HAYIRLI EVLAT
Eğer birey (ister toplum lideri, ister aile lideri) fani olmayı unutup, kerameti kendinden menkul bilmeye başladıysa çevresini dalkavuklar sarmıştır.
Düşmesi ani ve tehlikeli olur.
O nedenledir ki cihan padişahlarının yanlarında "Mağrurlanma padişahım senden büyük Allah var" diye dolaşan bir neferin olduğu rivayet edilir.
Her siyasi parti lideri de bu süreçten geçer.
Ve sevgili ülkemizde bu durum öyle ilginç tezahür etti ki, Allah tek güç olduğunu bu siyasi liderlere kendi adıyla yıllardır milleti aldatan şeytan ile anlattı.
Şu resimde gördüğümüz ve göremediğimiz yüzlerce lideri,imralı'da ya da başka bir adada başlarında bir rütbesiz asker ya da polis ile işkencede görüyor olmamız, kasaları boşaltılmış bir devletle başbaşa kalmamız an meselesiydi...
Milli aydınları,gazetecileri, yetişmiş beyinlerinin kim vurdu ya gitmesi kaçınılmaz son du.
Ülke bölünür mü ya da bölünlemezdi gibi meseleleri tartışmaktan daha ziyade,iyi bildiğimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Çünkü toprak bütünlüğüne dokunulmayan onlarca ülke için aynı son hazırlandı.
İstiklal Marşlarına ve bayraklarına dokunulmadı.
(Bu süreci yaşattıkları ülkelerde ki ölümlere ve tecavüzlere savaş şartları denildi.)
1. Merkez Bankasının içi boşaltılacaktı.
2. Para nereye gitti diyen soran millete, içi para dolu kargo uçağıyla kaçmış bir resim paylaşılacak, yabancı servisler de bizimle uçağın akibetini soracaktı.
Buna argoda, komşu danası aramak denir.
3.Devlet (TC) işçi ve memuruna maaş vermek için paranın kaçırıldığı ülkeden, faizine borç alacak, kukla hükümet kurulacak,80 milyon insan yüzlerce sene eskiden olduğu gibi, aldığı borç paranın faizine çalıştırılacaktı.
Yine aynı örneği vereceğim "çayın taşı ile çayın kuşunu vurmak"
4.Darbeyi yapan paşalar bize kurtarıcı diye anlatılacak, itiraz edene şiddet ve baskı uygulanacaktı.
Bunlar olacakların kısa özeti ve konu başlıklarıydı!
Sevgili Cumhurbaşkanım,
Sevgili meclis başkanım,
Sevgili başbakanım,
Sevgili CHP genel başkanım,
Sevgili MHP genel başkanım,
Sizler birbirinizle mahalle kavgası yaparken, adamlar burnunuzun dibine geldi.
Ve Aziz Türk Milleti tekrar itlerle köpeklerle canı ile mücadele ederek kazandığı mazbatayı, elinize teslim etti ve dedi ki;
Aynı hatalara tekrar düşmeden,benim dediğim en doğrusudur demeden,keremati kendinizden menkul bilmeden ülkeyi barış ve huzur içinde idare edin..
Milli olun, birlik olun, evin kavgasını sokakta sürdürmeyin cahil kaynana olmayın otoriter sevecen baba olun ki biz de HAYIRLI EVLAT olmaya devam edelim.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun,12 maddelik manifestosu,
Devlet Bahçeli'nin,milli olma vurgusu,
Binali Yıldırım'ın Nazım Hikmet ve Necip Fazıl'ı bir potaya koyup eritmesi,
Recep Tayyip Erdoğan'ın bir olmak,iri olmak,diri olmak ve birlikte Türkiye olmak vurgusu sözden ileri, eyleme geçerse bu ülke muasır medeniyeti yakalamanın da önünde olur .
Doğru yolda olana selam olsun.