Günümüzde medeni dünyada insanca yaşamanın en önemli normları EĞİTİM,SAĞLIK,GÜVENLİK konularında devletin bütün toplumu kucaklayan uygulamaları hayata geçirmesi olarak kabul edilmektedir.

             Günümüzde yeşil karttan vazgeçtik ayda 300ytl ödeyen sigortalıların hastane kapılarında çektiği işkencenin hesabı kimden sorulacak ?
             Başta politikacılarımız, Bürokratlarımız ve kamu görevlilerimiz, insanımıza yani kendi kendimize işkenceye devam ediyor, ismi önemli değil "çünkü hepsi aynı" bir kamu hastanesinde diş muayenesine gittim, daracık ve kalabalık koridorlarda saatlerce sıra bekledikten sonra muayene olabildim. ve Doktor ben sana ilaç yazdım ama  bu ilaçları kullandıktan sonra Tıp fakültesinde uzman bir doktora git nasihati ile karşılaştım.
   -- Ya doktor bey anlamadıysan ne ilacı yazdın,  anlayamadığın konuda neden ilaç yazıyorsun ? diyemedim !
Ağzımda dolgu olacak ve eksik dişler var, bu hastahane fizik olarak çok büyük olmasına rağmen burada diş yapmıyorlar , diş yapımı için Okmeydanı hasta hanesine  gidilecekmiş,

Ya 30m2 bir dişçi odasında olan işler on binlerce m2 alana sahip bu dev hastanelerimizde neden diş yapılmaz, en azından Avrupa yakasında binlerce hasta Okmeydanı'na yönlendiriliyor, buradaki izdiham nedeniyle aylar sonraya gün veriliyor, tedavi gene aylar sürüyor, bu nedenle durumu iyi olan hastalar ücretli doktorlara yöneliyorlar. bu işte bir organizasyon mu var diye soruyorum kendime.
       Toplum ve millet olarak birbirimize ne kadar işkence yapar olduk, Baştakilerden itibaren en yetkisiz,vasıfsız vatandaşımıza kadar biz bir milletiz, Yani kardeşiz, Yani akrabayız, Yani Komşuyuz.  Dinimiz , örf ve adetlerimiz ortada bunlara değer veren kimse kalmadı mı ?   Eğer kalmadıysa ! Beğenin zilletlerden en ağır zilleti, Beğenin hüsranlardan en kötü hüsranı, beğenin ölümlerden en acı ölümleri.
       Çünkü böyle ilkesiz,sevgisiz,hoşgörüsüz hiçbir toplum Millet olamaz, Evvelce sahip oldukları millet-Devlet imkanlarını en kısa zamanda çıkabilecek bir sarsıntıda kaybedeceklerdir. Buradan kehanet okumuyorum, tarihin derinliklerin gelen milletler mezarlığını gezerseniz orada yatan milletlerin hangi hastalıktan öldüklerini sizlerde göreceksiniz.

       Hayat tekerrürler manzumesidir derler , Geçmişten ders alınsaydı hiç tekerrür eder miydi bu zilletler.
Kamusal hayatımız iflas etti, kurumlar hesap sorma keyfiyeti daha kolay diye bütün hizmetleri özelleştiriyorlar, bu taktiği de Batıdan alıyorlar, evet batı böyle yapıyor, bir hizmeti devlet eliyle çok ekonomik yapılması imkanı varken, birkaç misli ücretle özel firmalara ihale ediyorlar, gerekçe; böylesi birkaç misli ucuz ve kaliteli oluyor diyorlar.

Batı kalkınmış bir toplum, çalışmışlar vergi vermişler , şimdi rahat ediyorlar, üçüncü dünyadan ithal ettikleri işçilere en ağır ve tehlikeli işleri yaptırıyorlar, kendileri kolay ve tehlikesiz işleri 2-3 misli ücretle yapıyorlar.

