KAPTAN GEMİLERİ YAKINCA…
KAPTAN BAKTIKİ HAVANIN DÜZELECEĞİ YOK, BOL KESEDEN DAĞITMAYA BAŞLADI
- REİS baktı koltuk gidiyor
Geri ödemesine bakılmadan;
- AŞIRI BORÇLANARAK
(SWAP-Takas’la 50 milyar dolar borç alma)
- Günü gelen borçları erteleyerek(Rusya’nın günü gelen 30 milyar dolar parayı erteleme)
- Banknot matbaasını hızlandırarak,
karşılığına bakılmaksızın milyarlarca aşırı para basarak
- 20 yıldan beri vermediği 3600 göstergeyi verdi
- 20 yıldan beri vermediği EYT’i verdi,
- Asgari Ücreti bir yılda 2.800’den 7500 çıkarma.
Bugünlerde bir daha artırarak 11.500 TL’ye yükseltme çalışmaları,
- Ağırlıkla kendi seçmeni olan 1.500’lük emeklileri 7.500’e yükselterek alt üst hemende tüm emeklileri yoksulluk da eşitledi,
Zaten ekonomi bıçak sırtında zar zor giderken,
bu yağma ile bunların dönüşündeki felaketi hesap etmeden,
şu iki saikle bu çılgınlığa gittiler…
1- Kazanırsak bir 5 yıl daha koltukta kalma,
2- Kazanamazsak da, gelecek idareye YÖNETİLEMEZ BİR EKONOMİK VE SOSYAL PROBLEM bırakmak.
Tabi yalancı bahara kalanlara ŞU ÜNLÜ TEMEL FIKRASI ile bir hatırlatma yapmada yarar var
TEMEL BİR HAVA ALAYIM DİYE EVDEN ÇIKAR
Ve Temel, Taksim Meydanı’ndan geçerken köşede müşteri bekleyen bir ESKORT- hayat kadını görünce sorar ?
“Fiyatın nedir?”
“100 dolar” der hayat kadını
Temel “Ben sana 500 dolar veririm” ama bir şartım der” ve ekler…
“Evet, fazla para veririm ama seviştiğim kadını ben hep döverim! Ona göre!”
Kadın şöyle bir düşünür kendi kendi ve kendince, “ya 5 erkeğin ağız kokusu çekme yerine, bu dayağa tahammül ederek, 5 kat para almak daha akılca” der
Ve kadın TEMEL’e; “Tamam, sen 500 dolar ver, ben dayağa da razıyım” diyerek Temel’in otomobiline binmiş...
Fakat “Dayak” sözü kafasına takılmış. Yolda giderlerken:
“Ne kadar döversin?” diye sormuş.
Temel önce cevap vermemiş ama kadın tekrar ısrarla sormuş:
“Söyle n’olur, ne kadar döversin?”
“Verdiğim parayı geri alıncaya kadar döverim!” demiş Temel...
Seçim vaatlerini bir de bu çerçevede düşünmek gerekiyor!