Bizim kadınlarımız ,
Korkunç ve mübarek elleri, ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yârimiz
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen,
ve dağlara kaçırıp, uğrunda hapis yattığımız,
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki ve karasaban a koşulan,
ve ağıllarda ışıltısında yere saplı bıçakların,
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
Bizim kadınlarımız ;
Şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehribar başaklı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
ve on beşlik şarapnelin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
ve ayın altında kağnılar
yürüyordu Akşehir üstünden Afyon'a doğru.
Merhum Şair Nazım'ın dizlerinden aldığım bu şiirin üzerine konuşmaktan içtinap ederim.
Siz zaten anladınız
Milli mücadelede kadınlarımızı !
Sosyal hayatta kadınlarımızı!
Tüm dostlarımın 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ kutlu olsun!
Bu vesile ile şunuda belirtmeden geçemeyeceğim.
Biz Nazım Hikmet Ran gibi aydını solcu dedik anlamadık.
Necip Fazıl Kısakürek (N.F.K ) gibi aydını dinci dedik anlamadık!