     Biz öyle değilizki, bizim kurtuluş savaşımızın bittiğini sananlar aldanıyorlar, bu aldananlar nedeniyle on yollardır, geleceğimiz ipotek altına alınmaya devam ediyor, 
      Dün Çanakkale'yi geçemeyenler, bu gün iliklerimize kadar istikbalimizi ele geçirdiler, yok edinceye kadar diye de bir hırslarının olduğunu  görüyoruz, duyuyoruz. amma ibret alan yok,
     İbret alıp tedbir almaya çalışanlara ya hain yada cahil damgası vurarak piyasaya sürüyorlar, popüler olan düşünce "Benden sonra tufan"
      Halbuki hepimiz aynı gemideyiz, bu geminin kurtarma filikası çok az, gemi batarsa canını kurtaracak olan bu nedenle pek çok olmayacaktır. bu gerçeklerden yola çıkarak ulusal kimlikle hayata sarılmalıyız, bireycilikle hiçbir yere gidemeyiz, hiçbir başarıyı kutlayamayız, bir şekilde iç ettiğimiz milyon dolarlarımız bize huzur değil, huzursuzluk verecektir.

      Bu gün kamuda her şey özelleştiriliyor, Aslında devlet eliyle yapılsa  on liraya mal olacak hizmet, iş, otuz liraya  özele verilince karlı çıkılmış oluyor ?  Sorunun cevabı içinde  --- evet biz vatandaşın vergileri ile aldığımız maaşların gereğini hakkı ile versek  bu hizmet çok ucuza gelecek ama kamu görevlisi çalışmıyor, israf ediyor, mahkeme kayıtlarından duyduğumuz kadarı ile çalınıyor, hizmetten  çalınıyor, kaliteden çalınıyor, zamandan çalınıyor, aslında çalınan bu milletin istikbali, bağımsızlığı, huzuru bunu ne zaman ve nasıl anlayacağız bilmiyorum.

     Toplumda herkes bu durumdan şikayetçi, tedavi yolları sunuldukça bireyler önce onlar kendini düzeltsin sonra ben düzeltirim mantığından yola çıkarak , kötüleri referans gösteriyorlar.

     Şeytanı ölçü almanın moda olduğu, dünyada başka ikinci bir ülke olduğuna inanmıyorum,  Allah şeytanı ibret almamız için yarattı, örnek almamız için değil, Bütün dünya putperestler dahil şeytanı tanırlar ve değişikte olsa aynı şekilde ifade ederler.
Ve bütün milletler  şeytani düşünceyi kınarlar , rahmani düşünceyi örnek alırlar,
 Bizde ise şeytan ölçü olmuş  bu ölçüye göre  kişiler kendilerine insanlık seviyesi belirle yoluna gidiyorlar.
Kardeşim şeytan "essele safilinde " diplerin dibinde , Ölçü Kur'an ve Resulullah sav. onu bir ölçü al ve şeytanın seviyesinden ne kadar yukarıda olduğunu anla, Kuran ölçüsü, insanlık ölçüsü ebedi istikbalimizin ölçüsüdür,
      Şeytanın seviyesini ölçü alanlar hayat alanımızı kuşatmış durumda . Tedavi için ne gerekiyor ben bilmiyorum,
bilen varsa yazsında buradan Ab-ı Hayat olarak vatandaşlarımıza sunalım.

Behlul Dane
fatihten@gmail.com
03.05.2008


DİĞER YAZILAR
Yalan ve Haram hayatımız
Hastalar haklarına kavuşuyor
Kul hakkı ve Allah'a yalvarmalar
Af kanunu kaldırılsın
KÜRT SORUNU, DEP, DEMOKRATİK REFORMLAR
Ülkemizde on yıllardır uygulanan senaryolar yine sahnede !
AKILLARIN DURDUĞU, SÖZLERİN BİTTİĞİ ZAMAN
KİMLER AĞLIYOR...?   KİMLER GÜLÜYOR...?
Gece yarısı açıklamasına bizden anında cevap 27.02.2007
YÜZ BİN KİŞİYİ MEYDANLARA TOPLAYARAK REJİME MEYDAN OKUYANLAR !
KİMLER AĞLIYOR...?   KİMLER GÜLÜYOR...?
"demokrasiyi çaresizliğine götüren Erkan Mumcu"