EVERESTİN TEPESİ
1963 yılında Erzurum’da doğdu.
Devlet okullarında okudu.
Bekli de şanssızlık devlet okulunda okuması, yoksa cemaat veya vakıf okullarından birinde okusa, üzerinden milyar dıolarlık reklam yapılır bizde onu tanırdık.
Bu trajıkomik olayı geçip devam edelim
1985 yılında Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden mezun oldu
Ankara Tıp Fakültesi’nde asistan iken doktorasını bitirmek üzereydi.
Astım hastalığı hakkında bir tez hazırladı hocalarına sundu. Bölüm başkanı olan hocası, tezi herkesin gözü önünde çöpe attı.
İyi ki sınıftan çık diye hakaretten sonra fakülteden atılmadı.
Kaprisli hocalar la çalışmanın, zorluğunu bilirim.
Bu kerametini kendinden menkul bilen hocalardan Allah bizi muhafaza etsin.
O çöpe atılan tezi birkaç yıl sonra tıp dünyasının üç büyük bilimsel dergisinden birinde yayınlandı. Ankara ona doçentliğini vermediği için Finlandiya’da doçentlik ünvanı alan ilk yabancı oldu.
Finlandiya’da bakteri çalışmaları yaparken Bilkent Üniversitesi Rektörü ve Genetik Bölümüne başvurarak “gelin bunu birlikte yapalım, patenti Türkiye’ye ait olsun” önerisini yapmış. Gelen yazılı yanıtta “siz galiba iş arıyorsunuz” deyip kabul edilmedi.
Hacettepe Tıp Fakültesi de “bu bizi aşar” dedi. Hasrete dayanamayıp Türkiye’ye döndü ve Başkent Üniversitesi’nde çalışmaya başladı. Kendisine mikrobiyoloji kliniğinde 9 ay boyunca dışkı tahlili yaptırıldı .
Ve Finli Hocası onu Türkiye’den almaya geldi.
Türk olması büyük sorun oldu. Finlandiya’da Türk olduğu hiç anılmadı. Vatandaşlık başvurusu bile yapmadı ama, onu hep Finli gibi tanıttıar dünyaya. Mesela NASA’ya gittiğinde, “NASA’ya giren ilk Finli” diye başlık attı gazete. 1996 da başarılı bilim insanlarının bulunduğu bir törene çağrılmış; bu törende Türk bayrağının altına gittiğinde onu oradan alıp Finlandiya bayrağının altına aldılar.
O yıllarda biz, devrin bakanının tabiri ile,mum söndü oynuyor tencere tava çalıyorduk.
Zaman bakanı haklı çıkardı.
Ona dünyada Everest’e bayrak diken kadın olarak bakıyorlar.
Ama bir nasıl ülkeyiz ki dünyaya onu;
Evereste Türk bayrağı diken kadın olarak tanıtamadık.
Başarılarını yazmakla bitiremem, sizde okumakla sıkılmazsınız hakkında onlarca cilt kitap çıkar.
En büyük serzenişi ise Türk yetkililerden tebrik almamak.
Diyorum ki iyiki de Türkiye’ye gelmedin ASELSAN daki mühendisleri koruyamadık biz.
Seni de koruyamazdık galiba!
Bu kim mi?
Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu
Kusura bakma hocam, biz Fenerbahçe’de 20 sene önceki başkanı tanırız ama seni tanımayız.
Biz Banu’un neresini meresini biliriz ama seni bilmeyiz.
Biz hacetine gitmekten acizleri, akil adam yapar sorun çözdürürüz, ama sizden akıl almayız .
Bu utançta bize yeter.
Doğru yolda olana selam olsun
akgulgida@hotmail.com