Derdi vatan olanın Allah derdini artırsın.
VATAN DERDİ.
Derdi vatan olanın Allah derdini artırsın.
Vatanı dert edinenlerin sayılarını ziyade eylesin.
ÜLKÜCÜLÜK ve ŞÂİRLİK!
Her ülkücü biraz şâirdir.
Çünkü ülkü denen nazlı yar;
Aşk,
Emek,
Sevda yüklü bir yürek ister.
Bununla da bitmez.
Ülkü denen nazlı yar, kara sevdaya tutulup uğrunda yanan Mecnunlar ister.
Dava Leylâ'dır, ülkücü Mecnun.
Bu aşk anlatılmaz yaşanır ancak.
Bu aşk her zaman çiledir, derttir.
Bu dertten dönen korkak namerttir.
Vatan sevgisi;
Ana sevgisine eş değer bir sevgi olup, sevgilerin en büyüğü ve en kutsal olanıdır. Hatta anayı sevebilmek için insanın bir vatana sahip olması şarttır!
Vatan sevgisi;
Ana rahminde pıhtının can bulmasıyla girer insana!
Vatan sevgisinin sırrı;
Babanın, eve helâlinden ekmek taşıdığı nevâle torbasında saklıdır!
ÜLKÜ OCAKLARI;
Ana rahminde buluştuğun vatan sevgisinin dünyaya geldikten sonra ilmek ilmek dokunup işlendiği bir kutlu mekânın adıdır!
Allah'ıma şükürler olsun ki bize ülkücü olmayı nasip eyledi de bu sayede gönlümüzde ve beynimizde sonsuz bir vatan sevgisi ve Türk- İslâm ülküsü fikrini taşıyoruz.
Şayet ülkücü olmamış olsaydık;
Beynimizdeki yabancı herhangi bir ideolojiyi gayr-i meşru çocuk gibi taşımanın ayıbıyla toplum içine nasıl ve ne yüzle çıkacaktık!
Ülkücü olmak ve bu sayede;
Beyninde Türk milliyetçiliği fikrini, gönlünde vatan muhabbetini taşıyarak Kur'an i ve Turani çizgiden sapmadan yaşamak büyük nasip ve ilâhi bir lütuftur.
Bize bu şerefi yaşatan Yaradan’a sayısız şükürler olsun.
CAN MI CANAN MI?
Halk arasında ‘’Önce can, sonra canan gelir’’ derler.
Şayet ülkücülerdeki gibi canan vatan olursa, o zaman canan candan önce gelir.
Bu memlekette vatanı canan bilip canı öteye atanlar sadece ve sadece mübarek anaların doğurup belediği ülkücü bozkurtlardır.
Ruhi Kılıçkıran, İmamoğlu, Önkuzu, Pehlivanoğlu, Duracık, Esendağ ve daha binlerce ülkücü şehitlerimizin her birerleri ‘’VATANI CANAN BİLİP, CANDAN GEÇEN’’ bir mübarek nesildi.
NE VAR Kİ;
Ocaklarımıza su dökerek ‘’Ocak ateşini’’ söndürdüler.
‘’Ocak muhabbetini’’ yok edip ülkücüyü ülkücünün üzerine saldılar.
‘’Ülkü ateşi’’ ile tutuşan gönülleri, ülkü bağındaki tomurcuk gülleri hoyratça kırdılar.
Ve dahası, Türk milletinin ayakta dik durmasını sağlayan iskelette her biri bir omur olan AKSAKAL ÜLKÜCÜLERİ kovdular, horlayıp hırpaladılar ve böylece ülkücü gençleri Ağabeyisiz koydular.
ORHAN KILIÇOĞLU