Zurnanın “zırt” dediği yere geldik!
Kuzey Irak’taki referandum,
Tam da zurnanın “zırt” dediği yer.
Geliniz önce zurnanın diğer deliklerine bakalım…
Bu zurnayı yapmaya çok önceden başladılar.
Biz yüz yıllık devresini özetleyelim:
Evvela, İslâm yurdunu bütünüyle işgâl ettiler.
Ancak baktılar bu “işgâl projesi” çok tehlikeli.
Müslümanlar, başlarında “gâvur” idareci görmekten ve
başlarının üzerinde “gâvur bayrağının” dalgalanmasından müthiş rahatsızlar.
Bu tablonun bir adım ötesi “Kurtuluş Savaşı…”
Bunun gören “oyun kurucular” planda değişiklik yaptı.
İslâm yurdunu pastayı dilimler gibi, parça parça ettiler.
Başlarına da sözde Müslüman,
Özde bütünüyle kendilerine bağlı kralları, prensleri getirdiler.
İslâm’ı isimden ve resimden ibaret bıraktılar.
Mahkemelerden, okullardan ve
devlet idaresinden Kur’an’ı ve hadis’i kaldırttılar.
Sonraki yıllarda, çizgilerinin hafif de olsa dışına çıkanları ekarte ettiler.
Müslüman halk rahat ve huzur yüzü görmesin diye ihtilâller tezgâhladılar, terör örgütlerini peydahladılar.
63 parça onlara göre azdı.
Müslüman ülkeler 163 parça olmalıydı. Bunun için BOP’u îcat ettiler.
Bu projeye hizmet edecekleri buldular ve devreye soktular.
Daha önce planlarına hizmet etmiş bazılarını da “çok şey biliyor” diye imha ettiler.
Müslümanların elinde kendilerini müdafaa edecek bir çakı, bir sinek ilacı dahi kalmasın diye İslâm ülkelerine saldırdılar.
Savunma güçlerini imhâ ettiler.
Nice İslâm ülkesinde taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmadılar.
Maksat ne?
Kürtlere devlet kurdurmak mı?
Yahu güldürmeyin adamı.
Asıl plan,
Yahudilerin iki bin yıllık rüyâsı olan
“Büyük İsrail projesini” hayata geçirmek. İslâm yurduna üşüşen bütün devletler de bu projenin hizmetkârları.
Bu projenin mimarlarının da en büyük düşmanı Kürtler...
Zira Yahudileri Kudüs’ten sürüp çıkaran, çil yavrusu gibi dağıtan
Buhtunnasr’ın ordusunu Kürtler teşkil ediyordu.
Bakmayın siz Kürtleri pohpohladıklarına, Kuzey Irak’ta kippalı,
sarıklı ajanların Kuzey Irak ve
İsrail bayrakları sallamalarına.
Tıpkı kuzuyu besleyip büyütmeleri gibi, günü geldiğinde Kürtleri de bin parçaya bölecekler ve bu nüfusu daha önce taşeronlarına yaptırdıkları gibi imhâ etmeye çalışacaklar.
An itibariyle önlerinde iki büyük hedef var: Türkiye ve İran…
Bölüp parçalayamadıkları bu iki ülke kaldı.
Bunun da alt yapısını hazırlamakla meşguller.
Bakmayın siz ABD Başkanının bizimkilerle aile fotoğrafı çektirmesine. YPG’ye bin tırdan fazla silah veren kimdi?...
Biz bütün bu olup bitenleri 25 sene önce bütün detaylarıyla yazdık.
Nasreddin Hoca’nın bindiği dalı kesen adama,
“Yahu yapma, düşeceksin!”
demesi ve adamın düştükten sonra, “Hocam, sen benim düşeceğimi bildin. Öleceğimi de bilirsin.
Ne zaman öleceğim?” demesi gibi,
şimdi bize,
“Peki bundan sona ne olacak?” diye suâl edenlere, hemen cevabını verelim:
Allah’ın dediği olacak.
Zâlimlerin, kâfirlerin,
Allah’ın dinine ve mazlum Müslümanlara savaş açanların dedikleri olmayacak.
Kur’ân-ı Kerim ve
Hadis-i Şerif bize bundan sonra neler olacağını da haber veriyor.
Tıpkı, hakemi satın alan, maç boyunca devamlı hile ve hurda yapan, kazanacağına yüzde yüz emin olan takımın,
90+5’te golü yiyip kıç üstü oturması gibi, ağızlarının suyu akarak planlarının zaferle neticelenmesine bekleyenler,
tepe üstü toprağa gömülecekler.
Tıpkı Firavun ve ordusunun,
“İşte Hz. Musa (as) ve etbâını yakaladık!” deyip te denizde boğulması gibi,
tıpkı “Deveyi kestik. Sıra, Salih Aleyhisselam ile diğer Müslümanlara geldi” diyen Semûd kavminin,
şiddetli bir ses, sarsıntı ve yıldırım çarpması ile kül olup savrulması gibi ve benzer zâlimlerin helak oluşu gibi,
bütün o plan yapanlar kahr u perişan olacaklar.
Onlarla birlikte,
o zâlimlerin uşaklığını yapan
münafıklar da zelil ve perişan olacak. Hıristiyan ve Yahudiler haraç vermek isteyecekler,
ancak, onlardan artık haraç ta kabul edilmeyecek.
İnsanlık tarihinin en çok konuşulacak kısmına geldik.
Yani zurnanın “zırt” dediği yere…
Hayırlı Cumalar!
Alıntıdır!