|
BİR TARİH BÖYLE İMHA EDİLDİ, HUKUKİ
GİRİŞİMLERİMİZ İNŞAATI DURDURAMADI....!
Buraya kadar uzun bir hukuki mücadele
verdik, Elimizde açık seçik görülen tarih tahribatı fotoğraf
ve videoları, hukuki gerekçelerle Yapılmakta olan "Tarihi
Katliamı" önleyebilmek amacıyla, Öncelikle Fatih belediyesi
İmar müdürlüğünden acil bilgi almak istedik, Dilekçe yazın
dediler. Belgelerimizle Müze müdürlüğüne gittik "Burada
bizden habersiz kazı yapılmış, beton atılmış " şeklinde
resmi cevap aldık, Belgelerimizle Koruma kuruluna gittik ilk
toplantıda görüşeceğiz dediler, haftalar sonra mevcut
belgeleri görmemezliğe gelen, eski tarihli bir karar
tarafımıza tebliğ edildi, aynı karar diğer şikayetçilere de
gönderildi.
Fatih belediyesinden, İstanbul 4 numaralı
koruma kurulundan umut keserek 08 Şubatta İstanbul
Cumhuriyet başsavcılığına durumu belgelerimizi sunarak ihbar
ettik.
İlgili Cum. savcısı 08 Nisan'da Dosyayı Kültür ve Turizm
bakanlığına göndereceğini, soruşturma izni isteyeceğini
tarafımıza beyan ederek, Tebliğ ettiğimiz belgelerden bir
kopya daha istedi, verdik, halen bekliyoruz.
İnşaatın tedbir'en durdurulması talebimiz "Yetkim yok"
gerekçesi ile soruşturma Cum. Savcısı tarafından bize
beyan edildi, Hiçbir engelle karşılaşmayan inşaat sahipleri,
inşaat tekniğinin müsaade etmeyeceği bir hızda, Kış şartları
ve Buzlanma, kar yağışı olmasına rağmen inşaatın kabasını
bitirmiştir.
Bakanlıklara, Ulusal ve Uluslararası
ilgili kurumlara, ulusal basın mensuplarına, Televizyonlara
tekrar tekrar duyurusunu yaptığımız bu uygulama, Bizlerde
Hukuk devleti, kanunlar nerede ve Kimler için uygulanıyor
sorusunu sık sık düşünmemize sebep olmaktadır.
Mevcut tecrübelerimize dayanarak
diyoruz ki, Bu vahim örneğin akıbeti şöyle olacaktır; Hukuki
süreç devem ederken!, İnşaat bitirilecek, daireler
satılacak, iskanı yapılacaktır.
Mevcut yazışmalara bakılacak olursa burada bunca delil
görmezliğe getirilerek "Takipsizlik" kararı verilecektir.
Eğer açılacak olursa, olası bir davada " iki yıl hapis, 50
bin TL para cezası verilecek"
Bu ceza paraya çevrilebilecek, Belki de bu ceza tecil
edilecektir.
Bizler Bu ülkenin hukuka ve demokrasiye
önem veren vatandaşları olarak görevimizi yapmanın huzur
ile, lakin hukukun yanlış yönlendirilmesinden dolayı bir
acıyı hatıralarımıza gömeceğiz.
Devletimizin bekası için Hukuku ve
Adaleti ayakta tutmak mecburiyetindeyiz, Bu nedenle hiçbir
husumetimiz olmayan, tanımakta tanımadığımız, Görüşme
isteklerine bile razı olmadığımız Bu inşaat ve Mülk
sahiplerinin aleyhine olabilecek girişimlerimize,
Diğerlerinde olduğu gibi, yılmadan devam edeceğiz. Kimse
kusura bakmasın.
Burada yetkili makamlarımıza
soracağımız sorularımız var:
1- 05.01.2012 tarihinde 10.00 - 11.00 saatleri arasında
mevcut parsel içinde En büyüğünde bir iş makinesi KATO
çalıştırılarak görüntülerde açıkça görülen Horasan tuğla
örme kemerin parçalanması, Korunuyor denilen tarihi mahzen
duvarının iç uzantılarının iş makineleri ile tahrip
edilmesi, sonra da perde beton çekilmesi, Mahzenin diğer
parseller altına doğru gittiğini bildiğimiz tünellerin
kapatılması, Mevcut parselin alt katının olduğu iddiası,
Jeolojik zemin etüdünün parsel içinden değil de Sokaktan
yapılmış olması gerçeklerini görmeyecek misiniz?
2- Koruma kanunları ve Uluslararası
anlaşmalar "Tarihi eser, bulunduğu alanda değil, çevresiyle
birlikte korunur " hükmünü burada neden uygulamıyorsunuz?
