Aymazlık, duyarsızlık …..
Fatih Kerimi diye bir gazetecinin 1912 yılı Osmanlı- Balkan harbi yıllarında Orenburg şehrindeki gazetesi için geldiği İstanbuldaki sosyal hayatı anlatan bir kitabı var .
Adı “ İstanbul mektupları “
Bulgar ordusu Çatalcaya kadar gelmiş . Karargahını kurmuş neredeyse İstanbul görülecek , top sesleri İstanbuldan duyulacak ama Eminönü , Cağaloğlu , Beyazıt civarlarında Türk halkı sanki hiç birşey olmamış gibi nargilelerini içiyor ve keyif sohbetleri yapıyordu .
Osmanlı devletini yönetenler sanki tüm Trakya işgal edilmemiş , halk için devlet için hiç bir tehlike yokmuş gibi normal mesailerini yapıyorlardı .
Yazar Türk milletinin ve yöneticilerinin davranışlarını hayretle karşılıyor , şaşkınlıkla yazılarını yazıyordu .
( yazar Fatih Kerimi 1937 de Stalin yönetimi tarafından Türkçülük yapma suçu ile kurşuna dizildi )
1912 yılındaki bu aymaz ve duyarsız toplum davranışı 1918 de vatanımızın işgal edilişine kadar sürdü .
Bir meczup , kendisini Din alimi diye yutturan kişi geçenlerde “ Hatay Arap toprağıdır , Fransızlarda kaldığı zaman daha iyi idi .” Diye tam olarak vatan hainliği içeren sözler söyledi .
Bu meczup Tüm Türk milletinin verdiği vergilerden her ay maaş alıyor .
Türk vatanı topraklarının içindeki bir kara parçasına bir din tüccarı laf ediyor ve bizler avel avel bakıyoruz .
Trabzon 1461 de bu gün pontusluktan kurtulup Türk vatanının bir parçası oldu .
Trabzonda 2023 de bu gün ( fetihle aynı gün ) kendisini bölgenin ekimeniki ilan eden bir papazın Yunan, Ermeni, Rus kiliselerinin birleşimi ile yüksek katılımlı bir ayin yapılıyor .
Yarın öbürgün bir patrik “ Trabzon rum toprağıdır .” dermi .
Tabiiki der .
Hatay için aynı sözü söyleyen İslam dini tüccarı , Trabzon için söylemeye hazırlanan da hristiyan din tüccarı .
İlla bir gerçek işgal görmemize gerek yok .
Akıl odurki başına geleceği bile , göz odurki dağın arkasını göre…
Uyanalım beyler .Günaydın ….