BİR MÜDDET AYRI KALACAĞIZ.

Sosyal medya sicakyuva@gmail.com

Büyüklüğü âlemlere kıyaslanamayacak kadar sınırsız olan yüce Allah’ın, sevgisiyle tecelli ettiği tek mekân olan insan gönlü; iman, aşk, sevgi ve muhabbetin rahmi olup, insan beyini ise, sadece akla mekân olan kısıtlı bir organdan ibarettir.

İnsanoğlunu ilk önce cezbedip, akabinde ise onu fethedebilmenin yolu, gönlünün kazanılmasından geçer. Bunun dışında kalan bütün çabalar boş ve beyhudedir.
Gönül kazanılmadan girilen beyinler, birkaç günlüğüne kalınan otel odalarından farksızdır ve zaman kaybından ibarettir.

Önce beyne girerek akabinde gönle inmeye çalışmaktansa; önce gönlü fethedip, bu fetihten sonra beyne girmek daha yerinde bir faaliyettir ve daha kalıcı olur.
Gönül, daima beyinlere hükmedici bir güce sahip olup, bu hükmedişin sonucunda ise büyük ve vazgeçilemez aşklar zuhur eder.

Ben siz değerli dostlarımın her dâim gönüllerinize tâlip oldum ve o sıcacık vatan sevgisiyle dopdolu olan gönüllerinizde yer edinmeye gayret ettim.

ASLI İLE KEREM / FERHAT İLE ŞİRİN / LEYLÂ İLE MECNUN / YUSUF İLE ZULEYHA gibi yaşanılmış ve dünya durdukça da unutulmayıp, nesilden nesile anlatıla gelerek ölümsüzleşen böylesi gerçek aşklar, gönüllerin beyinlere hükmedişinin neticeleridir.
Bugün milletçe yaşamakta olduğumuz bütün huzursuzlukların, asla lâyık olmadığımız halde bizlere çektirilen çile, ıstırap ve sıkıntıların, topluma bir virüs gibi musallat edilerek reva görülen anarşi ve terörün, adaletsizliklerin, devlet kasasının yağmalanması, vurgun, soygun ve sokaklara, parklara, okul kantinlerine varıncaya dek hukukilik kazandırılarak himaye edilen(!) fuhşun- zinanın temelinde sadece bir tek sebep yatmaktadır, bu sebep ise; idareci diye oylarımızla seçerek Ankara’ya gönderdiklerimizin gönüllerinin aşktan, sevgi ve muhabbetten mahrum kalarak katılaşması, çoraklaşması ve merhametsizleşmesidir.
Evet bir müddet ayrılık için siz değerli gönüldaşlarımdan müsaade istiyor, sizleri Allah'a emanet ederek, sevgi, saygı ve bâki selâmlarımı gönderiyorum.
Benim gücüm sizler ve sizlerin o mübârek dualarınızdı.
Yazarken, sizlerin o mübârek dualarınızı, o duygu yüklü yorumlarınızda ki manayı arkamdaki en büyük destek ve güç olarak gördüm. Cümlenizden Allah razı olsun.
Öldüğünde yokluğu hissedilmeyen ve ölümüyle ardından
‘’Ey vah gitti bir vatansever, gitti bir dostum, kapandı bir yardım kapım, kayboldu veren elim, virane kaldı gönlüm’’ diye ağlanılmayan insan, yaşasa ne değişir, ölse ne olur.
Allah bizleri;
Yokluğu hissedilen, hayırlarla yad edilen, aranılan, ardında dolmayacak boşluk bırakarak göçenlerden eylesin inşallah.

NE KADAR ACI DEĞİL Mİ;
Dünya denilen misâfirhaneden bir gün sessiz ve sedasız bir şekilde başımızı alıp giderken, çoğumuzun birbirinden haberi dahi olmayacak. Sırf bunun için;
Her evden ayrılışımızı son ayrılışımız,
Her defasında çocuğumuzu okşayışımızı, son okşayışımız,
Her annelerimize sarılıp ellerini öpüşümüzü, son defa sarılıp öpüşümüz,
Karşılaştığımız her arkadaşımızla olan sohbetimizi son sohbetimiz,
Her selâm verişimizi, son selâmlaşmamız,
Her ağzımızdan çıkanı, son sözümüz,
Her kıldığımız namazımızı son kıldığımız namazımız olarak kabullenirsek; inanın hayatımız daha ölçülü olacak ve daha bir başka anlam kazanacaktır.
Çeşitli yazışmalar ve yorumlaşmalarımız neticesinde aramızda bir hukuk oluşmuş olduğundan dolayı ben tüm sayfa arkadaşlarıma varsa haklarımı helâl ediyorum ve onlardan da helâllik istiyorum.

BEN SİZLERİ NİÇİN SEVDİM BİLİYOR MUSUNUZ?
Biliyorum hepinizin;
Acıların,
Dertlerin,
Çilelerin,
Istırapların,
Büyük sevdaların yalnız adamları olduğunuzu.
Yine biliyorum ki;
Rahatı sevmeyen,
Dertleri zevk edinmiş,
Türk milletinin dertlerini unuturum diye mutlu olmaktan korkan koca yiğitler olduğunuzu.
BİR AZERİ ATASÖZÜ VARDIR;
''Eğer mum yanmirse yaşamir demek. Mumun da yaşaması yanmağındadır''
Men de diyerem ki;
''Türklük, vatan, din için yan ki yaşir desinler''
Hepinize iyi yanmalar diliyorum.
Hoşça kalınız ve Allah'a emanet olunuz.
21 Ekim 2022
ORHAN KILIÇOĞLU