Hayatımız, Çocuklarımız ve Geleceğimiz...
Hep şikayet eden, Sahip olduklarına şükretmeyen, Çevresini Kıskanan, Kıskançlığıyla kötülük yapan, Mutsuz, Yarınsız bir nesil şimdi evleri, sokakları doldurdu.
Yaşlıymış, Hastaymış kimin umurunda. Yunan filozofu Eflatun'nun Devlet kitabında öngördükleri gerçek oldu! (Yaşlılar, Hastalar toplum için yüktür, Bunları öldürmeli) anlayışı.. Elbette Allahın yüce kitabı Kuran-ı Kerimi öğretmedik gençliğimize, Yunan filozoflarını, ondan ilham alan taklitçi yazarların kitabını baş ucundan eksik etmedik çocuklarımızın.
Okumayı çözdüğünde hemen dayattık onlara batının kokuşmuş hayatını oluşturan çocuk kitaplarını, çizgi filmlerini, Potansiyel katil-soyguncu yapan, Çizgi Romanlarını, PC oyunlarını...
Sonuç?; Ruh hastası değil, Ruhsuz çocuklar peydahladı sokaklarımız, Tedbiri elden bırakmayan mütedeyyin, Milliyetçi, Vatanperver aileler dahi çocuklarına sahip çıkamadı, Neticede çocuğun ayakta yaşadığı hayatının %80'ni okulda, sokakta geçiyor.
Aşağıda gene Eflatuna atfedilmiş bir hikaye var, Aslında bu hikaye İslam filozoflarından devşirilmiş söylemlerden kopyalanmıştır.
Eflatun’a iki soru sormuşlar;
-“İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nelerdir üstat?..”
Eflatun tek tek sıralamış;
-“Çocukken sıkılırlar, büyümek için acele ederler... Ne var ki çocukluklarını özlerler...
Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler... Ama sağlıklarını geri almak için para öderler...
Yarından endişe ederken bugünü unuturlar...
Dolayısıyla ne bugünü ne yarını yaşarlar... Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler...”
***
Dinleyiciler cevaptan etkilenmişler...
Fakat bilge’nin ne önereceğini de merak etmişler...
-“Peki sen ne öneriyorsun üstat?..”
Bilge yavaş yavaş cevap vermiş:
-“Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın...
Yapılması gereken tek şey sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır...
Önemli olan hayatta en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır...”