİBARDAN TAVİZ VERMEK
ZİNHAR CAİZ DEĞİLDİ çünkü…
Hem daha çok kazanırsak
Daha çok harcardık dava uğrunda.
Fakat çok da dediğimiz gibi olmadı maalesef…
***
CÜZDANLARIMIZ KABARDI
ama GÖZLERİMİZ DOYMADI.
KASALARIMIZ DOLDU ama
GÖZLERİMİZ DOYMADI.
MAKAM KOLTUKLARINI DOLDURDUK ama GÖZLERİMİZ DOYMADI.
Belki aylarca giymeye sıra gelmeyecek Elbise ve ayakkabılarla doldu Dolaplarımız
ama GÖZLERİMİZ DOYMADI BİR türlü…
***
Sonra evlerimize sıçradı Vehn krizleri.
Daha geniş evlerin,
Daha lüks mobilyaların,
Mutfakların, perdelerin, bilmem kaç parça yemek takımlarının peşinde
faize ve borca köle olduk her birimiz.
Selin üstündeki çer-çöp misali bitmek tükenmek bilmeyen taksitlere savurdu durdu dünya bizi…
***
YENİ EŞYALARA ve MOBİLYALARA YER AÇMAK İÇİN ANA-BABALARIMIZI,
AFİYETI, HUZURU ve BEREKETİ ÇIKARTTIK EVLERİMİZDEN.
Ne o yemek takımlarını açacak akraba ve dost kaldı etrafımızda
Ne de o mobilyaların üzerinde oturacak huzur kaldı evlerimizde…
***
Sonra çocuklarımıza bulaştırdık
Vehn Hastalığımızı.
RIZKA ALLAH KEFİLDİR DEDİK ama MEMUR OLMAZLARSA AÇ KALACAKLARINI SÖYLEMEKTEN de GERİ DURAMADIK bir türlü.
Bir Diploma,
Dolgun bir maaş ve
Onlarca sınav peşinde YAŞLANDIRDIK EVLATLARIMIZI.
Daha yirmi yaşındayken ihtiyarlamış, sonu gelmez sınavların peşinde
Psikolog kapılarını aşındırmış,
Cebinde anti depresanla yaşayan, çökmüş nesillere dönüştürdük çocuklarımızı…
***
Dindar bir nesil için çıktımız yolda,
Takım elbiseleriyle, kravatlarıyla, parlak ayakkabılarıyla ve son model cep telefonlarıyla mini bir milletvekilciği gibi garip tipler dikildi karşımıza.
Bazen babasının ceketini giymiş gibi üzerinde birkaç beden bol duran laflar eden,
Daha bıyığı bile terlemeden
İhaleden, bürokrasiden, atamadan, terfiden bahseden bir nesil…
Bazen de başörtüsü ve siyah gözlükleriyle,
Lüks ciplerin içinde
muhafazakâr gecelere akan,
KAPALI AMA TESETTÜRSÜZ nesiller çıktı karşımıza…
***
Tüm önceliklerimiz değişti zamanla.
Kapımıza gelen Damat adaylarına
Allah korkusu, namaz, ahlak gibi değerlerden önce MAAŞ, SİGORTA,
EV ARABA, SORAR OLDUK.
Sonunda evi ve arabası olan ama Allahtan korkmayan
Bir Zalimin elinde tükenip gitmesini izledik kızlarımızın…
***
Namaz kılma oranının düşmesi,
Doların artması kadar gündem olmadı hayatımızda.
Yurt dışına yapılan iş gezileri, yoğun bürokratik gündemler,
İslami otellerin tatil rezervasyonları, muttaki devremülkler,
Vip umreler,
Lüks AVM’lerin küçük mescitleri, başörtülü diziler arasında kaybettik hayallerimizi,
HEDEFLERİMİZİ ve İDEALLERİMİZİ …
***
Bir sıtma ateşi gibi
Bedenimizi,
Yüreklerimizi,
Hayatımızı kaplayan bu Vehn krizlerimize
Ramazanın şifa olması duasıyla…
Hayırlı Ramazanlar....
ALINTIDIR