YARATICI ALLAH CC. KAVRAMI

Sosyal medya sicakyuva@gmail.com

Ezelden ebede kesintisiz yaratmaya devam eden Tanrı kavramı adıyla İlahi Sistemin koyduğu safhalarından/duraklardan biri Dünya Hayatı dediğimiz geçici bu Âlem yaratılan insan için var oldu.
*
Çünkü ben gizli bir hazineydim, varlığımı açığa vurmak için varlığımı kavrayacak özelliklerde insanı yarattım diyecekti Yüce Yaratan. O insan, Yüce Yaratanın methiyesine mazhar olmuş, yaratılmış dünyanın yapı taşlarıyla/ elementer terkibiyle bedenleşen öyle bir ruh ki dünyaya teşrif ettiğinde, kemale erdiğinde yaratıcısını arayan dünyevi bir varlık oldu.
*
Çünkü Yüce Yaratan yaratığı insana nefesimden üfürdüm diyecekti. O halde Yüce Yaratan yarattığı insanı ebedi kıldı. Kendini yenilemekle/ çağdaşlaşmayla, dünyayı imar etmekle görevli kıldı. O insan ki yaratıcısının hem koruması ve hem de denetimi altında olduğunun şuurunda idi artık.
*
O insan ki yaratılan diğer varlıklardan üstün özelliklere sahip olduğunu, diğer yaratılmış varlıklara hükmedebilecek özelliklerde yaratıldığını biliyordu.
*
Ve O insan cennet denen altından ırmaklar akan yeşilliği güçlü, rızkı bol mekânlarda çift yaratılmıştı bir dişi bir erkek olarak. Birbirileri arasında yaratılan aşkın ve sevginin verdiği özellikli cazibesinin eyleme dönüşümüyle ana rahminde bedenleşme safhasına giren o yüce ruhun olgunlaşmasını tamamlayıp Dünya Âlemine merhaba demeleri hep ağlayarak olmuştur.
*
Çünkü o ana rahminin kendine verdiği huzurdan/ rahatlıktan ayrılarak dünyaya doğmanın verdiği kaosla iç içedir. Ana, genlerine işlenmiş merhametiyle, engin şefkatiyle oluşan sütüyle doğan yavrunun beslenmesini sağlayacaktır ve hizmetindedir artık. ‘’Cennet anaların ayağı altındadır’’diyecektir Hz. Peygamber överek o anayı.
*
O halde insan aynı zamanda genlerine işlenmiş yüce bir aşkın mahsulüdür. Çünkü çoğalacaktır dünyayı şenlendirecek ve imar edecektir fıtrattan gelen özelliğiyle.
*
Milyar kere milyar sayısında yaratılan insan kendisine tanınan özgür iradesiyle tercih ettiği rolü tamamlayarak büründüğü bedenini, doğası gereği Fani Âlem dediğimiz bu dünyaya bırakarak halk olduğu Ruhlar Âlemine yeniden kanat açar İlahi Sistemin oluşturduğu safhaları gereği.
*
Diğer bir ifadeyle Sonsuzluk Âlemine kanat açmış insanın duraklarından ilki dünyevi hayatında özgür iradesiyle icra ettiklerinin muhasebesi bir tablo olarak karşısına çıkar bize haber veren Yüce Yaratanın kelamı Kur’an’ın ifadesiyle…
*
O insan ki cennet ehlidir, çünkü atası cennetten dünyaya teşrif etmiştir İlahi Sürecin maksadına uygunluğu gereği….
*
Ve son vahiy olan Kur’an der ki:
‘’ Nefse ve onu şekillendirip düzenleyene; ona kötü ve iyi olma kabiliyetlerini verene and olsun! Nefsini arındıran elbette kurtuluşa ermiştir. Onu arzuları ile baş başa bırakan da ziyan etmiştir (Şems,7-10)
‘’ Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. Sonunda kötülük işleyenleri amellerine karşılık cezalandıracak, iyilik edenler de daha güzeli ile mükâfatlandırılacaklardır.( Necm, 31)
‘’Her nefis ölümü tadacaktır. Kötülük ve iyilikle imtihan ederek sizi deneriz. Sonunda bize döndürüleceksiniz’’(Enbiya,35)
‘’ Kötülük ve iyilik olarak yaptıklarını, kıyamet günü herkes karşısında hazır bulacak ve kötülükleriyle kendisi arasında bir uzaklık olmasını isteyecek’’(Al-i İmran, 30)
‘’Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu deneyerek göstermek için ölümü ve hayatı yaratan o’dur’’( Mülk,2)
*
Burada iyiliğin zıttı kötülük kavramı; fayda üretmeyen, sömüren, özellikle insan hakları, kamu hakları, çevre hakları, yetim hakları, hayvan haklarıyla alakalı kasıtlı duyarsızlık, bozguncu, merhametsizlik… Gibi kavramları içerir.
Bu ayetlerin neresindeyiz sorgusuyla kendimizi yargılamalıyız sanırım.
A.Kemal GÜL
Eğitimci-Mühendis