___STATÜ___
İngilizce de karsiligi 'you are' olan Latince kökenli kelime. Nasıl ki ‘’gönül’’ kelimesinin yabancı dillerde karşılığı yoksa bu ‘’dangalakların limanı’’ kelimenin de dilimizde karşılığı tam olarak yok .
Aslında bir kişinin hiyerarşik düzen içindeki yeri,bu düzen içindeki diğer kişilerle arasındaki ilişkileri, o düzendeki rolü, görevleri ve haklarına göre belirlenir. Yani kişi benim statüm yüksek diyemez ona yükseklik makamını Allah’a teslimse Allah.yok ateistse toplum verir. Bu neden le kimsenin statüye sığınma hakkı yoktur .
Araçlarını yıkatırken camı yarım yamalak açıp görevliye lütufmuş gibi bir lira uzatmayı maharet sayan, cebinde normalin üstünde biraz parası olunca kasıntıdan yürüyemeyen, gittiği restoran da göbeğini kaşıdıktan sonra geğirmek için sodayı bozuk Türkçesi ile emir kipi ile isteyen tüm yaratıklara baktığımda, yüksek öğrenim görmüş olsalar dahi eğitimden nasibini alamamış insanlar olarak gördüm.
Ve bunlar, idareci, tüccar, işadamı,esnaf, asgari ücretli, baba parası sahibi,kim olurlarsa olsunlar hepsinin ortak limanı statü olunca bende statüme baktım ….
Aklıma Aziz Nesin’in soyadı kanunu çıkınca nesin soyadı nı almasında ki esbâb aklıma geldi.
Yazar olayı şöyle hikaye eder;
1934 yılında soyadı kanunu çıktı, her Türk kendine bir soyadı alacaktı.
Herkes kendi soyadını kendisi seçtiği için insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı..
Dünyanın en cimrileri 'eliaçık',
Dünyanın en korkakları 'yürekli',
Dünyanın en tembelleri''çalışkan' gibi soyadları aldılar.
Bir mektup yazabilecek zamanda ancak imzasını atabilen bir öğretmenimiz kendisine 'çevikel' soyadını almıştı
Irkçılığın yayıldığı günler olduğundan, özellikle Türklüğü karışık olanlar ırkçılığı anlatan soyadlarını kapışıyorlardı.
Her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım.
Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime 'nesin' soyadını aldım. Herkes 'nesin' diye çağırdıkça ''ne olduğumu düşünüp'' kendime geleyim istedim.
Yunus gibi dergah hizmetçileri,Eyüp gibi sabır timsalleri, Mevlana gibi aşk misalleri olan bir millete statü sanırım uymaz.
Kimse kendine sığınacak liman aramasın!
Kendine nesin diyen herkese, Nesimi'yi de rahmetle anarken:
En güzel sözümüzü söylüyoruz.
Doğru yolda olana selam olsun!