Kayıp Camilerimize İmar izni yok
Birçoğu keyfi uygulamalarla yok edilen vakıf eserlerimizin ihyasına izin verilmiyor, Saraçhane meydanında gerekçesiz yıkılan Firuz Ağa Camii 2011 yılında ihya edilmek istendi, Bozdoğan kemeri ön görünümünü bozuyor gerekçesi ile inşaat durduruldu. 520 yıllık vakıf eseri tarihi envanter sayılmıyor mu? Birileri için Valens Su kemeri daha kutsalmış demekki engel oldular
Firuz Ağa Camii/Saraçhane (1501)
Saraçhane, kırkçeşme mahallesi, bozdoğan kemeri dibinde bulunuyordu. Mescid sultan ıı. Beyazid' in haznedarbaşısı firuzağa tarafından, ahşap çatılı olarak yaptırılmıştır. Minberini ise, süleyman efendi koydurmuştur. Vakfiye tarihi h.907/m.1501'dir. Firüz ağa, cami'nin haziresinde medfun bulunuyordu.
1944 senesinde Atatürk Bulvarı açılırken yola tesadüf etmediği halde, sebebsiz yere yıktırılmıştır. Bugün mescid ve mezarlıktan hiç bir iz kalmamıştır.
FÎRUZ AĞA MESCİDİ
İstanbul Fatih’te XVI. yüzyıl başlarında yaptırılmış, bugün mevcut olmayan bir mescid.
Müellif:
SEMAVİ EYİCE
Eski Kırkçeşme semtinde Bozdoğan Kemeri’nin Hâşim İşcan Geçidi tarafında, buradaki parkın yerinde Fâtih Sultan Mehmed Anıtı’nın hizasında bulunuyordu. Bânisi ve yapıldığı tarih hakkında bilgi yoktur. Ayvansarâyî, Hadîkatü’l-cevâmi‘de sadece bânisinin kabrinin mescidin altında olduğunu bildirmiştir. Bu mescidi yaptıranın Sultanahmet’teki Fîruz Ağa Camii’nin kurucusu ile aynı kişi olduğu yolundaki iddia asılsız olmalıdır. Çünkü Ayvansarâyî, her iki hayratın kurucularının kabirlerini ayrı ayrı cami ve mescidlerin yanında göstermiştir. Tahsin Öz, gerek mescidin bânisi gerekse yıktırılması tarihi hususunda hatalı bilgiler vermektedir (İstanbul Camileri, I, 61, not 116).
İstanbul Vakıfları Tahrir Defteri’nde bu mescid hakkındaki bir kayıttan, vakfiyesinin 907 yılı Safer ayında (Ağustos-Eylül 1501) Mevlânâ Mehmed b. Mustafa imzasıyla düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ayrıca mescide su kemeri (Bozdoğan Kemeri) yakınında ve Galata’da mülkler vakfedilmiştir. Aynı defterdeki diğer kayıtlara göre 943 Zilkadesine (Nisan 1537) kadar daha başka hayır sahipleri de vakıflar yapmışlardır. Buna göre Fîruz Ağa Mescidi II. Bayezid dönemi yapılarından olmalıdır.
İstanbul’un büyük yangınlarından bazıları bu bölgeden geçtiğine göre Fîruz Ağa Mescidi’nin de ilk şeklini koruyamadığı muhakkaktır. 1944-1945 yıllarında Atatürk bulvarının etrafı istimlâk edilerek açıldığında, cadde üzerine isabet etmemesine rağmen Fîruz Ağa Mescidi de yıktırılarak yok edilmiştir. Buna gerek olmadığı eski şehir planlarından anlaşılır; nitekim mescid, günümüzde ayakta olan Gazanfer Ağa Medresesi ile aynı hizada bulunuyordu.
Minareli, dikdörtgen planlı, üstü kiremitli ahşap çatı ile örtülü, iddiasız küçük bir yapı olan Fîruz Ağa Mescidi duvarla çevrili bir avlunun içindeydi.
BİBLİYOGRAFYA
İstanbul Vakıfları Tahrir Defteri 953 (1546), s. 230-231, nr. 90.
Ayvansarâyî, Hadîkatü’l-cevâmi‘, I, 158; a.e.: Camilerimiz Ansiklopedisi: Hadîkatü’l-cevâmi‘ (haz. İhsan Erzi), İstanbul 1987, I, 216.
Tahsin Öz, İstanbul Camileri, Ankara 1962, I, 61.
W. Müller-Wiener, Bildlexikon zur Topographie Istanbuls, Tübingen 1977, s. 273’teki plan (mescidin yeri hakkında).
Fâtih Câmileri ve Diğer Târihî Eserler (haz. Fatih Müftülüğü), İstanbul 1991, s. 100.
R. Ekrem Koçu, “Firûzağa Mescidi”, İst.A, XI, 5797-5798.