TANDIR EKMEĞİ ÜÇ BUÇUK İMİŞ... KEŞKE 4 OLAYDI!
Bugün sabah kahvaltısı için A101’e gittim. Amacım iki adet tandır ekmeği almaktı. Ekmekleri ilgili reyondan aldım ve kasaya geldim. Market bomboştu. Kasada, 19-20 yaşlarında, başı kapalı bir kız vardı.
…Ekmeklerin barkodu olmadığından, elimde kaç adet olduğuna baktı ve çat-çut bi kaç tuşa basıp bana “7 lira“ dedi. Bende -zaten hazırlamış olduğum- on lirayı uzatırken “Yaa” dedim, “Bi yanlışlık olmasın? Ekmekler benim hatırımda 4 lira gibi kalmış. İkisinin 8 etmesi lazım, sen 7 diyorsun?”
…
Kız tekrar kontrol etti ve “Bunlar tandır ekmeği. Fiyatı üç buçuk. Normal ekmek 3,95… Aklında o kalmış olabilir” deyince bende -gayri ihtiyari- “ne bileyim, üç doksan beş – dört gibi filan hatırlıyorum” dedim. Kasiyer kız başka müşteriler de olmayınca bana şaka yollu takılmak istedi ve hafifçe gülerek “Bence daha fazla kaşınma…!” dedi.
…
Ben, kızın yüz mimiklerinden bir espri yapacağını anlamıştım ama; bu tarz bir cümle kuracağı aklıma gelmemişti. Şaşırdım kaldım! Kasiyer kız benim bu dumur hâlimi görünce, yaptığı esprinin mahiyetini ancak keşfetti! Abuk ve karşısındaki insana göre de çok gereksiz bir espriydi bu. Nihayetinde karşısında elli yaşında bir adam vardı…
…
Bir anda aklıma, söylenmesi gereken yüzlerce cümle geldi. Bir şeyler söylemeliydim. Çünkü bunu böyle bedava bırakmak “Sen doğru yaptın…” demek olacaktı.
…
Gönlünü de kırmamam gerekiyordu. Nokta atışı yapıp, daha da mahcup olmasına fırsat vermeden, çıkmalıydım.
…
Gözlerinin içine bakarak ona bir “baba-kız” cümlesi kurdum;
“Bak kızım, bu iş kaşınma değil; hakkaniyet işi.” dedim. Ve hemen oradan ayrıldım.
…
Ardım sıra ne düşündü bilmem. Tekrar A101 e gittiğimde beni hatırlar mı, o da ayrı! Ancak şu var ki; benim çocukluğumdan bu yana, epeyce yol kat etmişiz(!) büyük/küçük – saygı/sevgi adına! Esprilerimiz bile helal-haram çerçevelerini daraltmış, küçültmüş.
…
Aslında anlattığım çok küçük bir hikâye.
Yazmaya konuşmaya bile değmez belki.
“Bu devir maalesef böyle” diyerek, elli cümle daha kurabilirim geçmişin kaybolmuş güzelliklerine dair! Hani şu büyüklerimize, “nokta nokta Bey Amca, nokta nokta Hanım Teyze” diye hitap ettiğimiz günlerden bahsedebilirim.
Ama işte bu da nostaljik bir hikâyeden öte geçmez!
…
Ne diyeyim; Rabbim çocuklarımızı-gençlerimizi, anamızın-babamızın ahlak anlayışı ile müşerref kılsın… Bizim bile değil! (Amin...)
…
Recai Nurcan
27 Haziran 2022