BİR PROFİL, BİR TABLO, BİR HAYAT DIRAMI

Sosyal medya sicakyuva@gmail.com

Ali Tekin Çam
Konunun Balat'la ilgili kısmı da şöyle:
Şişli’deki bir köşk, polis ekiplerince mühürlendi.
Bu evde ünlü bir armatör yaşıyordu: Saim Birkök.
Hayatı boyunca hiç evlenmemişti.
Askerlik arkadaşının kendi adını verdiği oğlunu evlat edindi.
Onu yetiştirmeye çalıştı.
Okuması için İsviçre’ye gönderdi.
Bütün servetini ve sahip olduğu tersaneyi ona bırakmayı düşünüyordu. Ancak Balat’taki tersanede çıkan bir tartışmada manevi oğlunu tek kurşunla öldürdü. Bu olay yaşandığında Saim Birkök 76 yaşında, ölen manevi oğlu Saim Gökoğlu 45 yaşındaydı.
1960 yılının ilk ayları. Profesör Mustafa Cezar, bir araştırma sırasında, Şişli’de mühürlü bir evde, sanatsal değerinin yanında tarihi değeri de yüksek olan, kırktan fazla tablonun varlığını öğrendi.

Köşkün sahibi Saim Birkök, resme meraklı bir sanatseverdi. Ancak işlediği cinayetten dolayı Sultanahmet Cezaevi’nde yatmaktaydı.
Profesör, tabloların fotoğraflarını çekmek için köşkün sahibinden izin almak zorundaydı.
Hapishaneyi ziyaret edip Saim Birkök’ten izini aldı. Mühürlü kapı kısa hâkim eşliğinde açıldı.
Kapı aralanıp ışıklar yanınca, toz toprak arasından muhteşem bir hazine çıkmıştı. “Kaplumbağa Terbiyecisi” başta olmak üzere beş tanesi Osman Hamdi Bey’e ait kırk tablo gün yüzüne çıkmıştı.
Tabloların fotoğrafları çekildi. Sonra köşkün kapısı tekrar mühürlendi.
Profesör Mustafa Cezar, çektiği bu fotoğrafları kitabında yayınladı.
Böylelikle ilk defa bu tablonun gerçek bir görüntüsü ortaya çıkmıştı.
1961 yılı. Kanser hastası Birkök, durumu ağırlaştığı gerekçesi ile salıverildi.
Zaten bir süre sonra vefat etti.
Arkasından büyük bir miras kavgası başladı.
Tablolar, anlaşmazlık durumundan dolayı Resim Heykel Müzesi’ne teslim edildi.
Kaplumbağa Terbiyecisi de, 20 yıl kadar sonra, açık artırmayla Erol Aksoy’un eline geçecekti.
Erol Aksoy, tabloyu sahibi olduğu İktisat Bankasının koleksiyonuna ekledi.
KONU HAKKINDA DETAYLI BİLGİ