Görüldüğü üzere burası Roma-Bizans dönemi iç surların bir
parçasıdır, Parsel içinde tüneller vardır, Hemen kenarı
tarihi surlarla çevrilidir.
2- Hafriyatın yapıldığı ilk gün Fatih
Belediye başkanı ve yardımcılarına konu delilleri ile
sunulmuş olduğu halde ciddiye almayarak (Halk Meclisi
Toplantısında) olayı inkar etmeleri, belediye kanununa
aykırı bir uygulama değilmidir.
3- İstanbul Arkeoloji müdürlüğü,
sunduğumuz bilgi ve belgeleri değerlendirerek Mevcut
inşaatta, Evvelce izin verilen kottan aşağı inildiğini,
İzinsiz kazı yapıldığını, Bize, koruma kuruluna, Fatih
belediyesine tebliğ etmesine rağmen, İstanbul 4 numaralı
koruma kurulu ve Fatih belediyesi imar müdürlüğünün Bu derin
hafriyatı ve tahrip edilen tarihi mekanı görmemezliğe
gelmesi doğru bir davranış mıdır? Haklarında bir takibat
yapılacak mıdır?
4- Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul 4
numaralı koruma kurulu kendilerine İstanbul arkeoloji müze
müdürlüğünün tebliğ ettiği fotoğraflar ve "Bilgimiz dışında
devam ediyor" ikazını, İnşaatın doğal faaliyetleri şeklinde
cevap vermesi doğrumudur, Bu konuda yasal bir işlem
yapılacak mıdır?
5- Kültür ve Turizm Bakanlığı Müzeler
Genel Müdürlüğü
www.fatihhaber.com internet sitemizdeki birçok haberin
linkini göndererek, Bu inşa faaliyetlerinin araştırılmasını,
sonuç hakkında yapılan işlemlerin, Müzeler genel müdürlüğüne
ve site yetkililerine gönderilmesini tebliğ ettiği halde
İstanbul 4 numaralı koruma kurulu, Bu güne kadar sadece bir
inşa faaliyeti hakkında bizlere yuvarlak kelimelerle olayın
anlatıldığı bir cevap göndermiş, Fatih ilçemizdeki birçok
inşaat hakkında yaptığımız haberlerle ilgili hiçbir açıklama
göndermemiştir.
HABER ANALİZİMİZ DEVAM Edecek.
Not:18 Nisan 2012 Saat 17.00 de
tarafımıza gelen bir telefon ile (İnşaat alanına gelen bazı yetkililerin kurulum
alanı kenarlarındaki tarihi duvar ve tüneller üzerinde
kazıya başladıkları bilgisini aldık) Buradaki kazıların
akıbetini araştıracağız.
Durum hakkında özet: Söz konusu bu parsel, eski bir
mahzendir, yukarı ve aşağıya doğru içinde tüneller vardır,
çevredeki halk buranın mahzen olduğunu, içinde tünellerin
olduğunu, 40 yıl evvel çöktüğünü, ondan evvel burada aile
yaşadığını bildiği için inşaatın durdurulması için ilgili
koruma kuruluna, ilgili bakanlığa dilekçe ile baş vurulur.
4-5 sene evvel imarı olmadığı söylenen bu alanın hukuksuz
imara açıldığını beyan ederler, sonuç alamazlar.
5 ocak 2012 günü alana en büyüğünden bir Kato getirilerek
alan yarım saat içinde tahrip edilir, Aynı gün düzenlenen
Fatih belediyesi halk meclisinde belediye başkanına durum
doğrudan bildirilir videoda göreceğiniz gibi başkan ve
yardımcıları, Görgü tanığı, şikayetçileri yalanlar ve
ellerindeki resimlere bakmaz bile.
Olaya biz burada müdahil oluruz, Müze müdürlüğüne yazı
yazarız, müze müdürlüğü kendilerine gösterilen kottan çok
aşağı inildiğini, kendilerinden habersiz inşa faaliyeti
olduğunu beyan eden bir yazı verir, bu yazı ile olayı koruma
kuruluna getirdik, koruma kurulu bize izin alınan kotta
yapılan çalışmalara uygun cevap verir, 6-6 metre kato ile
kazı yapıldığını, resimlerde görülen tünellerin tahribatını
söz konusu bile yapmaz, yani saptırılmış bir karar verir.
Olayı savcılığa şikayet ederiz, savcı 45 gün sonra bizi
çağırır davayı açabilmek için kültür bakanlığından izin
ister halen bekliyoruz.inşaatın kabası bitti. İnşaat
tabelasından hayrettin karaman adlı bir şahsa ait olduğunu
bildiğimiz inşaat devam ediyor.
|